Bolu’da, 21 Ocak’ta Grand Kartal Otel’de çıkan yangında 78 kişinin ömrünü yitirdiği, 137 kişinin yaralandığı faciaya ait davada karar açıklandı. Ortalarında otel sahibi ve belediye lider yardımcısının da bulunduğu 11 sanık, ölen 34 çocuk için 34 defa ağırlaştırılmış müebbet, öbür ölen bireyler için de 44 kere müebbetle cezalandırıldı.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen, 20’si tutuklu 32 sanıklı davanın 3’üncü duruşmasının 4. gününde mahkeme heyeti kararını açıkladı. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler, taraf avukatları ve hayatını kaybedenlerin yakınlarının katıldığı duruşmada, sabah saatlerinde alınan son savunmaların akabinde mahkeme heyeti öğlenden sonra kararını bildirdi.
Mahkeme heyeti, otel sahibi tutuklu sanık Halit Ergül, Grand Kartal A.Ş. yönetim kurulu üyeleri Buyruk Aras, Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras, Ceyda Hacıbekiroğlu ile otel müdürü tutuklu sanık Zeki Yılmaz, muhasebe müdürü tutuklu sanık Kadir Özdemir, Gazelle Otel Müdürü tutuklu sanık Ahmet Demir, Bolu Belediye Lider Yardımcısı tutuklu sanık Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili tutuklu sanık Kenan Coşkun ve itfaiye eri tutuklu sanık İrfan Acar’a ceza verdi.
Heyet, 11 sanığı, hayatını kaybeden 34 çocuk için 34’er sefer ağırlaştırılmış müebbet, öteki ölen şahıslar için de 44 sefer müebbet mahpusla cezalandırdı.


Bolu’daki otel yangını davasında 11 sanığa ağırlaştırılmış müebbet
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

