BARTIN Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yakup Civelek, Fransa’da düzenlenen iki gün süreli sempozyuma katılacak
Bartın Üniversitesi (BÜ) İslami İlimler Fakültesi Dekanlığından yapılan açıklamada, Prof. Dr. Yakup Civelek’in, 25-26 Temmuz 2015 tarihleri arasında, Fransa’da düzenlenen “Dünyada Yabancı Dil Öğretimi” konulu Uluslararası Sempozyuma Bartın Üniversitesinden katılacağı belirtildi.
Dekanlık açıklamasında sempozyum öncesinde Belçika’nın başkenti Brüksel’e uğrayarak, oradaki İlahiyat, İslami İlimler Fakülteleri ve araştırma merkezleriyle ile ikili ilişkiler konusunda ön görüşmeler yapacağı belirtilen Dekan Civelek’in “Türkiye Üniversitelerinde Arapça Öğretimi Tecrübesi” konulu bir sunum gerçekleştireceği ifade edildi.
SEMPOZYUMA ÇEŞİTLİ ÜLKELERDEN 50 AKADEMİSYEN KATILACAK
Açıklamada ayrıca, Fransa’daki sempozyuma dünyanın çeşitli üniversitelerinden sahalarında uzman 50 akademisyenin katılacağı, sempozyumda akademik düzeyde yabancı dil öğretimi konusunun bütün boyutlarıyla ele alınacağı, sunulan bildirilerin daha sonra bir kitap halinde ilim dünyasının hizmetine sunulacağı belirtildi.
Fransa’dan önce Brüksel’e giderek, orada İlahiyat ve İslami İlimler alanındaki eğitim veren Fakültelerle görüşmeler yapacağını ifade eden Dekan Civelek, sempozyumda tebliğ sunmasına ek olarak, Bartın’ı ve Bartın Üniversitesini uluslararası akademik camiaya tanıtma imkanı elde edeceklerini, Brüksel ve Fransa’daki bazı önemli üniversitelere ikili ilişkiler konusunda görüşmeler yapmayı planladıklarını söyledi.


BÜ İslami İlimler Fakültesi Dekanı Fransa’da Sempozyuma Katılacak
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


