Reklam
Reklam
camburnunun celik sanati okyanuslara meydan okuyor WQn8bUcE
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ekim, 2024 12:52 tarihinde yayınlandı
0

Çamburnu’nun çelik sanatı okyanuslara meydan okuyor

Trabzon’un Sürmene ilçesinde her yıl binlerce ton çeliğin işlenerek gemiye dönüştüğü Çamburnu Tersanesi’nde inşa edilen tekneler Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen taleplerin yanı sıra dünyanın çeşitli ülkelerine de ihraç ediliyor. Burada yapılan balıkçı tekneleri okyanusların dev dalgalarına meydan okuyor.

Trabzon’un Sürmene ilçesindeki Çamburnu Tersanesi, dünya standartlarındaki gemi üretimi ile dikkat çekiyor. Türkiye’nin yanı sıra dünyanın çeşitli ülkelerinden de gelen siparişler üzerine üretimin devam ettiği tersanede çelik sanata dönüştürülüyor. Binlerce ton çeliğin işlendiği tersanelerde binbir emekle yapılan gemiler Türkiye’nin yanı sıra okyanuslarda de seyir edebiliyor.

1937 yılında ahşap ile başladıkları üretime çelik ile devam eden Başaran Gemi Sanayi ortaklarından Hakan Başaran, “1937 yılında dedem bu işe ahşaptan başladı. Rahmetli oldu kendisi. Sonra babamla beraberiz şu anda. Şükürler olsun kendisi sağ. Çeliğin sanata dönüştüğü yer derken bizim işimiz en güzelini yapmak. Fazla gemi, çok iş yapmak istemiyoruz. Hedefimiz en güzelini en beğenilenini yapmak” dedi.

“Balıkçı teknelerinde uzmanlaşmışız”

Yurtdışına feribot ve katamaran gibi gemiler yaptıklarını dile getiren Başaran, “Şu an siparişler var ama sipariş seçme şansın olmuyor. Geleni almak zorunda kalıyorsun. Yani böyle seçiciliğimiz yok. Herkesin işini yapmaya çalışıyoruz. Neden derseniz fazla seçenek yok. Bizim en çok sevdiğimiz ve yaptığımız balıkçı tekneleridir. Orada uzmanlaşmışız. Ama bunun yanı sıra zaman zaman işte yurt dışına da feribotlar katamaran gibi gemileri de yaptık. Yaptığımız tekneler okyanuslara gidiyor. Moritanya’da ve Fas’ta gemilerimiz var. En fazla balıkçı teknesi imal ediyoruz. Şuan 130 kişi ile çalışıyoruz. Bu rakamın 250’ye kadar çıktığı oluyor. Eleman sıkıntımız olduğundan hemen bulabiliyoruz. Burası Tuzla gibi değil” şeklinde konuştu.

“Kendimizi kanıtlamak için yük ve tanker gemisi yapmayı istiyoruz”

Yük ve tanker gemisi yapma hedeflerinin olduğunu vurgulayan Başaran, “Bu sene güzel bir balıkçılık sezonu oldu. Bu sezona rağmen bir talep gelmedi. Devamı olacak mı diye herkes tedirgin. Artık dünyada kabul edilir olduk. Biz hedefimize ulaştık ama bundan sonra artık bir gemi yapma düşüncemiz var. Kendimizi kanıtlamak için yük ve tanker gemisi yapmayı istiyoruz. Hedefimiz çok kazanmak değil. Aynı işi yapmak insanı usandırıyor. Farklı farklı işler yapmak zevkli oluyor. Yaz aylarında boş vaktimiz olmuyor. Balıkçı teknelerinin bakımları nedeniyle yoğun günler yaşıyoruz. 1 yılda 4-5 tane balıkçı teknesi yapabiliyoruz. Ama tonaja göre yani 4 tane 500 ton çelik ağırlığı gelen gemi yapabiliriz. Gemi denize indiğinde 850 ton civarına geliyor. Bir gün Romanyalılara gemi yaparken ben memnun değilim dedi. Nasıl memnun değilsin olur mu öyle şey dedim yok çok memnunum dedi. Bizim için önemli olan müşteri memnuniyeti” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
uzmanindan uyari 3 aydan uzun suren bel agrisina dikkat r9Wz2sUs
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Uzmanından uyarı: “3 aydan uzun süren bel ağrısına dikkat”

Romatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini, aksi takdirde büyük sorunlarla karşılaşılabileceğini söyledi.

Medicana International Samsun Hastanesi Romatoloji Kliniğinden Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu Yeliz Zahiroğlu, “Ankilozan spondilit, özellikle omurga ve leğen kemiği eklemlerini etkileyen kronik iltihaplı bir romatizmal hastalıktır. Halk arasında çoğu zaman ‘bel fıtığı’, ‘mekanik bel ağrısı’ ya da ‘kas tutulması’ ile karıştırılabilir. Oysa bu hastalıkta ağrının temelinde iltihap vardır. Erken tanı konulmazsa omurgada hareket kısıtlılığına, duruş bozukluğuna ve yaşam kalitesinde belirgin azalmaya yol açabilir” dedi.

“Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez”

Belirtilerin büyük önem taşıdığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Zahiroğlu, “Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez. Ancak bazı özellikler bizim için uyarıcıdır. Özellikle 40 yaşından önce başlayan, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu ile birlikte olan, hareket ettikçe açılan ama istirahatle geçmeyen bel ağrısı önemlidir. Gece özellikle sabaha karşı uyandıran bel veya kalça ağrısı da iltihaplı bel ağrısını düşündürür. ASAS kriterlerinde de egzersizle düzelme, gece ağrısı, sinsi başlangıç, 40 yaş altı başlangıç ve istirahatle düzelmeme önemli özellikler olarak tanımlanmıştır. En sık bel ve kalça ağrısı, sabah tutukluğu, hareket kısıtlılığı ve yorgunluk görülür. Bazı hastalarda topuk ağrısı, diz veya ayak bileği şişliği, göğüs kafesinde ağrı olabilir. Ankilozan spondilit sadece omurgayı tutmaz, gözde üveit, bağırsak iltihabı ve sedef hastalığı gibi durumlarla da birlikte olabilir. Bu nedenle ‘sadece bel ağrısı’ olarak görülmemelidir” diye konuştu.

“3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan bel ağrılarına dikkat”

Özellikle 3 aydan fazla süren bel ağrılarına dikkat çeken Zahiroğlu, ayrıca şunları söyledi:

“Tanıda en önemli adım, hastanın öyküsünü dikkatle dinlemek ve iltihaplı bel ağrısını fark etmektir. Muayene, kan testleri, CRP-sedimantasyon gibi iltihap göstergeleri, HLA-B27 testi ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Özellikle erken dönemde röntgen normal olabilir, bu durumda sakroiliak eklem MR’ı tanıda çok değerlidir. Günümüzde oldukça etkili tedavi seçeneklerimiz var. Tedavide düzenli egzersiz, duruş eğitimi, sigaranın bırakılması ve gerektiğinde ilaç tedavileri birlikte planlanır. Ağrı kesici-antiinflamatuvar ilaçlar, uygun hastalarda biyolojik tedaviler ve hedefe yönelik tedaviler kullanılabilir. NHS gibi hasta bilgilendirme kaynaklarında da egzersiz, fizyoterapi, antiinflamatuvar ilaçlar ve gerekli hastalarda biyolojik tedaviler temel yaklaşımlar arasında sayılır. Erken tanı ile hem ağrıyı kontrol etmek hem hareket kabiliyetini korumak hem de omurgada kalıcı hasarı azaltmak mümkündür. Genç yaşta başlayan bel ağrısının ‘nasıl olsa geçer’ diye ihmal edilmemesi gerekir. 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulmalıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin