blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Kasım, 2025 20:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Bu markette para geçmiyor: Aile ekonomisine dev katkı

Canik Sıfır Atık Marketi ile geri dönüştürülebilir atıkların tekrar kazanımlarını sağladıklarını ve aile iktisadına katkı sunduklarını tabir eden Lider İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde sıfır atık konusunda farkındalık oluşturuyor, aile iktisadına katkı sunuyoruz" dedi.
Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, sıfır atık, geri dönüşüm ve sağlıklı etraf hususlarında farkındalık oluşturan projelere yenilerini eklemeyi sürdürdüklerini kaydetti. 7’den 70’e her yaştan vatandaşı, sıfır atık ve güç verimliliği mevzularında uygulamalı eğitimlerle buluşturdukları Namiye Mümin Erol Canik Orman Okulu ve Canik Sıfır Atık Köyü’nün akabinde Canik Sıfır Atık Marketi’ni de hayata geçirdiklerini lisana getiren Lider İbrahim Sandıkçı, Canik Sıfır Atık Marketi ile sıfır atık ve sürdürülebilir gelecek mevzularında farkındalık oluştururken, tıpkı vakitte aile iktisadına katkıda bulunduklarını belirtti. Ailelerin, konutlarında başka bir biçimde biriktirdikleri geri dönüştürülebilir atıklar karşılığında Canik Sıfır Atık Marketi’nden alışveriş yapabildiklerini söyleyen Lider İbrahim Sandıkçı, "Canik Sıfır Atık Marketimizle aile iktisadına katkılar sunuyoruz" tabirlerinde bulundu. Lider İbrahim Sandıkçı, ayrıyeten Canik Taşınabilir Sıfır Atık Aracı’nda yakında Canik sokaklarında vatandaşlarla buluşacağını söyledi.

Para geçmiyor
Canik Sıfır Atık Marketi’nde temel besin, paklık ve glütensiz besin reyonlarının yer aldığını belirten Lider İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde hayata geçirdiğimiz Canik Sıfır Atık Marketimizle aile iktisadına katkılar sunuyor, sıfır atık şuurunun daha yaygın bir hale gelmesine katkılar sunuyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın pahalı eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde sürdürülen sıfır atık projeleri, tüm dünya ülkelerinde yaşanılabilir gelecek konusunda kıymetli bir farkındalık oluşturdu. İlçemizde hizmete sunduğumuz Canik Sıfır Atık Marketimiz bu farkındalığın artmasına vesile olurken, ayrıyeten ailelerimize, meskenlerinde farklı bir halde sınıflandırdığı geri dönüştürülebilir atıklar karşılığında alışveriş yapabilme imkânı sunuyor. Cam, metal, plastik ve alüminyum atıklar üzerinde kilo bazlı puanlama sistemiyle gerçekleştirilen alışveriş süreçleriyle ailelerimiz, temel besin, paklık ve glütensiz besin reyonlarımızdan dilediği eserleri alabiliyor" diye konuştu.

Başkan Sandıkçı’dan bir müjde daha
Aile iktisadına dayanak olmayı hedefleyen çalışmalara yenilerini eklemeyi sürdürdüklerini kaydeden Lider İbrahim Sandıkçı, Canik Sıfır Atık Marketi’nin akabinde Canik Taşınabilir Sıfır Atık Aracı’nda ilçede hizmete sunacaklarını belirterek, "Aile iktisadına katkılar sunacak bir projeyi daha uygulamaya alıyoruz. Canik Taşınabilir Sıfır Atık Aracımızla hem hakikat atık idaresi konusunda şuur oluşturacak, hem de aile iktisadına dayanak olacağız. Belli program dâhiline mahallelerimizde daima hareket halinde olacak olan aracımız, vatandaşlarımızdan geri dönüştürülebilir atıkları alarak tasnifleyecek. Canik Taşınabilir Sıfır Atık Aracımızda kayıt süreçlerinin akabinde vatandaşlarımıza alışveriş kartı tanımlayacağız. Vatandaşlarımız, geri dönüştürülebilir atıklarla karta puan yüklemesi yapabilecek. Atık tipi ve kilo bazlı puan sistemiyle kartına puanları toplayan hemşehrilerimiz, biriktirdikleri puanlar ile Canik Sıfır Atık Marketimizden ve muhakkak marketlerden alışveriş süreçlerini gerçekleştirebilecek. Sıfır atık, geri dönüşüm ve atık idaresi konusunda toplumsal farkındalığın artmasına katkı sunacağımız bu projemizle, aile iktisadına takviye olacağız" biçiminde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.