Karabük Postası tarafından
03 Haziran, 2016 08:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Bozkurt’ta Kestane Paneli Yapıldı

KASTAMONU Bozkurt Ziraat Odası ve Bozkurt Gıda Tarım ve Hayvancılık ilçe Müdürlüğünce “Kastamonu'ya İsim Veren Lezzet Kestane” adlı panel düzenlendi. Sultan Düğün Sarayında düzenlenen kestane paneline konuşmacı olarak Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Prof. Dr. Ümit Serdar katıldı. Prof. Dr. Ümit Serdar panelde yaptığı konuşmasında kestane çeşitleri ve kestanelerin hangi hastalıklar mücadele ettiğine değinerek hastalıklara en dayanıklı kestane çeşidinin Marigoule kestanesi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Serdar, “Marigoule kestanesini ülkemiz koşullarında 2000 yılından buyana deniyoruz ve son derece memnunuz. Hangi hastalık olursa olsun bir hayli dayanıklı, kestane dal kanserine dayanıklı, kök çürüklerine dayanıklı, kuraklığa dayanıklı, belirli kestanelere göre çok daha üstün olan bir kestane” dedi. Prof. Serdar, kendi adını vererek patent aldığı Serdar kestanesi hakkında yaptığı değerlendirmede ise, “Serdar kestanesi kendi soy ismimi verdiğim bir kestane, Meyveleri bir hayli küçük fakat farklı bir özelliği var yılda birkaç defa çiçek açıyor. İlk çiçeklenme Haziran ayı içerisinde daha sonraki çiçeklenmeler Ağustos ve Eylül gibi devam ediyor. Dolayısıyla kestane balı üretmek için çok daha önemli olabilecek bir potansiyeli var. Bunu biz özellikle ormancılık ve bal ormanları açısından önemli bir kestane türü görüyoruz” diye konuştu. Türkiye’deki kırsal kalkınma desteğinin biraz daha esnetilmesi gerektiğine de vurgu yapan Prof. Dr. Ümir Serdar, ”devletimizin kırsal kalkınma için farklı türlere destek verdiğini çok iyi biliyoruz, cevizde veriliyor, bademde veriliyor, Kestanede veriliyor ama bu destek genel olarak bozuk orman alanlarında veriliyor. Karadeniz bölgesinde bozuk orman alanı çok az bu tabir belki de Karadeniz bölgesinde biraz daha yumuşatılmalı ve esnetilmeli diye düşünüyorum” şeklinde konuştu. Bozkurt Kaymakam Murat Gökoğlu ise konuşmasında, “sahil ilçelerinde ciddi bir kestane potansiyeli var. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için böyle bir girişimde bulunuldu. İnşallah ilk adım Bozkurt’tan atıldı. Bundan sonrada büyüyerek bu adımların Kastamonu geneline yayılmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Kastamonu Orman Bölge Müdürü Hüseyin Dinçer’de konuşmasında “ilimiz ekonomisine büyük katkısı olan kestane; Kastamonu ilimizin yüzde 67’si orman bu ormanlık alan içerisinde 16 Bin hektara yakın kestane ağacı mevcut. 4 bin hektara yakını sadece kestane olup diğerleri karışık orman varlıklarımız. Bozkurt ilçemizde de yaklaşık 3 bin hektar kestane ormanı mevcut. Bende kestanenin geliştirilmesi ve korunması gerektiğine inanıyorum” dedi. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Osman Yaman’da Kastamonu’nun kestane potansiyelinin Türkiye’nin yüzde 15.2’lik bir kısmını karşıladığını belirterek TÜİK verileri ile ülkemizdeki Kestane potansiyelini anlattı. Bozkurt Ziraat Odası Başkanı Mehmet Acar konuşmasında Kestane ile ilgili konuların hocalar tarafından konuşulması gerektiğini belirterek, “ben farklı bir konuya parmak basmak istiyorum ilçemizdeki ardınç ve çam ormanlarının kestane ormanları ile dönüştürülmesi köylerimiz açısından çok önemli olacağını düşünüyorum" dedi. Panelin Sonunda, Konuşmacılara Kaymakam Murat Gökoğlu ve Belediye Başkanı Bozkurt Ekeş tarafından çeşitli hediyeler takdim edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Mustafa Akgün tarafından
30 Ocak, 2026 15:05 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yangın tüpü atan firmalara uyarı

Karabük’te yangın söndürücü cihazlar, tüpler ve asansörler başta olmak üzere birçok sanayi ürününün piyasa gözetimi ve denetimi, 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde Karabük İl Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.

Yangın söndürme cihazları ve yangın söndürme tüpleri, piyasaya ilk arz edildikten sonra Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’te belirtilen periyotlarla muayene, bakım ve yeniden dolum süreçlerine tabi tutuluyor. Bu kapsamda bakım ve muayene işlemlerinin yılda en az bir kez (altı aydan az olmamak kaydıyla), yeniden dolum işlemlerinin ise dört yılda bir yapılması gerekiyor.

Söz konusu işlemlerin, 19 Nisan 2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ÖSG-2011/09 numaralı Mecburi Standart Tebliği’nin 3. maddesi uyarınca, TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi (HYB) bulunan firmalar tarafından gerçekleştirilmesi zorunlu. Firmaların ayrıca TSE 11827 zorunlu standardında belirtilen tüm şartları yerine getirmesi gerekiyor.

Üreticiler, yangın söndürücüleri TS EN3-8, TS EN1866-2 ve TS EN1866-3 standartlarına uygun olarak üretmek ve TS 862-7, TS EN3-7, TS EN3-8, TS EN3-9 ve TS EN3-10 standartları kapsamında gerekli belgelendirmeleri tamamlamak zorunda. Ürünler üzerinde yapılacak işaretleme ve etiketlendirmelerle, yangın söndürücülerin insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından güvenli olduğu gösterilerek CE işaretinin iliştirilmesi gerekiyor.

Periyodik muayene, bakım ve yeniden dolum hizmetini sunan firmalar ise, bu işlemlere ilişkin etiketleri, ürünün piyasaya ilk arzında yer alan etiketleri kapatmayacak şekilde ilave etmekle yükümlü. Dağıtıcılar ve satıcılar da, yalnızca teknik mevzuata uygun ve CE işaretli ürünlerin satışını yapmak zorunda bulunuyor.

Yetkililer, Karabük’teki kamu kurum ve kuruluşlarının, yangın söndürücü satışı ve dolumu yapan firmaların TSE Hizmet Yeterlilik Belgelerini dikkatle kontrol etmeleri gerektiğini vurguluyor. Belgelerde firma adresinin güncel olması ve belgenin geçerlilik süresinin dolmamış olması büyük önem taşıyor. Ayrıca kamu kurumlarının, kendi bünyeleri ile ilişkili özel sektör kuruluşlarında bulunan yangın söndürücü cihazların düzenli olarak kontrol edilmesini, bakım ve muayenelerinin zamanında yapılmasını ve cihazların çalışır durumda olmasının teyit edilmesini sağlamaları gerektiği ifade ediliyor. Bu uygulamaların, can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından hayati önem taşıdığı belirtiliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin