Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Aralık, 2019 12:56 tarihinde yayınlandı
0

Bir Kulüp böyle bitti…

Kulüp yöneticileri SGK ve Vergi dairesinden gelen ödeme emirleri ile çıkmaz içinde

1969’da Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) işçileri tarafından kurulan ve Türkiye’yi Avrupa’da temsil etme şansı da yakalayan Kardemir Karabükspor’da, fabrikanın bacalarında çıkan ateş nedeniyle takımın simgesi haline gelen “Mavi Ateş” artık sönmek üzere. Türk kulüpleri arasında parmakla gösterilen takım yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve belirsizlikler sonucu kapanmanın eşiğine geldi.
Türkiye’nin ilk ağır sanayisi olan KARDEMİR’de çalışan işçiler tarafından 1969 yılında kurulan Karabükspor, tarihinde bir kez Türkiye’yi 2014-2015 sezonunda UEFA Avrupa Ligi’nde temsil etme şansı yakalamıştı. Süper Lig’de 10 sezon mücadele eden kırmızı-mavili ekip, 6 sezon 3. ve 2. Lig’in çeşitli gruplarında, 34 sezon 1. Lig’de mücadele verdi. Dünyada işçilerin kurduğu sayılı takımlardan olan Karabükspor, mali olarak sıkıntılar yaşamasının ardından Süper Lig’den TFF 1. Lig’e ardından TFF 2. Lig’e kadar düştü.
Kulübün borçları nedeniyle transfer yasağı getirilen Kardemir Karabükspor, altyapıdan futbolcularıyla maçlarına çıkmak zorunda kaldı. Gençlerle çıktığı 54 maçta hiç galibiyet alamazken, ilk galibiyetini 2019-2020 sezonunun 7. haftasında deplasmanda Elazığspor’u 3-2 yenerek aldı.
Manisaspor, Mersin İdmanyurdu, Orduspor ve Gaziantepspor gibi köklü kulüplerle aynı kaderi paylaşan kırmızı-mavili ekipte, isim yapmış onlarca futbolcu top koşturdu. Galibiyet ve beraberlikleri bulunmasına rağmen puan silme cezası nedeniyle “1” puanla ligin son sırasında yer alan Kardemir Karabükspor, en az gol atan, en fazla mağlubiyet alan, en çok gol yiyen, en farklı mağlup olan, sahasında en başarısız takım, deplasmanda en başarısız takım gibi rekorlara imza attı.
BÜTÜN YÖNETİCİLERE ÖDEME EMİRLERİ GELDİ
Hiçbir geliri olmayan kırmızı-mavili ekipte, piyasa ve futbolculara olan borçların yanı sıra SGK ve vergi borcundan dolayı bütün yöneticilere değişik miktarlarda ödeme emri gönderilmeye başlandı. Son 5 yıl içerisinde görev yapmış tüm başkan ve yöneticilere SGK tarafından gönderilen ödeme emirleri ile iyice çıkmaza giren kırmızı-mavililer her geçen gün kan kaybederek adeta eriyor. Toplam borcu 200 milyon liranın üzerinde olan Karabükspor’un bugüne kadar birikmiş ve gecikmeye girmiş 13 milyonun üzerinde vergi ve 3.5 milyon civarında da SGK borcu bulunuyor. SGK Karabük İl Müdürlüğü tarafından kulüp yönetiminde yer alan yöneticilere, görev yaptıkları dönemlerine göre ödeme emirleri gönderildi. En düşüğü 200 bin en yükseği 2 milyon TL civarında olan ödeme emirlerini alan eski ve yeni yöneticiler soruna çözüm bulma adına arayış içerisinde.
Bir zamanlar liglerde borcu bulunmayan gözde takımları arasında bulunan Karabükspor için tek çıkış yolunun kulübün kapatılması olduğu görüşlerine yer veriliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin