Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Haziran, 2014 09:22 tarihinde yayınlandı
0

BÜ’de Zihinsel Engelliler Öğretmenliği Sertifika Töreni Yapıldı

BARTIN Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Bartın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafın dan ‘Zihinsel Engelliler Öğret- menliği Mesleki Gelişim Progra mı’ sertifika töreni gerçekleşti- rildi. Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Bartın İl Milli Eği tim Müdürlüğütarafındandüzen lenen Zihinsel Engelliler Öğret menliği Mesleki Gelişim Progra mını başarıyla tamamlayan öğ retmenlere sertifikaları törenle verildi. Törende programa katı lan kursiyerler adına konuşma sını yapan Gazi Kula, özel eği tim gereksinimi karşılamak üze re gönüllü olarak bu programa katıldıklarını ve branşları doğ- rultusunda her zaman özel eği time ihtiyacı olan öğrenciler ile karşılaştıklarını belirtti. Kula açıklamasında, “Pratikte özel eğitime ihtiyacı olan öğrenciler ile çalışmaktayız ancak bu program sayesinde beceri eğitiminde erken tanı ve teşhis çok önemlidir, erken tanının yapılabilmesinde aile ve öğretmene büyük görevler düşmektedir. Unutmamalıyız ki sağlıklı bir bireyde günlük ha- yatta geçireceği kaza sonucun da engelli bir birey olabilir. En- gelli bireylerimize acımak yeri ne bu bireylerimizi toplumun zenginliği olarak görmeli ve bu bireyleri topluma kazandırma projeleri geliştirmek görevimiz olmalıdır” dedi. Programa Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğretim elemanları da destek verdi. Törende konuşan Bartın Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. İbrahim Tümen, “Zihinsel Engelliler Öğretmenliği Mesleki Gelişim Programı Bartın Milli Eğitim Müdürlüğü, Eğitim Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu işbirliği ile 80 saatlik eğitimi tamamladık. Eğitimin ülkemiz ve geleceğimiz adına faydalı olacağı kanaatindeyim” diye konuştu. GÜNEŞ: “ZİHİNSEL ENGELLİ DEMEK ZİHİNSEL ÖZÜRLÜ DEMEK DEĞİLDİR” Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Güneş, “7 milyar olan dünya nüfusunun yüzde 3’ü zihinsel engellidir. Bu kadar kalabalık bir nüfusun diğer bireylerle birlikte öğrenmesi, gelişmesi ve yaşaması hepimizin isteğidir. Zihinsel engelli zihinsel özürlü demek değildir, zihinsel engelli insanlarımız da doğru teknikler ve doğru yaklaşımla öğrenebiliyor sadece biraz daha fazla zaman alıyor” dedi. Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan ise, “Özel eğitim sosyal devlet olabilmenin baş şartlarından biri. Her vatandaşın eşit şartlar alıntında eğitim alabilmesi için verilecek eğitimin kişiye özgü olması gerekir. Hayat insanı hiç beklemediği bir anda özel eğitime ihtiyacı olacak bir konuma getirebilir. Bu nedenle bu tip eğitimlere önem vermeliyiz” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
yas cay sezonuna sayili gunler kala ureticiler hazirliklarini surduruyor YtPQfHxf
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mayıs, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Yaş çay sezonuna sayılı günler kala üreticiler hazırlıklarını sürdürüyor

Rize, Artvin, Trabzon, Giresun ve Ordu’nun geçim kaynağı olan çayda yeni sezonun başlamasına sayılı günler kaldı.

2026 yılı yaş çay sezonuna hazırlanan üreticiler, çay bahçelerinin 10’da 1’ini budayarak kurallara uygun hale getirdi. Bahçe temizliklerini de yapan üreticilerin bir kısmı gübreyi çay sezonundan önce verirken, kalanını ise 1. sürgünün hemen ardından verecek. Özel sektör temsilcileri ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün alımlara başlamasıyla çay bahçelerine bu kez çay toplamak için girecek olan üreticiler, gözlerini bugünlerde açıklanacak çay taban fiyatına çevirdi.

“Kademeli bir çay geçişi olacağa benziyor”

Bu yıl iklim şartları nedeniyle soğuktan etkilenen çay bahçeleri olduğuna dikkat çeken Türkiye Ziraatçılar Derneği Rize Şube Başkanı Müfit Akman, çayın kademeli olarak geldiğini dile getirerek, “Kampanyanın açılışına çok az bir zaman kaldı. Çay bahçeleri soğuklardan etkilense de gelen (olgunlaşan) yerler var. Bir miktar soğuğun etkilediği yerler var. Bu nedenle kademeli bir çay geçişi olacağa benziyor” dedi.

“Bizim kuru çayda da kaliteyi yakalamamız lazım”

Çay tarımının sürdürülebilirliği için müstahsillerin dikkatli olması gerektiğine vurgu yapan Akman, “Çayın sürdürülebilirliği için bazı tedbirlerin alınması ve yapılması lazım. Burada hem üreticilere hem işletmelere çok yük düşüyor. Bunlar önem arz ediyor. Öncelikle şu anda gübreleme sezonu bitti gibi. Bazı üreticilerimiz de çay patlattığı için, işte havalar yağışlı, birinci sürgünü toplayıp hemen akabinde atmak için bekliyor. Bu da doğru bir uygulama. Çay bitkisi üzerine Doğu Karadeniz’de özellikle kar yağan bir bitki olduğu için bir avantajımız var. Bu avantajı iyi değerlendirip, bizim kuru çayda da kaliteyi yakalamamız lazım. Üreticilerimiz gübre atarken maalesef ısrarla diyoruz set aralarına atın. Çay ocağının içerisine atmayın, değnekle vurmayın gibi uyarılarımız olmasına rağmen sahada yeni işte bugün de 5-6 bahçede ıslak olan çay bahçesine serpme şeklinde atılmış belli. Çay tamamen patlatmış, sürgünler yanmış. Bu da verim düşüklüğünü, kalitesizliği arttırıyor” ifadelerini kullandı.

“Kampanyanın 10 Mayıs veya 15 Mayıs gibi açılabileceği gözüküyor”

Budamalarını yapan üreticilerin bu hafta içerisinde ÇAYKUR’a bildirimde bulunması gerektiğini hatırlatan Akman, “Yerden yüksekliği 20 santimetreyi geçmeyecek şekilde her üreticinin kayıtlı olan çay bahçesinden 1/10 budama yapması gerekir. Eğer budama yapıp fabrikalarına, bağlı oldukları fabrikalarına tespit ettirirlerse ÇAYKUR’a o yıl için çay satabilir konuma geliyor. Yoksa diğer türlü budama yapmazsa özel sektöre satıyor, bunda bir kayıp yok. Budamasını yapmış olan üreticiler veya eksiği olup tamamlamış üreticiler hafta içerisinde mutlaka bunları tamamlayıp bitirmeleri lazım. Çünkü kampanyanın 10 Mayıs veya 15 Mayıs gibi açılabileceği gözüküyor havalar bu şekilde giderse. Bu nedenle hazır bir şekilde bahçelerde ot temizliği yaparak, kampanyaya hazır girmelerini önemli buluyoruz” şeklinde konuştu.

“Bu efsunlu ürüne gerçekten biraz özen gösterelim”

Üreticileri gübreleme konusunda da uyaran Akman, “Tarım kireci atın diyoruz. Bizim topraklarımız sürekli kimyasal kullanıldığından, 90 yılından bugüne kimyasal kullanmanın verdiği zararla pH değerleri hızla düştü, 3.7, 4.5 gibi. Bizim bunu yukarı çıkarmamız lazım. Kimyasal gübrede de bu amonyum sülfatlı gübreler toprak yapısını bozuyor. Bir an için belki çabuk eriyor, bitki gelişimi sağlıyor ama biz 25-5-10 dediğimiz granül gübrenin set aralarına 60-80 kilogram arasında verilmesini öneriyoruz. Buna uysunlar. Üretici çok gübre atarak çok ürün alamıyor. Bitki de bir canlı, toprakta da bir sürü canlılar var. Bu nedenle bağlıyor birbirini, onun için fazla gübre atmalarına gerek yok. Dönüme 60-80 kilogram, hatta bunu verebiliyorlarsa yüzde 50-60’ını birinci sürgün öncesi, mart ayı sonu, nisan ayının başlangıcı, kalan yüzde 40’ını da birinci sürgünü topladıktan sonra. Biz işin kolayına kaçıyoruz. Böyle bir ürün var, ekmesi yok, dikmesi yok, Mevla vermiş. 80-90 yıldır bu bölgeye gelir getiriyor. Bu efsunlu ürüne gerçekten biraz özen gösterelim” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin