Birlik Medya Yöneticileri Vali Gürel'le Bir Araya Geldi - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
31 Ocak, 2023 14:43 tarihinde yayınlandı
0
0

Birlik Medya Yöneticileri Vali Gürel’le Bir Araya Geldi

Karabük Birlik Medya Yöneticileri Vali  Fuat Gürel ile kahvaltılı bir programda bir araya geldi. Sohbet ortamında geçen görüşmede,  Karabük’te yapılan çalışmalar konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

Birlik Medya Yönetimine teşekkür eden Vali Fuat Gürel, “Çağımızın dinamik mesleklerinden biri olan gazetecilik, ideal manada haberin doğrusunu insanlara ulaşmasını sağlamak gibi anlamlı bir misyonu içermektedir. İletişim çağının hayatımızın her noktasına sirayet ettiği günümüzde bu anlayışla sizler de görevinizi sürdürmektesiniz. Tarafsız ve evrensel normlara uygun ilkeler çerçevesinde yayıncılık yaparak kamuoyunu aydınlatan, bu yolda her an haber peşinde koşarak, halkımızın talep ve beklentilerini yansıtarak da kamusal bir görevi yerine getirmektesiniz. Ben bu manada  teşekkür ediyorum, çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum” dedi.

Birlik Medya Yöneticileri ise Vali Fuat Gürel’e teşekkür ederek,  “Karabük’te basılı yayım olarak 2 gazetemizle birlikte günlük yayım yapan tek basın kuruluşuyuz. Karabük’e daha çok hizmet edebilmek, daha yararlı olabilmek, kamu görevi olan gazeteciliği halkın yararına ve kamuoyunun genel çıkarlarına daha iyi hizmet edebilmek için şehrimizin yöneticileriyle özel oturumlarda bundan sonraki süreçte de  bir araya gelmeye devam edeceğiz” dediler. (Halil Kızılyer)

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay