Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN), “Moğolistan’daki Türk Kültür Varlıkları: Yazıtlar, Şehir Harabeleri, Taşbabalar” başlıklı konferans yoğun katılımla gerçekleşti.
Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa, Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Başkanı ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan konuşmacı olarak katıldı. Yoğun ilgi gören programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, BEUN Genel Sekreteri Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katılım sağladı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış konuşmasını gerçekleştirmek üzere kürsüye gelen Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, ilmin bir hakikat yolculuğu olarak taşıdığı değerin ve sorumluluğun önemine dikkat çekerek konuşmasına başladı. Prof. Dr. Özölçer, Prof. Dr. Şaban Doğan’ın Türkistan coğrafyasına gönülden bağlılığıyla yürüttüğü uzun soluklu çalışmalarını örneklerle aktardı; bu çalışmaların yüzyılları aşan bir hafızanın izini sürmek bakımından büyük bir anlam taşıdığını vurguladı. Ayrıca, programın Türkoloji camiasına değerli katkılar sunan, Moğolistan’dan Van’a uzanan kazılarıyla tanınan Prof. Dr. Şaban Doğan’ı konuk etmesi vesilesiyle, katılımcılara bu önemli şahsiyetin fikirlerini derinlemesine anlamaları için değerli bir fırsat sunulduğunu belirtti. Konuşmasının sonunda hocanın gönül adanmışlığıyla yürüttüğü çalışmaların öğrenciler için yeni ufuklar açacağına dair inancını ifade eden Prof. Dr. Özölçer, programın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerini sunarak konuşmasını sonlandırdı.
Konferansa davetli konuşmacı olarak katılan Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan, “Moğolistan’daki Türk Kültür Varlıkları (Yazıtlar, Şehir Harabeleri, Taşbabalar)” başlıklı sunumunda, Türk kültür varlıklarının yerinde korunması ve bütüncül şekilde ele alınmasının önemini vurguladı. Prof. Dr. Doğan, Moğolistan’ın hemen her bölgesinde belgelenen yaklaşık 200’e yakın yazıtın, kadim bozkır medeniyetinin izlerini taşıyan büyük bir kültürel miras olduğunu belirtti.
Sunumunda, Şamanizm ritüellerinden çaput bağlama geleneğine, atalara kurban sunulmasından atın özgürleştirilmesine kadar bozkır inanç ve yaşam kültürünü örneklerle aktardı; bu kültürel uygulamaların günümüzde yapılan arkeolojik çalışmaların anlamlandırılmasına ışık tutmaya devam ettiğini ve her bir bulgunun büyük bir bütünün parçası olduğunu ifade etti. Ayrıca, Bugut Yazıtı, Tes Yazıtı, Anıt Külliyesi Yazıtı, Çoyr Yazıtı ve 2022’de tespit edilen İlteriş Kağan Yazıtı gibi önemli buluntulara fotoğraflarla yer vererek katılımcıların bu mirası hem bilimsel anlatımla hem de görsel materyallerle yakından tanımasına imkân sağladı.
Doğan, yazıtların yerinde sergilenmesine yönelik oluşturulan müze projesinin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TİKA iş birliğinde yürütüldüğünü ve açılışın Mayıs ayında gerçekleştirileceğini belirtti. Ayrıca, Köktürk döneminde 800’e yakın taşbabanın var olduğuna, bozkırda çatı kiremitlerinden kemiklere kadar pek çok nesneye yazıların kazındığına, hatta taşa kazınan yazıların sadece yönetici, din adamları ve askerler gibi imtiyazlı sınıflar dışında sıradan halk tarafından da kazınabildiğine dikkat çekti. Müzenin koleksiyonunda yer alan 7. yüzyıla ait Altay Yatıg başta olmak üzere çeşitli geleneksel çalgıların Türk kültürünün çok yönlülüğünü gösterdiğini ifade etti. Prof. Dr. Doğan konuşmasını, programın düzenlenmesinde başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederek sonlandırdı.
BEUN ev sahipliğinde gerçekleşen Moğolistan’daki Türk Kültür Varlıkları” (Yazıtlar, Şehir Harabeleri, Taşbabalar)” başlıklı konferans, Prof. Dr. Şaban Doğan’a teşekkür belgesinin takdim edilmesiyle ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla son buldu.
Program sonrasında BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’i makamında ziyaret eden Prof. Dr. Şaban Doğan “Moğolistan’daki Türk Kültür Varlıkları” (Yazıtlar, Şehir Harabeleri, Taşbabalar)” başlıklı etkinlikte konuk olarak yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek göstermiş olduğu misafirperverlikten dolayı Rektör Prof. Dr. Özölçer’e teşekkürlerini sundu. Prof. Dr. Doğan’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti belirten Rektör Prof. Dr. Özölçer ise Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan’ı BEUN’da ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.


BEUN’da Moğolistan’daki Türk Kültür Varlıkları konuşuldu
Eşi tabutuna son kez sarıldı, babası namazını kıldırdı: AFAD personeline hüzünlü veda
Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde arama kurtarma faaliyeti sırasında botun devrilmesi sonucu akıntıya kapılarak hayatını kaybeden AFAD personeli Ömer Faruk Özkan, memleketi Bolu’da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Eşi tabuta sarılarak gözyaşları dökerken, acılı baba oğlunun cenaze namazını kıldırdı.
Rize’nin Çamlıhemşin ilçesindeki Fırtına Deresi’nde 2 gündür kayıp olarak aranan 23 yaşındaki Volkan Civelekoğlu’nun cansız bedenine ulaşıldı. Civelekoğlu’nun cenazesinin sudan çıkarıldığı esnada debisi aniden yükselen derede, AFAD ekibini taşıyan bot devrildi. Akıntıya kapılan 4 AFAD personelinden 3’ü mesai arkadaşları ve çevredeki vatandaşlar tarafından kurtarılırken, Ömer Faruk Özkan (28) sulara kapılarak hayatını kaybetti. Görevi başında vefat eden kahraman AFAD personelinin cenazesi, memleketi Bolu’ya sevk edildi.
Tayin bekliyordu, geride 10 aylık bebeği kaldı
Ömer Faruk Özkan’ın vefat haberi, memleketi Bolu’nun Hamzabey köyüne ateş düşürdü. Rize’den Bolu’ya tayin istediği öğrenilen Özkan’ın, bayram tatili sonrasında ailesini memleketi Bolu’da bırakarak görev yeri Rize’ye döndüğü ortaya çıktı. Genç personelin, bir hafta sonra Ankara’da katılacağı eğitimler öncesinde son görevine çıktığı öğrenilirken, geride eşi ve henüz 10 aylık olan bebeğini bıraktı.
“Seninle gurur duyuyorum”
Dün gece saatlerinde memleketi Bolu’ya getirilen genç AFAD çalışanının cenazesi, bugün helallik alınmasının ardından Hamzabey Köyü Camii’ne getirildi. Cenaze töreni öncesinde eşi Kübra Özkan gözyaşlarına hakim olamadı. Hayat arkadaşının Türk bayrağına sarılı tabutuna sarılarak uzun süre ağlayan Kübra Özkan’ın, “Seninle gurur duyuyorum, inşallah biz de o mertebeye erişiriz” şeklindeki feryadı cenazeye katılanların yüreklerini dağladı.
Cenaze namazını acılı baba kıldırdı
İkindi namazına müteakip düzenlenen cenaze törenini acılı baba Şükrü Özkan kıldırdı. Törene; AFAD Başkan Yardımcısı Cengiz Gevrek, AFAD Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Ali Öncü, Bolu Valisi Abdülaziz Aydın, Bolu 2. Komando Tugay ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Emrullah Öztürk, Bolu İl Jandarma Komutanı Rıfkı Kulaksız, AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Bolu Belediye Başkanvekili M.Tuna Özcan’ın yanı sıra çok sayıda AFAD, itfaiye ve jandarma personeli ile vatandaşlar katıldı.
“Allah’tan gelen her şeye razı olmayı kabul ediyoruz”
Oğlunun cenaze namazını kıldıran acılı baba Şükrü Özkan, “Değerli devlet büyüklerim, kıymetli cemaatim, Allah razı olsun sizlerden. Bu kederli günümüzde bizim yanımızda oldunuz. Dilin lal olduğu, kelimelerin bir şey ifade etmediği şu anda, ’Mallardan, ürünlerden, evlatlardan eksiltmek suretiyle sizi deneriz, sabredenlere müjdele’ buyuruyor Rabbimiz. Bana düşen sabır. Sabredenlerden olmayı, Allah’tan gelen her şeye razı olmayı kabul ediyoruz” dedi.
Kılınan cenaze namazının ardından Ömer Faruk Özkan’ın naaşı, mesai arkadaşlarının ve sevenlerinin omuzlarında taşınarak köy mezarlığında dualar eşliğinde toprağa verildi.

