Reklam
Reklam
673d8b537f8b5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Kasım, 2024 10:10 tarihinde yayınlandı
0

Biyolojik Yaş Tükürük Örnekleriyle Tespit Edilecek

Karabük Üniversitesi’nde görevli akademisyenler biyolojik yaşın tükürük örneklerinden kolaylıkla tespit edilmesini sağlayacak proje hazırladı.

Karabük Üniversitesi yenilikçi projeleriyle öne çıkmaya devam ediyor. Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacı Mehmet Kayılı ve Doç. Dr. Hakan Yılmaz tarafından “Tükürükten Biyolojik Yaş Tespiti İçin IgG N-Glikomu Kullanılarak Makine Öğrenmesi Temelli Bir Modelin Geliştirilmesi ve Serum IgG N-Glikozilasyon Profillerine Bağlı Olarak Validasyonu” başlıklı TÜBİTAK COST projesi hazırlandı.

Akademisyenler proje çerçevesinde insan sağlığına ilişkin önemli biyobelirteçlerden biri olan IgG glikozilasyon profillerinin incelenmesiyle biyolojik yaşın tespiti için bir model geliştirecek. Bu modelin özellikle tükürük örnekleri kullanılarak geliştirilmesi yaş tespitinin mümkün hale gelmesini sağlayacak. Ayrıca, serum örnekleri üzerinden yapılacak doğrulama çalışmaları, modelin güvenilirliğini ve geçerliliğini artıracak.

Tükürükteki IgG N-glikozilasyon profillerinin analizinde makine öğrenmesi algoritmalarını kullanacak olan modelle geleneksel analizlere kıyasla daha hızlı ve kesin sonuçlar sunmak hedefleniyor. Geliştirilecek model, biyolojik yaş ile kronolojik yaş arasındaki farkları tespit ederek bireylerin sağlık durumlarına dair önemli veriler sunacak.

Hazırladıkları projeyle tükürükten biyolojik yaş tespitine yönelik analitik bir yöntem geliştirmeyi ve bu yöntemi kan örneklerinden elde edilen verilerle kıyaslamayı hedeflediklerini belirten Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi ve proje yürütücüsü Doç. Dr. Hacı Mehmet Kayılı, “Bu projenin temel amacı, kişilerin yaşlanma durumu hakkında bilgi vermek, yaşlanmasının ne düzeyde olduğunu kişilere göstermek ve böylelikle kişilerin yaşlanma dereceleri hakkında fikir sahibi olmasını sağlamaktır. Bu projede, ilk olarak sağlıklı bireylerden kan ve tükürük örnekleri alıyoruz. Çok küçük miktar hacimde kan örneği bizim için yeterli oluyor. Vücudumuzda bulunan antikorlara bakarak, antikorlardaki modifikasyonlarını takip ederek, özellikle yaşlanmayla alakalı biyobelirteç seyrini Türkiye popülasyonuna özgü olarak inceliyoruz” dedi.

Proje bünyesinde sağlıklı bireylerden kan ve tükürük örnekleri toplandığını ifade eden Kayılı, “Bu sayede, kişilerden bir biyolojik bir damla kan veya tükürük örneği alarak, kişilerin biyolojik yaşının, normal yaşlarından ileride olup olmadığını tespit edeceğiz. Biliyorsunuz ki insanların bir yaşı var. Kronolojik yaş diyoruz bu yaşa. Bu, doğumdan itibaren geçen bir süreç. Bir de vücudumuzun çevresel etkilerden ne kadar etkilendiğini gösteren biyolojik yaşımız var. Biz, bu biyolojik yaşımızı, moleküler düzeyde analizlerle gerçekleştiriyoruz. Moleküler düzeyde yaptığımız analizlerde, hücrelerinizin yaşlanma derecesini söyleyerek sizin yaşlanmanızı ve dolayısıyla hastalıklara olan yatkınlığınızı ne düzeyde olduğunu belirtiyoruz. Eğer biyolojik yaşınız yüksek çıkarsa, siz kendinizi ve hayat tarzınızı ona göre değiştirerek örneğin diyet yaparak veya spor aktivitelerinizi artırarak yaşlanma düzeyinizi geriletebilirsiniz. Böylelikle de hastalıklara daha geç maruz kalabilirsiniz” diye konuştu.
Kayılı, projede iki bursiyerin ve iki araştırmacı hocanın görev aldığını ve projenin TÜBİTAK tarafından desteklendiğini aktararak bu yenilikçi çalışmanın, sağlıklı bir yaşlanma sürecine katkıda bulunmayı ve hastalıkların erken teşhisine yönelik önemli bir adım atmayı amaçladığını vurguladı.

Proje Araştırmacısı Doç. Dr. Hakan Yılmaz, makine öğrenmesinin sağlık alanındaki etkinliğine vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı:
“Makine öğrenmesi, artık günümüzde oldukça popüler, girmediği alan yok diyebiliriz. Bu alanların en başında sağlık geliyor. Biz de makine öğrenmesi yöntemlerini sağlıkta etkin ve efektif olarak kullanmaya çalışıyoruz. Burada da kişinin normal demografik yaşı ile kronolojik ve biyolojik yaşı arasındaki bağıntıyı ortaya koyarak bir yaş tahmini yapmaya çalışıyoruz. Özellikle sağlık alanında ön tanı çalışmalarında, makine öğrenmesi uygulamalarını oldukça fazla kullanıyoruz. Farklı projelerde de yine bu yöntemleri kullanmaya devam ediyoruz.”

Projenin iki temel aşamadan oluştuğunu anlatan Yılmaz, “Bu proje aslında iki tane aşamadan oluşuyor: Birinci aşamada örneklerin toplanması, ikinci aşamada ise bu örneklerin analiz edilmesi ve makine öğrenmesi teknikleriyle aradaki bağlantının ortaya koyulması. İlk etaptaki sonuçlarımız umut vaat edici. Tabi şu an net bir rakam veremiyoruz. Özellikle sağlıkta belirli bir aşamaya ulaşmadan rakam vermek çok doğru olmuyor ama burada da güzel sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
kastamonudan istanbula kurbanlik hayvan sevkiyatlari basladi yeMxu73y
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Mayıs, 2026 12:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu’dan İstanbul’a kurbanlık hayvan sevkiyatları başladı

Kastamonu’da aylardır beslenen kurbanlık hayvanların, yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle İstanbul’un Avrupa yakasındaki kurbanlık pazarlarına sevkiyatına başlandı.

2 bin 200 küçükbaş, 300 küçükbaş kurbanlık hayvan sevkiyatının planlandığı Kastamonu’da, 960 hayvanın yola çıktığı belirtildi. İstanbul’un Avrupa yakasına ve Trakya bölgesine gidebilmek için gerekli sevk belgelerini alan besiciler, tırlara yükledikleri hayvanlarla birlikte yola çıktı.

Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Hacı Satı Karabakal kurbancılık serüvenini yarım asra yaklaşan bir gelenekle sürdürülüyor. 34 büyükbaş hayvanla İstanbul yoluna çıkan Alaettin Karabakal, “8 yaşımdan beri babam Hacı Satı Karabakal ile beraber bu işi yapmaktayız. Ben devam etmekteyim. 30-35 hayvanımız var. İnşallah İstanbul Sultangazi’de A17 numaralı çadırda müşterilerimizi bekliyoruz. Zor bir meslek, oradaki şartlar ağır. Yola çıkmak, gitmek, çadır masrafları falan ağır. Ama kurbancılık para kazandırıyor. Yine de yapmak zorundayız. Ekonomi İstanbul’dan dönüyor. Müşterilerimiz arıyor bizi, Allah razı olsun gelecekler. Beklentimiz iyi. Şu anda 34 hayvanımız var. Boğa ve dana götürüyoruz, iki tane de dişi hayvanımız var” dedi.

“1976’da kuzuyla başladık, bugün tezgahı evlatlar sürdürüyor”

Bugüne kadar binlerce hayvan yetiştirdiğini ifade eden 66 yaşındaki baba Hacı Satı Karabakal ise “İlk kez 1976’da İstanbul’a kuzuyla gittim. Ondan bugüne kadar devam ettik. Şu anda kendim İstanbul’a gitmiyorum, çocuklarım, torunlarım gidiyor. İşi böyle devam ettiriyoruz, Allah bereket versin. Bundan geçindik, başka bir gelirimiz yoktu” diye konuştu.

Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada ise “2026 yılı Kurban Bayramı öncesinde ilimiz genelinden yaklaşık 2 bin 200 büyükbaş ve 300 küçükbaş hayvanın İstanbul Avrupa yakasına ve Trakya bölgesine sevk edilmesi planlanmaktadır. İstanbul Avrupa yakasının hastalıktan ari bölge statüsünde bulunması nedeniyle sevk edilecek hayvanlara yönelik gerekli karantina uygulamaları, sağlık kontrolleri ve test işlemleri İl Müdürlüğümüz teknik personelleri tarafından titizlikle gerçekleştirilmiştir. Hayvan sağlığının korunması, güvenilir hayvan hareketlerinin sağlanması ve yetiştiricilerimizin mağduriyet yaşamaması amacıyla sevk süreçleri İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz koordinasyonunda hassasiyetle yürütülmektedir. İl Müdürlüğümüz tarafından Kurban Bayramı sürecinde hayvan hareketleri ve sevk kontrollerine yönelik çalışmalar aralıksız devam edecektir. Yetiştiricilerimize hayırlı, bereketli ve bol kazançlı bir sezon dileriz” denildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin