Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
12 Haziran, 2019 13:41 tarihinde yayınlandı
0

“Beyaz Bayrak” ve “Beslenme Dostu Okul” sertifikaları törenle verildi

Okullarda Obezite ile mücadelede yeterli ve dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının kazandırılması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü “Beyaz Bayrak” ve “Beslenme Dostu Okul” projeleri kapsamasında gerekli koşulları sağlayan okulların sertifika töreni Vali Fuat Gürel’in katılımıyla gerçekleştirildi.

  1. Yıl Kültür Merkezinde düzenlenen törene; Vali Fuat Gürel, İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, kurum müdürleri ve sertifika almaya hak kazanan okul müdürleri katıldı.

Sertifika töreni öncesinde Çeşme’de düzenlenen “Geçmişten Günümüze Yöresel Lezzetler” yarışmasında ilimizi temsil eden ve Gümüş Madalya kazanan Yahya Kemal Beyatlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Cemil Meriç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin ürettikleri içecekler ve tatlar Vali Gürel ve katılımcıların beğenisine sunuldu.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ile başlayan sertifika töreninde Özel Şafak Eğitim Merkezi öğrencileri tarafından ritm gösterisi sahnelendi.

“Beyaz Bayrak” ve “Beslenme Dostu Okul” projelerinde yer alan tüm kurum ve kuruluşları tebrik ederek sözlerine başlayan Vali Gürel, “Çok önemli iki proje,  “Beyaz Bayrak” projesi 2006 yılında uygulamaya konuldu ama hemen akabinde “Beslenme Dostu Okul” projesi uygulamaya konuldu. Sağlıklı ve hijyen bir çevrede çocuklarımızı yetiştirirken aynı zamanda onların beslenmesine ve geleceğe sağlıklı bir nesil yetiştirme adına hepimizin üzerine düşen büyük ödevler var. Bütün okullarımızda benzer çalışmaların olmasını arzu ediyoruz. Türkiye genelinde “Beyaz Bayrak” projesinin uygulanmasında 5. sıradayız, bu büyük bir başarı. Bu başarıda emeği bulunan İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzü ve İl Sağlık Müdürlüğümüzü tebrik ediyorum. İl genelindeki tüm okullarımızın da bu projelere dahil olması lazım ve başarımızı %100 taşımamız gerekiyor. “Beslenme Dostu Okul” projesi çok daha önemli, çocuklarımızı hijyen şartlarda eğitmiş olacağız ve aynı zamanda da onların sağlıklı beslenmesini sağlamış olacağız. Bütün okullarımızın ve kurumlarımızın bu projeye dahil olmasını, önümüzdeki sene tüm okullarımızda %100’e ulaşmak adına bir hedef konulmasını arzu ediyorum. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve İl Sağlık Müdürlüğümüz bu sene çok büyük bir gayret içerisine girmişler, bu projelerin tüm öğretmenlerimiz ve idarecilerimiz tarafından benimsenmesi gerekiyor. Projeye dahil olan, emeği geçen ve sertifika almaya hak kazanan okullarımızı tebrik ediyorum. Bu başarının artarak devam etmesini diliyorum” diye konuştu.

Protokol konuşmalarının ardından “Beyaz Bayrak” ve “Beslenme Dostu Okul” sertifikası almaya hak kazanan okulların sertifikaları Vali Fuat Gürel ve protokol üyeleri tarafından okul müdürlerine teslim edildi.

Ülke genelinde geleceğimizi emanet edeceğimiz çocukların beden ve ruh sağlığını korumak, geliştirmek, yaşam kalitesini yükseltmek, temizlik ve hijyen konusunda yeterli eğitim almış sağlıklı nesiller yetiştirmek, öğrencilerin hijyenik bir ortamda eğitim-öğretimini sürdürmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarının temizlik ve hijyen konusunda teşvik edilmesi, okul sağlığının daha iyi düzeye çıkarılması amacıyla Millî Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığımız arasında 2006 yılından beri uygulanmakta olan “Beyaz Bayrak İşbirliği Protokolü” 05.06.2015 tarihinden itibaren 4 yıl süreyle geçerli olmak üzere güncellenerek yeniden imzalanarak yürürlüğe konulmuştur.

Beslenme Dostu Okul Programı Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı özel ve kamu okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liseleri kapsamakta olup, Beyaz Bayrak Sertifikası bulunan okullar başvuruda bulunabilmektedir.

Beslenme Dostu Okul Sertifikası (3) yıl süre ile geçerlidir. Okullarda her öğretim yılında en az bir kez denetim yapılmakta, şartları tutmayan okullara gerekirse uygun süre verilerek yeniden denetlenmekte, uygun olmayanların sertifikaları iptal edilmektedir.

Bu amaçlar kapsamında ilimizde Resmi ve Özel   okullardan,  2018-2019 eğitim öğretim yılında, 107 Beslenme Dostu Okul başvurusu yapılmıştır. Bu müracaatları değerlendirmek üzere yapılan saha çalışmalarında;  66 Beyaz Bayrak ve 60 Beslenme Dostu Okul Sertifikası şartları taşıyan okullara verilmiştir.

Bizi sosyal medyadan takip edin
yegitek genel muduru canli yapay zeka ogretmenlerin yerini almayacak ama rolleri degisecek cr9zhZW5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

YEĞİTEK Genel Müdürü Canlı: “Yapay zeka öğretmenlerin yerini almayacak ama rolleri değişecek”

Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Genel Müdürü Mustafa Canlı, yapay zekanın dünyada ve Türkiye’de öğretmenlerin yerini almayacağını fakat öğretmenlerin rolünün rehberliğe doğru evrileceğini belirterek, “Bakanlık olarak yapay zeka araçlarını geliştirdik ve bir kaç tanesini öğretmelerimize önümüzdeki aylarda açacağız” dedi.

Kastamonu Valiliği, Kastamonu Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde “Eğitimde Dijital Dönüşüm ve Gelecek Dijital Yetkinlik” çalıştayı düzenlendi. KUZKA Konferans Salonundaki çalıştayda konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü (YEĞİTEK) Genel Müdürü Mustafa Canlı, Kahramanmaraş’ta yaşanan olayın bu konuyla ilişkili olduğunu anlattı.

Eğitim tüm dünyada dönüşürken Türkiye’nin bunun en yakın takipçilerinden olduğunu kaydeden Canlı, “Bizim lise çağındaki çocuklarımızın bir kısmı liseyi bırakıyor, yüksek öğretime kayıtlar azaldı. Artık dünya genelinde bir diplomanın bir işe, bir mesleğe, bir gelire eşit olmadığı bir dönemdeyiz. Kişiler burada bireysel gelişimleri için her tür konuyu, kapıyı zorluyor” dedi.

Merkezi eğitim sisteminin çok önemli bir avantaj olduğunu söyleyen Canlı, “Bütün okullar merkeze bağlı. Bütün öğretmenlerimiz merkezi platformları kullanabiliyor. Bütün teknolojiler merkezden sağlanıyor. Bunu biz Türkiye’de çok ağır hissetmedik ama dünyaya gittiğimizde anlattığımızda öyle bir başarı hikayesi oluyor. Pandemide bizimle beraber tüm dünyada okullar kapandı. Biz, 2 ay içerisinde EBA’dan canlı ders kabiliyetini geliştirdik. Günde 3 milyon canlı ders sunum kapasitesine çıktık. TRT’de 3 kanal açtık. Günde 24 saat yayın akışında öğretmenlerimiz ders işleme videolarını stüdyolarda çekip yayınlamaya başladı. İşin doğrusu pandemi sürecinde öğrenme kayıpları en az olan bir kaç ülke arasındayız. Çünkü diğer ülkelerde okullar belediyeye, valiliğe, eyalete bağlı. Müfredatları farklı, alt yapıları yok. Öğretmenlerin kullanacağı dijital araçlara yönelik merkezi bir öğretim alt yapı sistemleri yok, veri tabanları yok. Hepsi farklı teknoloji kullanıyor. Pandemi dönemini dünyada öncü olarak götürdük. Burada dijital teknolojileri, eğitimde etkin, faydalı kullanılabildiğini de daha net görmüş olduk” şeklinde konuştu.

“Yapay zeka öğretmenlerin yerini almayacak ama rolleri değişecek”

Yapay zekanın eğitimde kullanımına değinen Canlı, “Biz de bakanlık olarak yapay zeka araçlarını geliştirdik, geliştiriyoruz ve önümüzdeki aylarda öğretmenlerimize bir kaç tanesini duyuracağız, açacağız ve kullanımına vereceğiz. Ama yapay zeka ile ilgili en temel tartışma öğretmenin yerini alacak mı, sorusu. Dünyada da Türkiye’de de herkes diyor ki ‘hayır’ ama öğretmenin rolü bir rehber rolüne doğru evrilecek. Öğrencinin, öğrenme sürecinin bireyselleşebildiği bir alanda öğretmenin rolü, öğrencinin o teknolojiyi, o araçları doğru, etik bir şekilde kullanması, risklerini bilmesi, oradan gelen sonuçları eleştirel yaklaşabilmesi, oradan aldığı bilgilerle sadece bir işin gerçekleştirmesi değil, orada zihinsel tembelleşme sürecine engel olarak bu araçları öğrenme süreçlerinde etkin ve doğru bir şekilde kullanabilmesidir. Öğretmenlerimizin bu becerileri kazanabilmesi için bizim iki senedir yürüttüğümüz ve geçen hafta kapanış konferansını yaptığımız Öğretmen Eğitimi Dijital Ekosistemi Projesi. Biz, ilk olarak dijital öğretmen yeterliklerini belirledik. Şimdi yetkinlik dediğimizde bu tür beceri çerçevelerinde Türkiye’de genel bir kullanımımız var. Üç kademeye ayırıyoruz. Farkındalık, işlevsellik, eylemsellik. Örneğin böyle bir şeyin olduğunu biliyor ve bunu aktif kullanıyor ya da bunu kullanıyor ama artık bununla katma değerini üretiyor. Bunu diğer araçlarla birleştiriyor ve öğrenme süreçlerine entegre ediyor. Bununla ilgili ayrıca üretim yapabiliyor. Şimdi dijital yetkinlik çerçevesinde biz, öğretmenlerimizin on temel başlıkta dijital yetkinlik çerçevesini tanımladık. Bu çerçeveye yönelik eğitim içerikleri hazırlandı. Biz, 10 yetkinlik başlığına dair farkındalık ve işlevsellik düzeyinde hem çevrim içi etkileşim ve öğretim içerikleri hazırladık hem de bunlara yönelik uygulama rehberleri, kılavuzları ve buradaki dijital araçlara yönelik örnek materyaller hazırladık. Buradaki öğretmenlerimizin hemen hemen hepsi Kasım ayında ara tatil seminer döneminde hazırlık 1. ve 2. modülü aldı. Bu, öğretmen eğitiminde ciddi bir dönüşümün ilk adımıydı. Daha önce de etkileşim içerik hazırladık ama bu kapsamda bir öğretmen eğitim dijital içeriğini için öğretmenler tarafında mevcut durum tespitini yapan bir ön değerlendirme modülüyle süreç boyunca pek çok 380 parametreyle o öğrenme etkinliğini sizler yaparken sizin öğrenme sürecinizi takip ettiğimiz bir veri analiziyle ve öğrenme sürecinin sonunda bu eğitimin gerçekten alınıp da bir beceriye dönüştüğünü ölçtüğümüz bir portföy değerlendirmesiyle, bir proje değerlendirmesiyle ve bu proje değerlendirmesinin bizim geliştirdiğimiz, eğittiğimiz öğretmenlerimiz eliyle yapılmasıyla Türkiye’de aslında alanında ilk bir dijital öğretmen eğitim içeriğini hazırladık ve sunduk. 940 bin öğretmenimiz o seminer döneminde bu eğitimi aldı” ifadelerini kullandı.

Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, dijitalleşmenin eğitimde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “Bilgiye ulaşan değil yöneten, teknolojiyi kullanan değil üretenlerin başta olduğu ve toplumları yönlendirdiğini hep birlikte şahit oluyoruz. Bizlerde istiyoruz ki bu değişim ve dönüşüm içerisinde geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin bu değişim ve dönüşüme ayak uydurarak ülkemizin Türkiye yüzyılı vizyonu doğrultusunda hedeflerini, ideallerini, hayallerini gerçekleştirmesini istiyoruz. Onun için sadece bilgiye ulaşan değil, sadece ezberleyen değil, düşünen, sorgulayan, araştıran, üreten bireyler yetiştirmek istiyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından Eğitim Teknolojileri Uzmanı Ebru Karayel Çınar ve Gazi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretimi Teknolojileri öğretim üyesi Prof. Dr. Selçuk Özdemir, sunumlarını gerçekleştirdi.

Çalıştayda konunun uzmanlarınca eğitimde dijital dönüşüm ve gelecek teması, Türkiye yüzyılı maarif modelinin öngördüğü sistem okuryazarlığı yaklaşımı, 21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesi ve eğitimde güçlü bir dijital ekosistemin oluşturulması konuları ele alınacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin