Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Temmuz, 2023 11:06 tarihinde yayınlandı
0

Bin bir derde deva Cide tarhanasına coğrafi işaret

KASTAMONU (İHA) – Kastamonu’nun Cide ilçesinde, içerisinde kullanılan “boy otu” ve “darak otu” ile diğer tarhanalardan ayrılan Cide tarhanası coğrafi işaret ile tescillendi.
Anadolu, Balkanlar ve Orta Asya’daki geniş bir coğrafyada çeşitli yapım şekilleriyle görülen tarhana için Kastamonu’nun Cide ilçesinde coğrafi işaret alındı. Cide Yerel Eylem Gurubu ile Kastamonu Üniversitesinin destekleriyle Cide Kadın Girişimciler ve Üreticiler İşletme Kooperatifi’nin 24 Haziran’daki tarihli başvurusu neticesinde “Cide tarhanası” Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi. Cide tarhanası ile birlikte Kastamonu’daki coğrafi işaretli ürün sayısı 32’ye yükseldi. Cide ilçesinde ise daha önce Cide ceviz helvası da coğrafi işaretli ürün olarak tescil edilmişti.
Yoğurt, kurutulmuş nane, buğday unu, kurutulmuş kırmızı biber, yeşil biber, isteğe göre kıyılmış soğan kullanılan Cide tarhanası, hamur haline getirilen harcın bir hafta bekletilmesi ile yapılır. Cide tarhanasını diğer tarhanalardan ayırmasını ise Cide yöresinde çok fazla bulunan “boy otu” ve “darak otu”nun kullanılması sağlıyor.

“Tescil bekleyen iki tane daha ürünümüz bulunuyor”
Tescillenmesi için iki tane daha ürünlerinin beklediğini söyleyen Cide Yerel Eylem Gurubu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Kaptan, “Cide Yerel Eylem Gurubu Derneği olarak faaliyetlerimizde yer alan bölgesel, kültürel ve doğal kaynaklar tabanlı kırsal turizm ürünlerinin geliştirilmesi başlığından yola çıkarak Cidemizde kurulan ilk kadın kooperatifi olan Sınırlı Sorumlu Cide Kadın Girişimciler ve Üreticiler İşletme Kooperatifi’yle birlikte hareket ederek ve yine partnerimiz olan Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ile bir coğrafi işaret sürecine başladık. Burada yine kooperatifimizdeki hanımlarımızın sayesinde bu ürünün ayırt edici özelliği nedir, geleneksel olarak bugüne nasıl gelmiştir. Kastamonu Üniversitesi ile Cide’de tarhana üretimi yapan hanımlarımızı buluşturduk ve yapılan çalışmalar neticesinde ücretlerini bizler, dernek olarak karşılamak üzere Türk Patent Kurumuna başvuruda bulunduk. 1 yılı aşkın süreçte incelemeler sürdü. Cide tarhanasının coğrafi işaret almasına izin verildi. Bizler bundan gurur duyuyoruz. Dernek olarak yine Cide’miz için iki tane daha tescil başvurumuz bulunuyor. İnşallah önümüzdeki günlerde de bu başvurularımız olumlu sonuçlanacaktır diye düşünüyorum. Şu anda Cide ceviz helvası ile birlikte Cide Tarhanası da coğrafi işaret belgesi almış oldu. Fakat diğerlerini de tescillenince iki tane coğrafi işaretli ürün olan ilçemizde bu sayıyı dörde çıkartmış olacağız. Kastamonu’da da 29 olan coğrafi işaretli ürün sayısı 30’a yükselmiş oldu. İnşallah iki tane daha coğrafi işaret alınca bu sayıyı 32’ye yükselteceğiz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin