Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, şehir merkezindeki açık otoparklardan HGS ile ödeme alınmasına şaşırdığını belirterek, “Bu konuyu pazartesi günü inceleyeceğim. Nasıl bu izni almış, bakacağım” dedi. Özcan ayrıca HGS ile ödeme tahsilatı yapılmasına yetki veren Karayolları Genel Müdürlüğüne de tepki gösterdi.
Bolu Belediye Meclisi’nin kasım ayı 1. birleşiminde CHP’li meclis üyesi Okay Özcan’ın konuyu gündeme taşıması üzerine açıklama yapan Başkan Tanju Özcan, açık otoparkların 2007 yılında Bolu Belediyesi tarafından 10 yıllığına, ardından yine Alaaddin Yılmaz döneminde tekrar 10 yıllığına Boluspor’a kiralandığını belirtti. Özcan, Boluspor’un bu otoparkların işletmesini zaman zaman alt kiracılara devrettiğini, bazen de kendi personeli ile işlettiğini ifade ederek, “Yine alt kiracıya kiralanmış” dedi.
Mahkemenin açık otopark ücretleriyle ilgili cezaları iptal ettiğine dair emsal kararlar olduğuna vurgu yapan Özcan, buna rağmen HGS sisteminin vatandaşın rızası olmadan ücret tahsil ettiğini dile getirdi. Özcan, “HGS ile tahsilat yapıldığını ilk duyduğumda şaşırdım ve ’Olmaz böyle şey. HGS ile ne alakası var’ dedim” diye konuştu.
Boluspor’un alt kiracısının başlattığı HGS uygulamasına ilişkin detaylar veren Özcan, “Biz Boluspor’a bu otoparkları örneğin 50 TL’ye kiralamışız. Boluspor ise bunu alt taşerona 80 TL’ye devretmiş. Alt taşeron firma, Karayolları ile anlaşarak HGS’den yetki almış ve park eden araçların plakasını HGS sistemine göndererek komisyon üzerinden ücret tahsil ediyor. Bu uygulamanın başka illerde örnekleri olduğunu öğrendim. Ancak burada adil olmayan bir durum var. Firma, daha önce 100 TL kazanıp 80 TL’sini Boluspor’a veriyordu, şimdi yeni uygulamayla 1000 TL kazanacak ama Boluspor yine 80 TL almaya devam edecek. Bu benim aklıma yatmıyor” dedi.
Mahkemeden, vatandaşın rızası olmadan ücret tahsil edilemeyeceğine dair bir karar olduğunu hatırlatan Özcan, “Şimdi rıza olsun ya da olmasın, para doğrudan çekiliyor. Bu konuya pazartesi günü bir el atacağım” diye konuştu.
HGS’nin bağlı olduğu Karayolları Genel Müdürlüğüne de tepki gösteren Özcan, “İzni veren Karayolları, HGS de Karayollarına bağlı. Karayolları açısından bu bir gelir çünkü her park işleminden komisyon alıyorlar. Ancak Karayolları olarak şehir içindeki, belediye uhdesinde olan otoparklarda ücret toplama işine karışmamaları gerekiyor. O zaman biz de D-100 kara yolundan geçen her araçtan para talep edelim, HGS ile şehir geçiş ücreti toplayalım. Bu konuya bir çözüm bulmamız lazım” ifadelerini kullandı.


Bolu’da HGS ile otopark parası tartışması
SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !
Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.
ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.
Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.
Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.
Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.
Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.
Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!
Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.
İlyas Erbay


