Bina yıkımında ’asbest’ uyarısı - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
31 Temmuz, 2023 11:14 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 21.09.2023 10:58
0
0

Bina yıkımında ’asbest’ uyarısı

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından hasarlı olan binaların yıkılmaya başlanması ile birlikte asbest ve akciğer hastalığı sorunları baş göstermeye başladı. Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeliz Karakan, inşaat tozuna bağlı olarak kısa veya uzun vadede solunum yolu hastalıklarıyla karşılaşabileceğini, bölgede bulunanların kronik akciğer hastalıklarının tetiklenebileceğine dikkat çekti.

 

Kahramanmaraş merkezli 11 ilde yıkımlara neden olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin acısı dinmezken, depremde ağır hasar gören binaların yıkımı devam ediyor. Hasarlı binaların yıkımında çok miktarda toz atmosfere dağılıyor. Bu da sağlık açısından ciddi risk oluşturuyor. Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeliz Karakan inşaat tozuna bağlı olarak kısa veya uzun vadede solunum yolu hastalıklarıyla karşı karşıya kalmanın ciddi risk oluşturabileceğine dikkat çekti.Yıkım olan bölgede bulunanların kronik akciğer hastalıklarının tetiklenebileceğini belirten Dr.Karakan, bu konuda uyarıda bulundu.

 

“Akciğer hastalıklarını tetikleyebilir”

 

Depremin ardından enkaz yığınlarında meydana gelen tozlarda astbest olabileceğini ve bunların çok önemli hastalıklara yol açabileceğini belirten Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeliz Karakan, “Depremin ardından hasarlı binaların yıkımında çok miktarda toz atmosfere dağılıyor. Enkaz çalışanları, birinci derecede bu tozlara maruz kalıyor. Bu tozların içerisinde asbest olabilir ama asbest yoksa bile diğer tehlikeli maddeler var. Bunlar ortama yayılıyor ve hastalıklara yol açıyor Tozların yayılması ile çevre ve halk sağlığı sorunu ortaya çıkıyor. İnşaat tozunun solunması, bazı mantar enfeksiyonlarının akciğerde yerleşmesine neden olabiliyor. Bu nedenle özellikle kronik bronşit, KOAH, astım sorunları olanlar, olabildiğince tozlu ortamlardan uzak durmalı. Çünkü soludukları tozlara bağlı olarak kalıcı mantar enfeksiyonları oluşabilir” dedi.

 

Yıkım alanında çalışan insanlara maskeler verilerek alan içerisindeki tozu solumasının önüne geçilmesi gerektiğini aktaran Dr. Karakan, “Sağlıklı kişilerin de bu tür tozları solumaları bazen duyarlı kişilerde astım atağı veya tıkanmaya neden olabilir. Genelde bu tür tozlara uzun süre maruz kalındığı zaman bunlar akciğerde birikerek meslek hastalığı dediğimiz ‘pnömokonyoz’ gibi hastalıklara neden olabilir. Dikkatli olmak gerekiyor. Yıkım alanında çalışanlar mutlaka toz maskesi takmalı. Maske asbest liflerini solunmasını engeller. Yıkımın olduğu alandaki insanlara da maske dağıtılmalı. Çünkü asbest ciddi sıkıntılara neden olabilir. Asbeste bağlı hastalıklar, akciğer zarında sıvı birikmesi, akciğeri saran zarın kalınlaşması ve kireçlenmesi, akciğer dokusu içerisinde absest liflerinin birikmesi, akciğerleri ve karın boşluğunu saran zarın kanseri (mezotelyoma) ve akciğer kanseridir” diye konuştu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
ddd
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
26 Nisan, 2026 15:13 tarihinde yayınlandı
0
0

Başkan Köse: Esnaf turizm bilincinden uzak, sadece günü kurtarıyor

Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, Antalya’da Türkiye Seyahat Acentaları Birliği tarafından düzenlenen 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Safranbolu’daki turizm yapısı ve esnaf yaklaşımına yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Köse, kentteki esnafın turizm bilincinin yeterli düzeyde olmadığını ifade ederek, “Şehirde esnaf sanki öyle özel bir kentte turizm yapıyor gibi değil. Bence turizmci bile değil. Tarihi binalarda konak, restoran işletiyorlar ama turizmle zerre alakaları yok” dedi.

Konuşmasında turizmde nicelikten ziyade niteliğin önemli olduğunu vurgulayan Köse, “Bizim derdimiz gelen turistin sayısı değil, niteliği çok kıymetli” ifadelerini kullanarak, daha butik ve seçkin grupları hedeflediklerini belirtti.

Safranbolu’ya yılda 1,5 milyon turist geldiğine dair söylemlerin gerçeği tam yansıtmadığını dile getiren Köse, kentte yaklaşık 4 bin yatak kapasitesi bulunduğunu ve günübirlik ziyaretlerle bu sayılara ulaşılabileceğini söyledi. Köse, “Ama derdimiz sayılar olmamalı. Sayılardan daha öte nitelikli ve alım gücü yüksek kesim olmalı” diye konuştu.

Tarihi kentlerde kitle turizminin uygun olmadığını ifade eden Köse, “Bizim gibi tarihi kentler kitle turizmini kaldıracak kentler değil. Çok fazla yükü var. Küçük ve butik grupların gelmesi bizim için daha iyi” dedi.

Tanıtım çalışmalarının bu doğrultuda sürdüğünü belirten Köse, belediye olarak Turizm İşletmecileri Derneği ile birlikte Safranbolu’nun tanıtımı için çalışmalar yürüttüklerini aktardı. Ancak altyapı, hizmet ve ürün kalitesinde eksiklikler olduğunu da vurgulayarak, “Siz kent olarak hazır değilseniz, istediğiniz kadar nitelikli turist gelsin bir kez gelir, bir daha gelmez” ifadelerini kullandı.

Kültürel mirasın korunması konusunda da eksiklikler bulunduğunu söyleyen Köse, esnafa yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:

“Şehirde esnaf sanki öyle özel bir kentte turizm yapıyor gibi değil bence turizmci bile değil. İnsanlar, tarihi binalarda konak işletiyor, restoran işletiyor ya da taksicilik yapıyorlar ama turizmle zerre alakaları yok. Gelen misafirlere nasıl davranmaları gerektiğini bilmiyorlar. Ya da elindeki eseri nasıl gelen misafirlere daha iyi nasıl pazarlarım kafası yok. O sadece para kazanmak ve günü kurtarmak derdinde.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin