Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Ekim, 2018 09:32 tarihinde yayınlandı
0

Bölge Turizm Çalıştayı yapıldı

Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) tarafından Zonguldak, Karabük ve Bartın illerini kapsayan Turizm Değerleri Çalıştayı düzenlendi.
Zonguldak Dedeman Otel’de düzenlenen BAKKA Bölge Turizm Çalıştayı’na bölgedeki sektör paydaşları katıldı. Çalışmalarda Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ile uyumlu olarak bölgede turizm alternatiflerinin geliştirilmesi, doğal, kültürel, tarihi ve coğrafi değerlerin koruma kullanma dengesi içinde değerlendirilerek bölgenin turizmden alacağı payın artırılması hedefleniyor. Çalışmanın bölge ve ülke turizmine katkı sunması, son yıllarda ivme kazanan turizm sektöründe bölgeye daha sistematik ve bilimsel bir yaklaşımın kazandırılması bekleniyor.
Çalıştay hakkında bilgi veren BAKKA Genel Sekreter Vekili Elif Acar, paydaşların son görüşlerini alarak turizm noktasında bölge için genel anlamda neler yapılabilir noktasında bir eylem planı oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, “Ajans kuruluşundan bu yana turizm odaklı çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Özellikle biz başucu kitabımız olan bölge planımızda da turizm odağında da sorunları anlatıyoruz, çözüm önerileri getiriyoruz. Bu kapsamda da yine yönetim kurulumuzun onayıyla sonuç odaklı programlar çalışıyoruz. Yine bunun ayaklarından biri olan TR 81 projesi olan yani Zonguldak, Bartın ve Karabük illerini kapsayan bölgemizde turizm değerlerinin belirlenmesi ile ilgili bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışmalar için alternatif turizm çalışmaları, destinasyon ve rota belirleme çalışmaları, daha çok turist çekebilme çalışmaları, turizmin önündeki engeller ve bunların çözüm önerileri gibi çalışmalar var. Bu çalışmaları elbet tek başımıza gerçekleştirmiyoruz. Bizim için paydaşlarımız çok önemli, turizm odağında çalışan il kültür turizm müdürlükleri, STK’lar, belediyeler, onun dışında herhangi bir kuruma bağlı olmayan vatandaşlarımızın da görüşlerini alıyoruz. Dolayısıyla toplu bir çalışma yapıp bunu bölgemize sunmayı hedefliyoruz. Bu çalıştayımızın öncesinde de saha çalışmaları, odak grup toplantıları, bölgemizdeki değerlere yönelik teknik geziler yapıldı. Onları devamında burada artık interaktif bir şekilde paydaşlarımızdan son görüşlerini alarak turizm noktasında bölgemiz için genel anlamda neler yapabiliriz noktasında bir eylem planı oluşturmayı hedefliyoruz. Bölgemiz için hayırlı olsun” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Mayıs, 2026 14:42 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

TÜİK’İN ÇOCUK VERİLERİ İÇLER ACISI !

Türkiye’nin demografik yapısı hızla değişiyor. Bu durum uzmanlar tarafından demografik bir kriz olarak nitelendiriliyor. Genç nüfustaki azalma ve doğurganlık oranlarının düşmesi sosyal, ekonomik ve stratejik açıdan ciddi tehlikeler barındırıyor.

Türkiye’nin toplam nüfusu şu an artmaya devam etse de, yıllık nüfus artış hızı Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyelerine geriledi. Toplam doğurganlık hızı 1,51 çocuğa kadar düştü. Uzmanlar, nüfusun 2050’li yılların ortasına kadar 90-94 milyon bandında zirveyi görüp sonrasında kalıcı bir azalışa geçeceğini öngörüyor.

TÜİK tarafından Nisan 2026’da yayımlanan en güncel “İstatistiklerle Çocuk” verilerine göre, Türkiye’de yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki çocukların oranı %36,8
Bu oran, Türkiye’deki yaklaşık 21,3 milyon çocuktan 7 milyon 870 binine denk geliyor.

Risk altındaki erkek çocukların oranı %36,0 iken, kız çocuklarında bu oran %37,8’e çıkmaktadır.
Türkiye genelinde yetişkin nüfusun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski oranı %27,9 seviyesinde kalırken, çocuklardaki risk bu orandan yaklaşık 9 puan daha fazladır.
Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il %43,3 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu il ise %15,9 ile Tunceli’dir

EUROSTAT VERİLERİ TÜİK VERİLERİ İLE ÖRTÜŞÜYOR.

Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat, Avrupa Birliği ülkelerinde ve Türkiye’de yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan insan sayısını çıkarmış. Eurostat 2025 verilerine göre; Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 20.9 olan yoksulluk ve sosyal dışlanma riski Türkiye’de yüzde 29.8 olarak ölçülmüş. Bu oranla Avrupa ülkeleri arasında ilk sıradayız.
Türkiye 25 milyonluk nüfusla Avrupa’da yoksulluk ve sosyal dışlanma riskinde zirvede yer alıyor. Özellikle emeklilerdeki risk oranı Avrupa ortalamasının iki katını aşıyor.
TÜRK-İŞ’in her ay sonu açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarına bakarsak; emeklilerin neredeyse tamamı açlık sınırı rakamlarının da altında yaşam mücadelesi veriyor.
Avrupa kıtasında gelir ve refah seviyesi açısından uzun süredir alt sıralarda yer alan Türkiye, artık yoksulluk ve sosyal dışlanma istatistiklerinde de liderlik koltuğuna oturmuş durumda.

Ülkemizde yaklaşık 25 milyon insan, gelir yetersizliği, beslenme alışkanlıklarındaki zorluklar ve sınırlı sosyal olanaklar nedeniyle yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle yaşamını sürdürüyor.

SOSYAL DIŞLANMA; bireylerin ya da belirli toplumsal grupların ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal haklara erişiminin kısmen veya tamamen engellenerek toplumun dışına itilmesi durumudur. Bu kavram, bireyin sadece yoksul olmasını değil; eğitim, sağlık, istihdam ve karar alma mekanizmaları gibi toplumsal süreçlerin dışında kalmasını da ifade eder.

Avrupa’da 65 yaş ve üzerinde yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya olanların yüzde 15.6 olurken, Türkiye’de bu oran yüzde 38.1’e yükselmiş.

Görüldüğü gibi, Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat ve TÜİK verileri, Türkiye için acı tabloyu gözler önüne seriyor.
Genç nüfusumuz azalıyor diye yakınıyoruz. Çocuk sahibi olmayı teşvik ediyoruz. İyi de,
yoksulluk ve sosyal dışlanma riskindeki çocukların oranı % 36.8 iken nasıl olacak bu iş?

İlyas Erbay