Bir zamanlar onlarca çeşit kuş türüne ev sahipliği yapan Kamış gölü kuraklık ve bilinçsiz sulama nedeniyle tamamen kurudu. Flamingolar başta olmak üzere bir çok kuş türüne ev sahipliği yapan gölde şimdi köylüler traktörle geziyor.
Tokat’ın Sulusaray ilçesine yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta bulunan Uylubağı köyü eteklerindeki Kamış gölü, bir zamanlar onlarca çeşit kuş türüne ev sahipliği yaparken, kuraklık ve bilinçsiz sulama nedeniyle tamamen kurudu. Kuşların göç yolundaki önemli duraklarından biri olan göletin kuruması hem vatandaşları hem de kuşları olumsuz etkiledi. Kuruyan gölet nedeniyle köyde sivrisinek popülasyonunda da artış görüldü. Bir zamanlar kuşların dans ettiği gölette şimdi köylüler traktörle geziyor.
“Eskiden burası hiç kurumazdı”
Son 20 yılda göldeki suyun yavaş yavaş kuruduğunu söyleyen Uylubağı Köyü Muhtarı Mustafa Bozkurt, “Bu köy çocukluğumuzda kendimizin girdiği, hayvanları otlattığımız yer olduğundan burada hiç su eksik olmazdı. Kendimiz de sıcakladıkça suyun içerisinde girerdik. Ama son 20 yıldır su kuruduğu için kuşlar gidiyor. Burada çok çeşitli kuşlar oluyordu. Ördek, toy, angut, turna, karabatak ve baharın ilk başlarında sürüyle flamingo geliyordu. Hepsinin ayrı ayrı ses tonları olurdu. Haziran 18 deyince su kalmıyor. Yavruların da kimisi yumurtadan çıkmamış oluyor kimisi de uçmamış oluyor. Her biri bir yerde telef oluyor. Su gidince kuşlar geri gidiyor. Bu içler acısı bir durumdur. Köyden kuşların seslerini dinliyoruz. Her biri bir otun dibinde ölüyor. Eskiden su hiç kurumazdı. Genelde arazilerden gelen sularla besleniyor. Tabandan çıkan herhangi bir su yoktur. Çevreden gelen sular da baraj, gölet ve vatandaşın vurduğu sondajdan dolayı burası kurudu. Su boşa akıyor yine de komşu köylerimiz buraya vermiyorlar. Aşağıda iki tane büyük çeşme var. Eski tabirle bir değirmenlik su var. Boşa akıtıyorlar yine de bize vermiyorlar. Bu suyu kışın 11’inci ayda verseler 5’inci aya kadar hiçbir sorun olmaz. Boş akıyor yine de vermiyorlar” dedi.
“Su kuruduğu için köylü de kuşlar da barınmıyor”
Suyunun da uyuz hastalığına iyi geldiğini iddia eden Köy sakinlerinden Halil Bozkurt ise “Şu an da uyuz gölündeyiz. Burası daha önceleri su dolu olurdu. Kuş çeşitleri çok olurdu. Yaban kazları ördekler, flamingolar, toylar hatta ismini bilmediğimiz kuş çeşitleri çok oluyordu. O zamanlar bu göl hiç kurumazdı. Şu anda köyümüz kuruyor. Ne bir kuş ne de insan kalıyor. Ayrıca kuruduğu için köylü vatandaşımız da sivrisinekten duramıyor. Buraya su bağlanarak hem kuş hem de çiftçi için arazi sulamasında kullanılması gerekiyor. Geçmiş zamanlarda buraya uyuz hastalığı olan insanlar gelerek batağı ve suyundan şifa görürlerdi. Şu an da gelen de yok. Köylü de barınamıyor, kuşlar da barınamıyor. Tamamen bataklık oldu. Hiçbir bakan da yok” diye konuştu.


Bilinçsiz sulama, flamingoların durağı Kamış Gölü’nün kurumasına neden oldu
Eşini ve kayınvalidesini öldüren sanığa iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
Zonguldak’ta eşi ve kayınvalidesini sokak ortasında tüfekle öldüren sanığa iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Duruşma sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Halil Alkaç, “Eşimi ve kızımı öldürdü. Aldığı ceza ailemi geri getirmez ama bir nebze içimiz rahatladı” dedi.
Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasına sanık Yusuf Ündeş, aile yakınları ve taraf avukatları katıldı. Geniş güvenlik önlemleri altında yapılan duruşmada, iddia makamı daha önceki mütalaasında tutukluluk halinin devamını talep etti.
Sanık son savunmasını yaptı
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan sanık Yusuf Ündeş, olaydan pişmanlık duyduğunu söyledi. Ündeş, “Defalarca söyledim. Yine söylüyorum. Bu işin olmasını istemezdim. Çok pişmanım. Eşime ve kayınvalideme 4-5 ay boyunca yalvardım. Allah’ın önünde diz çökerim. Onların önünde de diz çöktüm. Oğlumu bana karşı kışkırttılar. Anneme ve canım eşime yalvardım. 4-5 ay böyle geçti. Çok pişmanım” dedi.
Sanık avukatı ise müvekkilinin savunmasına destek çıkarak, “Müvekkilim ilk aşamadan itibaren oğlunun kendisine karşı doldurulması ve üç adet olay var. Mahkemeniz 2 kez dosyaya yenilik katmayacağı kanaatiyle reddetti. Biz adil yargılama hakkının ihlali olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.
Mahkeme heyeti son sözünü sorması üzerine sanık Yusuf Ündeş, “Çok pişmanım. Çok üzgünüm. Torunlarımla gezmek yaşamak isterdim. Ben de babayım. Siz bilirsiniz. Karar mahkemenin” dedi.
Mahkeme eşi Tülay Ündeş ve kayınvalidesi Zahide Alkaç’ı kasten öldürme suçundan tutuklu yargılanan Yusuf Ündeş hakkında kararını açıkladı. Mahkeme, sanığa eşine ve kadına karşı kasten öldürme suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, takdiri indirim uygulamadı.
Cezaevinde saçlarını boyatmış
Eşini ve kızını kaybetmenin acısını yaşayan Halil Alkaç ise sanığın aldığı cezayı değerlendirdi. Daha önce ilgili yerlere başvurularda bulunduklarını ancak yeterli sonuç elde edemediklerini söyleyen Halil Alkaç, “Biz defalarca kızımın uzaklaştırması olduğu halde tehdit mesajlarıyla şikayette bulunduk. Bu ölüm göz göre göre gelen bir ölüm. Şimdi sağda solda kendi akrabalarından birtakım laflar var. Kısasa kısas diyorum. Ben 66 yaşındayım. Ben kaybedeceğimi zaten kaybettim. 50 yıllık eşim ve kızımı kaybettim. Benim eşim 4. evre lösemi hastalığını atlattı. Ündeş’in saçları bembeyazdı, sakalları bembeyazdı. Artık tanınmamak için mi yaptı. Saçlarını boyatmış. Biz defalarca bu şikayetlerde bulunduk” dedi.

