Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Eylül, 2024 08:07 tarihinde yayınlandı
0

Bolu Valiliği: “Sadece kaymakamın makam aracının bekletilerek kontrol edildiği tespit edilmiştir”

Bolu Valiliği, ‘Kaymakamın makam aracına güvenlik kontrolü yaptıran jandarma komutanı görevden alındı’ haberleriyle ilgili, “21’i resmi, 5’i sivil olmak üzere toplam 26 aracın hiçbir şekilde kontrol edilmediği, sadece kaymakamın makam aracının bekletilerek kontrol edildiği tespit edilmiştir. İlçe Jandarma Komutanının açığa alındığına dair basında ve sosyal medyada yer alan haberler gerçeği yansıtmamakta olup, söz konusu olaya ilişkin disiplin soruşturması süreci devam etmektedir” açıklamasını yaptı.

İddiaya göre, 26 Temmuz’da Bolu’daki Dörtdivan İlçe Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret eden Dörtdivan Kaymakam Vekili Oğuz Yiğit’in resmi plakalı makam aracı nizamiye girişinde görevli askerler tarafından durduruldu. Ekipler tarafından kapı girişinde ayna ile aracın altı rutin şekilde kontrol edildi. Kontrolün ardından makam aracının geçişine izin verildi. Kaymakam Vekili Oğuz Yiğit’in bu durumu rapor etmesi üzerine İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Seyhan Burak Sürmeli hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında olayın ayrıntılarını incelemek üzere müfettiş görevlendirildi. Teğmen Seyhan Burak Sürmeli, Dörtdivan İlçe Jandarma Komutanlığı görevinden alınarak Bolu İl Jandarma Komutanlığı personeli olarak görevlendirildi.

“Sadece Kaymakamın makam aracının bekletilerek kontrol edildiği tespit edilmiştir”

Konu Bolu kamuoyunda yankı uyandırırken, Bolu Valiliği konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Valiliğin sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada, olaydan önce 2 günlük sürede güvenlik kameralarının incelendiği ve nizamiyeden geçen 26 aracın kontrol edilmediği, uygulamanın yalnızca kaymakama yönelik yapıldığının belirlendiği belirtildi. Olaya ilişkin disiplin soruşturmasının devam ettiği kaydedilen açıklamada, “Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında yer alan ‘Kaymakamın makam aracına güvenlik kontrolü yaptıran jandarma komutanı görevden alındı’ haberleriyle ilgili kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına aşağıdaki açıklamanın yapılması ihtiyacı hasıl olmuştur. 25 Temmuz tarihinde, bir gün önceden haber verilmek suretiyle Dörtdivan Kaymakam Vekili tarafından İlçe Jandarma Komutanlığı ziyaret edilmek istenilmiştir. Kaymakamlık makam aracı İlçe Jandarma Komutanlığı girişinde diğer araçlardan farklı bir şekilde bekletilmiş ve kontrole tabi tutulmuştur. Olaya ilişkin kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde 23-25 Temmuz tarihleri arasında İlçe Jandarma Komutanlığı nizamiyesine giriş yapan 21’i resmi, 5’i sivil olmak üzere toplam 26 aracın hiçbir şekilde kontrol edilmediği, sadece kaymakamın makam aracının bekletilerek kontrol edildiği tespit edilmiştir. İlçe Jandarma Komutanı tarafından idari ve disiplin yönünden amiri konumunda olan kaymakama yönelik özel olarak gerçekleştirilen resmi protokol ve görgü kurallarına aykırı bu uygulamanın öğrenilmesi neticesinde, İlçe Jandarma Komutanı İl Jandarma Komutanlığı emrine görevlendirilmiştir. İlçe Jandarma Komutanının açığa alındığına dair basında ve sosyal medyada yer alan haberler gerçeği yansıtmamakta olup, söz konusu olaya ilişkin disiplin soruşturması süreci devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin