Karabük’te bir kişi cadde ortasında tartıştığı 2 kayınbiraderini bıçakladı. Kayınçolarını bıçaklayarak kaçan şahıs polis ekiplerince yakalandı.
Edinilen bilgiye göre, Kemal Güneş Caddesi üzerinde Şaban K. (26) ve kardeşi Ferhat K. (23) karşılaştıkları enişteleri Ali Ş. ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Ali Ş. yanında taşıdığı bıçakla Şaban K. ve Ferhat K.’yı bıçaklayarak kaçtı. Kanlar içinde kalan her iki kardeşe çevredeki vatandaşlar tampon yaparken, yaralanan şahıslardan birinin eşi ise kucağında bebeği ile eşinin başından ayrılmayarak gözyaşları döktü. Yaralı kardeşler cadde üzerindeki taşa oturarak ambulans beklerken, meraklı vatandaşlar ise yaşananları film gibi izledi. Bu sırada olay yerine gelen polis ekipleri vatandaşları uzaklaştırırken, yaralı kardeşler 112 ambulansları ile Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Yaralılardan Ferhat K.’nın durumunun ciddi olduğu ve ameliyata alındığı öğrenildi.
KISKIVRAK YAKALANDI
Öte yandan bıçaklanarak yaralanan abi kardeş kendilerini bıçaklayanın enişteleri Ali Ş. olduğu bilgisini vermesi üzerine harekete geçen Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçan şahsı suç aleti bıçak ile birlikte kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Sorgulanmak üzere emniyete getirilen Ali Ş., namus meselesinden dolayı kayınçolarını bıçakladığını itiraf ettiği öğrenildi.
Polis olayla ilgili soruşturmasını sürdürüyor.


Cadde ortasında enişte dehşeti
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


