Beyin ve sinir cerrahisi uzmanı uyardı: "Duruş bozukluğu skolyoz işareti olabilir” - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Şubat, 2024 00:36 tarihinde yayınlandı
0
0

Beyin ve sinir cerrahisi uzmanı uyardı: “Duruş bozukluğu skolyoz işareti olabilir”

Skolyoz hakkında bilgilendirmede bulunan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Ali Kemal Ulaş, “Çocuklarda kötü duruş, omuz seviyeleri arasında eşitsizlik, bel çukurlarındaki asimetri, bel kemiğinde bir tarafın öne çıkıntı yapması, kürek kemiğinde tümsek görünümü, elbiselerin vücuda tam oturmaması ve kızlarda eteğin yukarı doğru çekilmesi gibi belirtiler görüldüğünde skolyoz ihtimali düşünülerek vakit kaybetmeden hekime başvurulmalı” dedi.

Skolyozun tanımını yapan Liv Hospital Samsun Beyin ve Sinir Cerrahisi Opr. Dr. Ali Kemal Ulaş, “Skolyoz (omurga eğriliği), omurganın sırt ve bel bölgesinin yana doğru eğriliği olarak tanımlanır. Büyümenin en hızlı yaşandığı ergenlik döneminde görülme sıklığı artan hastalığın tedavisinde başarılı sonuçlara ulaşabilmek için erken dönemde müdahale edilmesi büyük önem taşır” diye konuştu.

“Her 100 kişiden 2 ila 4’ünde görülüyor”

Toplumda yüzde 2-4 arasında görülen Skolyoz hastalığı ve cerrahi tedavisi hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Ali Kemal Ulaş, hastalığa kız çocuklarında erkeklere oranla daha sık rastlandığını söyledi. Dr. Ulaş, “Skolyoz, kötü duruş ve omuz seviyeleri arasında eşitsizlik, bel çukurlarındaki asimetri, bel kemiğinde bir tarafın öne çıkıntı yapması, sırtta bir tarafta kemik kabarıklık (kürek kemiğinde tümsek görünümü), elbiselerin vücuda tam oturmaması, kızlarda eteğin yukarı doğru çekilmesi, vücut dengesinde sağa ya da sola kayma şeklinde belirtiler ile kendini gösterir” şeklinde konuştu.

“Erken teşhis önemli”

Skolyozda görülen çocuktaki hafif değişikliklerin aile üyesi, yakın bir arkadaş ya da öğretmen tarafından fark edilebileceğini vurgulayan Dr. Ulaş, bu durumda mümkün olduğunca hızlı bir şekilde bir hekime başvurulması gerektiğine dikkat çekti. Skolyoz cerrahisinde amacın eğilmiş omurları düzgün bir şekilde dizip birbirine kaynatmak olduğunu dile getiren Ulaş, “Kaynama sonrasında bu bölge tek bir kemik (omur) gibi hareket eder. Genelde 45-50 derecenin üzerinde olan eğrilikler ergenlik bitip büyüme tamamlansa bile ilerlemeye devam eder. İlerleme sırtta ve belde estetik olarak kötü bir görüntü oluşturduğu gibi akciğer fonksiyonunu da bozabilir. Bu durumda skolyoz cerrahisi yapan çoğu doktor skolyoz eğriliğini azaltmak ya da artmasını engellemek için cerrahi tedaviyi tercih eder. Günümüz teknolojisi skolyoz cerrahlarının eğrilikleri düzeltebilme yeteneklerini artırmıştır. Böylece estetik olarak düzgün bir görüntü elde edilebilir. Eğrilmiş omurların birbirine kaynatıldığı füzyon ameliyatı, skolyoz eğriliğinin artmasını engellemekte çok başarılıdır” ifadelerini kullandı.

“Skolyoz eğriliği ne kadar esnekse o kadar çok düzelir”

Ameliyattan önce özel eğilmeli ya da traksiyon filmi denilen özel röntgen filmleriyle skolyoz eğriliğinin ne düzeyde esnek olduğunun anlaşılmaya çalışıldığını vurgulayan Dr. Ulaş şunları söyledi: “Ameliyatı yapacak olan cerrah bu filmlerle ölçüm yaparak esneklik hakkında fikir sahibi olur. Skolyoz eğriliği ne kadar esnekse, o kadar çok düzelme elde edilir. Skolyoz ameliyatından sonra iz kalmasını engellemek için cilt estetik dikiş kullanılarak dikilir. İz oluşumunu engelleyici kremlerin kullanılması ve ilk yıl güneşe çıkarken kesi hattının üzerinin örtülmesi kullanılan diğer önlemlerdir. Skolyoz ameliyatı, omurganın tekrardan pozisyon verildiği, kasların yerlerinin değiştiği büyük bir ameliyattır. Genelde ameliyat sonrası ilk günlerde ağrı daha fazla olur. Çoğu hasta ağrısı üçüncü günden sonra azalarak hastaneden taburcu olur. Daha sonra aşamalı olarak ağrıları azalır ve genelde 2 ya da 4 hafta sonra okul çağındaki çocuklar okula gidebilirler. Hastalar ameliyat sonrası ikinci günde ayağa kaldırılıp yürütülürler.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
yas cay icin 353 tl fiyat talebi dSZLrssF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Nisan, 2026 04:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Yaş çay için 35+3 TL fiyat talebi

Trabzon’un Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, artan maliyetler karşısında üreticinin ayakta kalabilmesi için fiyat ve desteklemenin ayrı ayrı açıklanmasını istedi. Saral, “Çay fiyatına en az 35 TL taban fiyat ve 3 TL destekleme verilmelidir” dedi.

Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, yaklaşan sezon öncesinde üreticilerin beklentilerini paylaşarak, artan maliyetler karşısında çay üretiminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini ifade etti. Saral, kilogram başına 35 TL taban fiyat ve buna ek olarak 3 TL destekleme verilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin eline geçecek toplam rakamın en az 38 TL olması gerektiğini dile getirdi.

Destekleme ödemesi çiftçiyi rahatlatıyor

Saral, çaya verilen desteklemenin halk arasında “artı para” olarak bilindiğini hatırlatarak, bu ödemenin zamanlamasının da büyük önem taşıdığını ifade etti. Destekleme ödemelerinin her yıl gübre alım dönemine denk geldiğini belirten Saral, bu sayede üreticinin ekonomik olarak bir nebze nefes aldığını söyledi. Desteklemenin özellikle gübre temininde çiftçinin elini rahatlattığını belirten Saral, kredi kartı borçları ve diğer gider kalemleri üzerindeki baskının bu ödemelerle hafiflediğini dile getirdi. Bu sistemin devam etmesinin üretici açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Saral, gübre fiyatları başta olmak üzere işçilik giderleri, hasat ekipmanları ve nakliye masraflarındaki yükselişin üreticiyi ekonomik olarak zorladığını ifade etti. Çayın bölge için tek geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken Saral, mevcut ekonomik şartlarla üretimin sürdürülebilirliğinin risk altına girdiğini belirtti.

Desteklemenin taban fiyata dahil edilmesi sorun oluşturuyor

Desteklemenin taban fiyat içine dahil edilerek açıklanmasının geçmişte çeşitli sorunlara yol açtığını söyleyen Saral, “Bu uygulama özel sektör alımlarında kayıt dışılığı artırıyor. Ürünlerin tamamının borsalara tescil edilmemesine neden oluyor. Kamuda stopaj kaybı oluşturuyor. Gerçek rekoltenin tespit edilmesi zorlaşıyor. Arz-talep dengesini bozuyor. Gelecek yıllar için sağlıklı planlama yapılmasını engelliyor” diye konuştu.

Çiftçilerin talepleri takip ediliyor

Bölgedeki ziraat odalarının üreticilerin sesi olmaya devam ettiğini belirten Saral, taleplerin ilgili bakanlık nezdinde iletildiğini ve sürecin yakından takip edildiğini ifade etti. Saral, “Bakanlık nezdinde, temsiliyet ve yetki noktasında bütün dinamiklerle bölge Ziraat Odaları Başkanlıkları olarak çiftçilerimizin taleplerini kıymetli yetkililerimize ilettik ve takibini sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin