Reklam
Reklam
aw197099 01 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Mayıs, 2024 13:43 tarihinde yayınlandı
0

BM: “Gazze Şeridi’nin kuzeyinde tam anlamıyla açlık var”

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü Cindy McCain, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yaşanan insanlık dramına değinerek, “Kuzeyde açlık var, tam anlamıyla açlık var ve güneye doğru ilerliyor” dedi.

İsrail Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarıyla binlerce sivili katlederken, açlık ve susuzluk kuzey başta olmak üzere tüm bölgeye yayılıyor. Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü Cindy McCain Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki insanlık dramına dikkat çekerek, “Kuzeyde açlık var, tam anlamıyla açlık var ve güneye doğru ilerliyor. Bizim sürekli olarak istediğimiz tek şey ateşkes ve Gazze Şeridi’ne güvenli bir şekilde girebilmek için sınırsız erişimin sağlanmasıdır” dedi.

COGAT yalanladı

İsrail ordusuna bağlı Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktivitelerini Koordinasyon Birimi (COGAT) ise McCain’in sözlerini yalanlayan bir açıklama yaptı. COGAT tarafından yapılan açıklamada, “İsrail Devleti, son aylarda Gazze Şeridi’ne gıda, tıbbi malzeme ve çadır için ekipman sağlamak üzere insani yardım çabalarını artırdı” denildi. COGAT’ın son haftalarda Gazze Şeridi’nde faaliyet gösteren BM kuruluşları da dahil olmak üzere uluslararası toplumla koordinasyon içinde olduğu belirtilen açıklamada, “Başta gıda olmak üzere insani yardım malzemesi taşıyan 100 kamyon her gün Gazze Şeridi’nin kuzeyine gönderilmektedir. Nüfusa oranla Gazze Şeridi’nin kuzeyine gönderilen yardım kamyonlarının sayısı, bölgenin güneyine gönderilenlerden daha fazladır” ifadeleri kullanıldı.

“Uluslararası muhataplar taşınan malların kapsamının azaltılmasını istiyorlar”

İsrail’in son haftalarda bölgenin kuzeyinde ve güneyinde insani durumu önemli ölçüde iyileştirecek çabalara öncülük etiği aktarılan açıklamada, “Uluslararası muhataplar, ‘insani durumun iyileşmekte olduğunu, kuzeydeki depolarda ve pazarlarda çeşitli malların bulunduğunu’ belirtti. İyileşen durum ışığında, gönderilen miktarlar nüfusa oranla çok yüksek olduğu için ‘Gazze Şeridi’nin kuzeyine taşınan malların kapsamının azaltılmasını’ istiyorlar” denildi.(İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
w1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Mayıs, 2026 14:42 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

TÜİK’İN ÇOCUK VERİLERİ İÇLER ACISI !

Türkiye’nin demografik yapısı hızla değişiyor. Bu durum uzmanlar tarafından demografik bir kriz olarak nitelendiriliyor. Genç nüfustaki azalma ve doğurganlık oranlarının düşmesi sosyal, ekonomik ve stratejik açıdan ciddi tehlikeler barındırıyor.

Türkiye’nin toplam nüfusu şu an artmaya devam etse de, yıllık nüfus artış hızı Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyelerine geriledi. Toplam doğurganlık hızı 1,51 çocuğa kadar düştü. Uzmanlar, nüfusun 2050’li yılların ortasına kadar 90-94 milyon bandında zirveyi görüp sonrasında kalıcı bir azalışa geçeceğini öngörüyor.

TÜİK tarafından Nisan 2026’da yayımlanan en güncel “İstatistiklerle Çocuk” verilerine göre, Türkiye’de yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki çocukların oranı %36,8
Bu oran, Türkiye’deki yaklaşık 21,3 milyon çocuktan 7 milyon 870 binine denk geliyor.

Risk altındaki erkek çocukların oranı %36,0 iken, kız çocuklarında bu oran %37,8’e çıkmaktadır.
Türkiye genelinde yetişkin nüfusun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski oranı %27,9 seviyesinde kalırken, çocuklardaki risk bu orandan yaklaşık 9 puan daha fazladır.
Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il %43,3 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu il ise %15,9 ile Tunceli’dir

EUROSTAT VERİLERİ TÜİK VERİLERİ İLE ÖRTÜŞÜYOR.

Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat, Avrupa Birliği ülkelerinde ve Türkiye’de yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan insan sayısını çıkarmış. Eurostat 2025 verilerine göre; Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 20.9 olan yoksulluk ve sosyal dışlanma riski Türkiye’de yüzde 29.8 olarak ölçülmüş. Bu oranla Avrupa ülkeleri arasında ilk sıradayız.
Türkiye 25 milyonluk nüfusla Avrupa’da yoksulluk ve sosyal dışlanma riskinde zirvede yer alıyor. Özellikle emeklilerdeki risk oranı Avrupa ortalamasının iki katını aşıyor.
TÜRK-İŞ’in her ay sonu açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarına bakarsak; emeklilerin neredeyse tamamı açlık sınırı rakamlarının da altında yaşam mücadelesi veriyor.
Avrupa kıtasında gelir ve refah seviyesi açısından uzun süredir alt sıralarda yer alan Türkiye, artık yoksulluk ve sosyal dışlanma istatistiklerinde de liderlik koltuğuna oturmuş durumda.

Ülkemizde yaklaşık 25 milyon insan, gelir yetersizliği, beslenme alışkanlıklarındaki zorluklar ve sınırlı sosyal olanaklar nedeniyle yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle yaşamını sürdürüyor.

SOSYAL DIŞLANMA; bireylerin ya da belirli toplumsal grupların ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal haklara erişiminin kısmen veya tamamen engellenerek toplumun dışına itilmesi durumudur. Bu kavram, bireyin sadece yoksul olmasını değil; eğitim, sağlık, istihdam ve karar alma mekanizmaları gibi toplumsal süreçlerin dışında kalmasını da ifade eder.

Avrupa’da 65 yaş ve üzerinde yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya olanların yüzde 15.6 olurken, Türkiye’de bu oran yüzde 38.1’e yükselmiş.

Görüldüğü gibi, Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat ve TÜİK verileri, Türkiye için acı tabloyu gözler önüne seriyor.
Genç nüfusumuz azalıyor diye yakınıyoruz. Çocuk sahibi olmayı teşvik ediyoruz. İyi de,
yoksulluk ve sosyal dışlanma riskindeki çocukların oranı % 36.8 iken nasıl olacak bu iş?

İlyas Erbay