Beyaza bürünen Ilgaz Dağı’nın eteklerindeki yaylalarda kartpostallık görüntüler ortaya çıktı - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Şubat, 2024 16:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Beyaza bürünen Ilgaz Dağı’nın eteklerindeki yaylalarda kartpostallık görüntüler ortaya çıktı

Kastamonu’nun İhsangazi ilçesinde etkili olan kar yağışı ile Ilgaz Dağı’nın eteklerindeki yaylalar görsel şölen sundu. Yaylaları ziyaret eden vatandaşlar mest eden manzaranın tadını çıkardı.

Kastamonu’da etkili olan kar yağışı, Ilgaz Dağı’nı beyaza bürüdü. Kar yağışı ile birlikte Ilgaz Dağı’nın eteklerindeki yaylalar ayrı bir güzelliğe büründü. Kartpostalları aratmayan manzaraların ortaya çıktığı Ilgaz İlçesindeki Arazya Örenyeri yaylasında Şubat ayında açan ve karla buluşan çiçekler, görsel şölen sundu. Sis, kar ve yeşilin buluştuğu yaylaları ziyaret eden vatandaşlar ise doğanın tadını çıkartıp hatıra fotoğrafı çektirdi.

“Herkesi davet ediyoruz”

İstanbul’dan memleketi İhsangazi’ye gezmek için gelen Engin Ciğerci, manzara karşısında hayran kaldığını belirterek, “İhsangazi Örengil yaylasındayız. Akrabam Mustafa’ya misafir olarak geldik. Kar yağdı, bize doğa güzelliklerini gösterdi. Ben de dayanamadım, İstanbul’dan geldim. Herkesi davet ediyoruz. Bu doğa güzelliklerini herkes görmeli. Doğa sporları, kamp için çok güzel bir yer” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
wwww
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Nisan, 2026 12:16 tarihinde yayınlandı
0
0

“Dokuz canını tükettiğine” inanıp kendi mezarını kazdı

Safranbolu ilçesinde bir vatandaş çok sayıda kaza ve ölümcül olay atlattıktan sonra, “dokuz canını tükettiğini” düşünerek kendi mezarını kazmaya başladı.

İstanbul’da uzun yıllar özel bir şirkette çalıştıktan sonra emekli olan, 2017 yılında eşinin isteğiyle memleketi Safranbolu’ya bağlı Kuzyakaköseler köyüne yerleşen 2 çocuk babası 54 yaşındaki Miraç Erol’un yaşamı, geçirdiği kazalar ve atlattığı tehlikelerle dikkat çekiyor.

Erol’un ölümle mücadelesi 2000 yılında geçirdiği ağır trafik kazasıyla başladı. Uzun süre hastanede tedavi gören Erol, iyileştikten sonra işine döndü. 2005 yılında geçirdiği ikinci trafik kazasında beli kırılan Erol, yaklaşık 1 yıl yatağa bağımlı kaldı. Tedavisinin ardından yeniden ayağa kalkan Erol, 2015 yılında üçüncü kez trafik kazası geçirdi. Bu kazanın ardından emekli olan Erol, Safranbolu’ya yerleşti.

Köyünde doğa yürüyüşü yaptığı sırada ayı saldırısına uğrayan ve uçurumdan düşmesine rağmen hayatta kalan Erol, 2025 yılında peş peşe 3 kez kalp krizi geçirdi.
Her seferinde tedavi edilerek hayata tutunan Erol, son olarak birer hafta arayla iki kez arı sokması sonucu komaya girdi.

Hastaneden çıktıktan sonra dikkat çeken bir karar alan Erol yaşadıklarını, “dokuz canlı kedilere” benzeterek kendi mezarını kazmaya başladı.

Erol, yaşadıklarını “kedi misali dokuz canlı” sözleriyle ifade ederek, “Kedi misali dokuz can derler ya kediye, ben de hesapladım. Dokuz canımı da son arı sokmasıyla vermiş oldum. Buna istinaden mezarımı kazmaya karar verdim. Bu şekilde de mezarımı kazdım. Şu anda kalp hastası olduğum için, havaların da yağışlı olmasından dolayı artık ağır ağır lehine açıyorum. Hazırlıkları yapıyorum bir nevi. İşte ileriki zamanlarda artık taşını da bir şekilde ayarlamaya çalışacağım” dedi.

Kararının çevresinde ilk başta şaşkınlıkla karşılandığını belirten Erol, “İlk önce şaşırdılar. Hani böyle bir şeye nasıl karar verdin dediler. Ben olayı anlattım. Zaten eşim de biliyor yaşadığım süreci. Eşim belli bir şeyden sonra normal karşıladı. Çünkü diyor yani bu dünyada başına gelmeyen kalmadı. Artık komşularımızdan, arkadaşlarımızdan biraz tepki aldım. Hani daha gençsin, niye böyle bir şey yaptın diye. Ya dedim içimden geldi. Hani insanın içinden bir his gelir ya, o hisse uyarak mezarımı kazdım yani” diye konuştu.

Doğa yürüyüşüne çıktığında yavrularıyla birlikte olan ayının saldırısına uğrama olayını anlatan Erol, “Ayı beni uçurumun kenarında yakaladı. Daha sonra aşağı doğru beni attı. Havada uçtuğumu hissettim. Zaten aşağı düştüğümde de çam ağaçlarına çarparak yuvarlandım. O can havliyle derenin aşağısına doğru kendimi bir şekilde sürükleyerek, ayı gelmesin diye kendimi koruma amaçlı aşağı doğru sürükledim. Kendimi kurtarmaya çalıştım. Tek şansım ayının peşimden gelmemesi. Zaten gelseydi beni orada tamamen parçalardı. Gelmediği için ben orada kaldım. Sonra işte telefonla arkadaşlar geldi, beni oradan alıp hastaneye götürdüler” ifadelerine yer verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin