Boluspor personelinin maliyetlerini iş insanları karşılayacak - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Şubat, 2024 04:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Boluspor personelinin maliyetlerini iş insanları karşılayacak

Ekonomik anlamda zor zamanlar geçiren Trendyol 1. Lig ekiplerinden Boluspor’da yeni bir proje hayata geçirildi. Proje kapsamında Bolu’da faaliyet gösteren her bir firmanın, bir personelinin maaş ve giderlerini karşılaması hedefleniyor.

Trendyol 1. Lig ekiplerinden Boluspor, son zamanlarda icra ve giderler karşısında zor zamanlar geçiriyor. Geçtiğimiz günlerde Başkan Savaş Abak, Boluspor’un borç yükünün çoğunu karşıladığını ifade ederek, yaklaşık 80 milyon TL borç ödediğini açıklamıştı. Kırmızı beyazlı takım, profesyonel A takım olmasa bile 80 kişinin maaşını ödemekle yükümlü.

Boluspor hayata geçirdiği projeyle, kentte bulunan büyük firmaların desteğini almayı hedefliyor. Kulüp, her ay bir personelinin giderlerinin karşılanması konusunda firmalardan destek isteyecek. Bu kapsamda harekete geçen Boluspor Başkanı Savaş Abak, yönetim kurulu üyeleri Ergün Söbütay ve Muhterem Hevesker, ilk olarak nakliye ve inşaat şirketi sahibi iş insanı İlhan Bilen ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öztürk’ü iş yerinde ziyaret etti. Ziyarette Öztürk, her ay Boluspor’da görev alan bir personelin maaşını karşılayacağının sözünü verdi.

“Her ay 1 personelin giderlerini karşılayacağımızın sözünü verdik”

Mehmet Öztürk, ziyarette yaptığı açıklamada, “Boluspor Başkanımız Savaş Abak ve yönetim kurulundaki arkadaşları bizleri ziyarete geldi. Ziyaretlerinden memnun kaldık. Başlattığı kampanyaya da destek olmak üzere elimizden gelenin fazlasını yapacağımızın sözünü verdik. Kampanya da çok güzel. Boluspor’umuzun zor şartlarda. Biz de bunu çok uygun gördük. Bir tane personelimizin bundan sonra maaş ve giderlerini inşallah nasip olursa biz karşılayacağız. Tabii Boluspor bizim göz bebeğimiz. Savaş başkanımız zaten elinden geleni yapıyor. İnşallah play-offlara doğru gidiyoruz. Bundan sonra da Boluspor’a başarılar diliyoruz. Tekrar belirtmek isterim ki, diğer iş insanlarının da bu kampanyaya destek vermelerini rica ediyorum. Boluspor bizim takımımız” dedi.

Savaş Abak, firma yetkililerine teşekkür etti

Firma yetkililerine teşekkür eden Savaş Abak ise, “Sizlerin de bildiği gibi biz Trendyol 1. Ligdeyiz. Kulüplerin A takım harici yaklaşık 60 ile 110 kişi arası personeli var. Bizim kulübümüzün de yaklaşık 80 personeli var. Aşçısı, temizlikçisi, stadyum görevlileri, çim saha çalışanı ve fizyoterapistler olmak üzere kulübümüzde yaklaşık olarak 80 personel var. Mehmet ve İlhan ağabeyler geçen görüştüğümüzde sağ olsunlar bize destek vermişlerdi. ’1 yıl boyunca 1 personelin ücretini biz ödeyelim’ dediler. İlhan Bilen ve Mehmet Öztürk’e ayrıca teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gw 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Nisan, 2026 13:19 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞİRKET İFLASLARINDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞ

Dun & Bradstreet (D&B), işletmeler için ticari veri, analitik ve iş zekası çözümleri sunan küresel bir Amerikan şirketidir.
Şirketin açık ismi, Data Universal Numbering System (Veri Evrensel Numaralandırma Sistemi).
Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan bu şirket, dünya genelindeki yüz milyonlarca işletmeye dair devasa bir veri tabanını yönetiyor.
Dun & Bradstreet’in Türkiye’deki faaliyetleri CRIF grubu tarafından yürütülüyor.

Dun & Bradstreet geçtiğimiz hafta Küresel İflas Raporunu açıkladı. Rapor, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflaslarının yüzde 7 artarak yükselişini sürdürdüğünü ortaya koydu.
Bir önceki yıla göre; küresel ölçekteki ortalama iflas yüzde 7 iken, bu oran Türkiye % 29

Türkiye’de 2024 yılında toplam 465 şirket iflas etmişti.
Şirket iflasları bir önceki yıla (2023) göre %23 oranında artış göstermişti. İflaslardaki artış artarak devam ediyor.

2025 yılında iflas sayısı biraz daha arttı, 573 şirkete ulaştı. Yıllık artış hızı ise %29 oldu
İflas kararlarının yanı sıra, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre 2025 yılında toplam 33 bin 270 şirket kapanmış, esnaf tarafında ise günde ortalama 330 iş yeri faaliyetlerini sonlandırmış.

Türkiye’de iflaslardaki artışın nedenleri; yüksek reel faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı olarak görülüyor.

Sayıları az da olsa, şirket iflaslarında bizden daha kötü ülkeler de var.
Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu 45 ülkeden 28’inde (yüzde 62) bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında artış yaşandığı, 17 ülkede ise düşüş yaşandığını ortaya çıktı. Rapora göre, 2025 yılında Dun & Bradstreet tarafından incelenen 45 ülkede, 627 bin 575 şirket iflas etti.
2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında,
Arjantin, yüzde 65 artışla ilk sırada.
Yüzde 49 artışla Yunanistan incelenen ülkeler içerisinde ikinci olurken, Hong Kong yüzde 45 ile üçüncü sırada yer aldı. Hong Kong’u, yüzde 44 ile Suudi Arabistan, yüzde 41’lik artışla İsviçre takip etti. 2024 yılında bir önceki yıla göre şirket iflaslarında yüzde 6 gibi sınırlı bir artışın yaşandığı ABD’de ise, geçen yıl şirket iflaslarında yüzde 26 artış yaşandı.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alması,
İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısının artırdı
Dun & Bradstreet’in, “2025 Küresel İflas Raporu”, iflas baskısının özellikle belirli sektörlerde yoğunlaştığını ortaya koydu. Raporda, inşaat, perakende, konaklama ve hizmet sektörlerinin yüksek faiz ve talep hassasiyeti nedeniyle birçok ülkede iflasların önemli bölümünü oluşturmaya devam ettiği belirtildi.

2025 yılının küresel ekonomi açısından belirgin bir normalleşme ve dengelenme sürecine işaret ettiğinin belirtildiği raporda, enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme, enflasyon baskılarının azalması ve önde gelen merkez bankalarının parasal gevşeme yönünde attığı adımların küresel ölçekte finansal koşulları görece iyileştirdiği vurgulandı. Türkiyede durum bunun tam tersi. Bizde gıda ve enerji fiyatları düşmediği için şirket iflasları daha da artacaktır

Raporda ayrıca, sektörel anlamda şu analize yer verildi: “Özellikle yüksek faiz oranlarının proje finansmanını zorlaştırması, maliyet enflasyonu ve talepteki yavaşlama, inşaat sektörü şirketlerinin bilançoları üzerinde ciddi baskı yaratıyor.

Perakende ile konaklama ve hizmet sektörlerinde ise tüketici talebindeki dalgalanma, artan operasyonel maliyetler ve sınırlı fiyatlama gücü başlıca risk unsurları arasında yer alıyor.

Bazı büyük ekonomilerde ise üretim ve hizmet sektörleri de talep zayıflığı ve maliyet baskıları nedeniyle risk altında kalmayı sürdürüyor.

Jeopolitik gelişmeler, ticaret modellerindeki değişim, döviz piyasalarındaki oynaklık ve politika belirsizliklerinin, şirketlerin finansal risk yönetimini şekillendirmeye devam edecektir.

Şirketlerin; müşterilerini, tedarikçilerini ve iş ortaklarını ortaya çıkabilecek stres sinyalleri açısından sürekli izlemek için yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı veri ve içgörü araçlarından yararlanması gerekiyor. Kredi risklerinin, güvenilir ve temiz verilerle düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi; şirketleri koruyacak sağlıklı finansal risk kararlarının alınması açısından önem taşıyor.
Ayrıca iş ortaklarını çeşitlendirmek ve makroekonomik ile jeopolitik senaryolara yönelik alternatif planlar oluşturmak, şirketlerin dayanıklılığını önemli ölçüde artırabilir. En önemlisi ise karar alma süreçlerinin, piyasa algısı ya da kısa vadeli dalgalanmalardan değil; veri temelli içgörülerden beslenmesi gerekiyor.

Enerji fiyatlarındaki anormal artış, kontrolden çıkan ve artmaya devam eden enflasyon, dövizdeki dalgalanmalar ve piyasalardaki belirsizlik Türkiye’de şirket iflaslarının 2026 yılında da artmasına neden olacaktır.

İlyas Erbay