BARTIN Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Bartın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafın dan ‘Zihinsel Engelliler Öğret- menliği Mesleki Gelişim Progra mı’ sertifika töreni gerçekleşti- rildi. Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Bartın İl Milli Eği tim Müdürlüğütarafındandüzen lenen Zihinsel Engelliler Öğret menliği Mesleki Gelişim Progra mını başarıyla tamamlayan öğ retmenlere sertifikaları törenle verildi. Törende programa katı lan kursiyerler adına konuşma sını yapan Gazi Kula, özel eği tim gereksinimi karşılamak üze re gönüllü olarak bu programa katıldıklarını ve branşları doğ- rultusunda her zaman özel eği time ihtiyacı olan öğrenciler ile karşılaştıklarını belirtti. Kula açıklamasında, “Pratikte özel eğitime ihtiyacı olan öğrenciler ile çalışmaktayız ancak bu program sayesinde beceri eğitiminde erken tanı ve teşhis çok önemlidir, erken tanının yapılabilmesinde aile ve öğretmene büyük görevler düşmektedir. Unutmamalıyız ki sağlıklı bir bireyde günlük ha- yatta geçireceği kaza sonucun da engelli bir birey olabilir. En- gelli bireylerimize acımak yeri ne bu bireylerimizi toplumun zenginliği olarak görmeli ve bu bireyleri topluma kazandırma projeleri geliştirmek görevimiz olmalıdır” dedi. Programa Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğretim elemanları da destek verdi. Törende konuşan Bartın Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. İbrahim Tümen, “Zihinsel Engelliler Öğretmenliği Mesleki Gelişim Programı Bartın Milli Eğitim Müdürlüğü, Eğitim Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu işbirliği ile 80 saatlik eğitimi tamamladık. Eğitimin ülkemiz ve geleceğimiz adına faydalı olacağı kanaatindeyim” diye konuştu. GÜNEŞ: “ZİHİNSEL ENGELLİ DEMEK ZİHİNSEL ÖZÜRLÜ DEMEK DEĞİLDİR” Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Güneş, “7 milyar olan dünya nüfusunun yüzde 3’ü zihinsel engellidir. Bu kadar kalabalık bir nüfusun diğer bireylerle birlikte öğrenmesi, gelişmesi ve yaşaması hepimizin isteğidir. Zihinsel engelli zihinsel özürlü demek değildir, zihinsel engelli insanlarımız da doğru teknikler ve doğru yaklaşımla öğrenebiliyor sadece biraz daha fazla zaman alıyor” dedi. Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan ise, “Özel eğitim sosyal devlet olabilmenin baş şartlarından biri. Her vatandaşın eşit şartlar alıntında eğitim alabilmesi için verilecek eğitimin kişiye özgü olması gerekir. Hayat insanı hiç beklemediği bir anda özel eğitime ihtiyacı olacak bir konuma getirebilir. Bu nedenle bu tip eğitimlere önem vermeliyiz” diye konuştu.


BÜ’de Zihinsel Engelliler Öğretmenliği Sertifika Töreni Yapıldı
Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı
Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.
Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.
Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser
Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.
“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”
Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.
Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor
Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.
“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”
Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”
Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.


