Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Ekim, 2023 22:45 tarihinde yayınlandı
0

Bir tarafında yol yok diğer tarafından milyonluk daireler

Eskişehir’de bir mahallede yaşanan imar sorunu nedeniyle vatandaşlar yolları kapatırken, aynı bölgenin bir tarafında kaldırımı asfaltı olmayan sokaklar, diğer tarafta milyonluk dairelerin olması dikkat çekiyor.

Çankaya Mahallesinde bulunan imar karışıklığı dikkat çekiyor. Mahalle içinde farklı kat artırımları bulunuyor. Mahallede özellikle dar gelirli ailelerin yaşadığı alanda çalışma yapılmaması sonrasında vatandaşların yaşadıkları sıkıntılar gözler önünde. Birçok sokakta kaldırım ve yol yokken imarda yaşanan sorunlar nedeniyle ise çoğu vatandaşlar yolların kendilerine ait olduğunu iddia ederek telle çevirdi. Vatandaşların yıllardır beklediği kat artırımının yanı sıra bazlı binaların yapılmasına ise Eskişehir Büyükşehir Belediyesinden izin çıkmıyor. Depreme dayanıklılık konusunda Eskişehir’in en sağlam bölgelerin başında geldiği bilinen bölgeye çalışmama yapılmaması ise hayrete düşürüyor. Eskişehir’de birçok köyde bulunan kaldırımlar vatandaşların yaşadığı bu bölgede henüz yapılmadı. Şehir merkezine araçla 10 dakikalık mesafe de olan bölgede vatandaşlar duruma tepkili. Tek bir çalışma yapılmayan bölgenin yaklaşık 100 metre karşısında bulunan Vadişehir Mahallesine ait alanda ise yapılan daireler 4 milyona alıcı buluyor. Yaşadıkları rezilliğin sonra erdirilmesini isteyen vatandaşlar özellikle kat artırımını ve bölgenin düzenlenmesini istedi.

“Konuyu gündeme getiriyoruz ancak olumlu cevap alamıyoruz”

AK Parti Büyükşehir ve Odunpazarı Belediye Meclis Grup Başkan Vekili Murat Özcan, konunun takipçisi olduklarını ancak konuyla ilgili bir sonuç alamadıklarını belirtti. Vatandaşların çağdaş yapılarda oturması için mücadele ettiklerini ifade eden Özcan, konuşmasının devamın da şunları söyledi:

“Karapınar gecekondu önleme bölgesinin sınırları dışında kalan görmüş olduğunuz gibi metropolde kalmış, imarı doğru dürüst yapılmamış, ada bazlı yerlerimizi ada bazlı emsal bazlı imarlaştırarak, hem buranın yollarının ve sosyal tesislerinin genişlemesi, hem de buradaki gariban vatandaşlarımızın da tıpkı şurada olduğu gibi siteleşme mantığıyla beraber yani çağdaş yapılarda mimarileri de oturmasını talep ettik. Bize verilen cevap bunlar rantçı teklifler geliyor. Mahsus üstü kapalı örtbas edilen cevaplar aldık. Halbuki teklifimizde bir rant yok. Teklifimizde sadece bu görmüş olduğunuz metruk halde kalmasına sebep olan imarlaşmanın, siteleşme emsal bazında ada bazında bir emsal verilerek yapılacak olan imar ulaşmanın daha çağdaş bir mimariye uygun olması ve bu gariban insanların da bundan faydalanacaksa rant varsa da bu gariban vatandaşların rantı olacak. Burada olduğu gibi zengin insanların rantı olmayacak. Bırakın imar ulaşmasını. Burada herhangi bir sosyal alan yok. Görmüş olduğunuz gibi evler metruk vaziyette duruyor. Neden? Çünkü burada bir imar yok. Buranın devamını sağlayacak şekilde yani daha önce TOKİ marifetiyle yapılmış, daha sonra da belediye marifetiyle imaları verilmiş. Siteleşme mantığında emsale uygun çağdaş bir mimarinin ve imar ulaşmanın burada yıllardan beri 50 yıldan beri 40 yıldan beri oturan değerli vatandaşlarımıza da verilmesi tarafındayız. Bunların da bu vatandaşlarımızın hak ettiğini düşünüyoruz ama maalesef yıllardır bu uygulamalarıyla hem Odunpazarı Belediyesi, hem Büyükşehir Belediyesi, bu hakkın bu vatandaşlara ait olmadığını iddia ediyorlar. Biz de hakkın vatandaşlara ait olduğunu iddia ediyoruz” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin