Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) tarafından Zonguldak, Karabük ve Bartın illerini kapsayan Turizm Değerleri Çalıştayı düzenlendi.
Zonguldak Dedeman Otel’de düzenlenen BAKKA Bölge Turizm Çalıştayı’na bölgedeki sektör paydaşları katıldı. Çalışmalarda Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ile uyumlu olarak bölgede turizm alternatiflerinin geliştirilmesi, doğal, kültürel, tarihi ve coğrafi değerlerin koruma kullanma dengesi içinde değerlendirilerek bölgenin turizmden alacağı payın artırılması hedefleniyor. Çalışmanın bölge ve ülke turizmine katkı sunması, son yıllarda ivme kazanan turizm sektöründe bölgeye daha sistematik ve bilimsel bir yaklaşımın kazandırılması bekleniyor.
Çalıştay hakkında bilgi veren BAKKA Genel Sekreter Vekili Elif Acar, paydaşların son görüşlerini alarak turizm noktasında bölge için genel anlamda neler yapılabilir noktasında bir eylem planı oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, “Ajans kuruluşundan bu yana turizm odaklı çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Özellikle biz başucu kitabımız olan bölge planımızda da turizm odağında da sorunları anlatıyoruz, çözüm önerileri getiriyoruz. Bu kapsamda da yine yönetim kurulumuzun onayıyla sonuç odaklı programlar çalışıyoruz. Yine bunun ayaklarından biri olan TR 81 projesi olan yani Zonguldak, Bartın ve Karabük illerini kapsayan bölgemizde turizm değerlerinin belirlenmesi ile ilgili bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışmalar için alternatif turizm çalışmaları, destinasyon ve rota belirleme çalışmaları, daha çok turist çekebilme çalışmaları, turizmin önündeki engeller ve bunların çözüm önerileri gibi çalışmalar var. Bu çalışmaları elbet tek başımıza gerçekleştirmiyoruz. Bizim için paydaşlarımız çok önemli, turizm odağında çalışan il kültür turizm müdürlükleri, STK’lar, belediyeler, onun dışında herhangi bir kuruma bağlı olmayan vatandaşlarımızın da görüşlerini alıyoruz. Dolayısıyla toplu bir çalışma yapıp bunu bölgemize sunmayı hedefliyoruz. Bu çalıştayımızın öncesinde de saha çalışmaları, odak grup toplantıları, bölgemizdeki değerlere yönelik teknik geziler yapıldı. Onları devamında burada artık interaktif bir şekilde paydaşlarımızdan son görüşlerini alarak turizm noktasında bölgemiz için genel anlamda neler yapabiliriz noktasında bir eylem planı oluşturmayı hedefliyoruz. Bölgemiz için hayırlı olsun” şeklinde konuştu.


Bölge Turizm Çalıştayı yapıldı
SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !
Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.
ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.
Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.
Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.
Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.
Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.
Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!
Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.
İlyas Erbay


