Reklam
Reklam
beunda ahilik kulturu programi gerceklestirildi nXJtWR2M
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Kasım, 2024 20:52 tarihinde yayınlandı
0

BEUN’da Ahilik Kültürü Programı gerçekleştirildi

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde Ahilik Günü Kültür Programı gerçekleştirildi.

Farabi Kampüsü Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Programın açılış konuşmaları öncesinde Sezai Karakoç Kültür Merkezi fuaye alanında düzenlenen Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi akademisyenleri ve mezun öğrencilerinin Ahilik’in köklü kültüründen esintiler taşıyan, Ahilik’in ruhunu yansıtan ve bu kültürün izlerini günümüze aktaran görsellerini hazırladıkları serginin açılışı yapılarak sergideki eserler incelendi.

Serginin ardından açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan BEUN Devrek Meslek Yüksekokulu akademisyenlerinden Öğr. Gör. Dr. Cemal Gümüş, “Köklü bir kültür olan Ahilik’i ve onun derinlemesine işlediği ahlak, dayanışma ve ticaret ilkelerini anmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Ahilik kültürü, yüzyıllar öncesinden günümüze kadar ulaşan en eski bir gelenek olup bizlere dürüstlük, kardeşlik ve karşılıklı yardımlaşma gibi değerleri hatırlatmaktadır. Bu anlamlı etkinliğin düzenlemesinde bizlere her daim destek olan başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere herkese teşekkürlerimi sunuyorum” açıklamasında bulundu.

Gümüş’ün konuşmasının ardından kürsüye gelen BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, üniversite ev sahipliğinde düzenlenen bu anlamlı etkinliğin oldukça önem arz ettiğini ifade etti. Prof. Dr. Karasu sözlerine şöyle devam etti: “Milletimizin birlik, beraberlik ve hoşgörü anlayışını güçlendiren ahiliğin temelleri on üçüncü yüzyılda debbağların ve sanatkârlığın piri Ahi Evran tarafından atılmıştır. Anadolu’nun dört bir yanına yayılan Ahilik teşkilatının felsefesi günümüzde de halen yol gösterici bir mahiyete sahiptir. Sadece meslek bilgisi değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluğa da dikkat çeken ahiliğin öneminin doğru bir şekilde özümsenerek düstur edinilmesi çok kıymetlidir. Üniversitemiz, ülkemiz ve bölgemizin kültürel değerlerinin korunmasına ve aktarılmasına yönelik önemli çalışmalara imza atmaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle bu manidar programın düzenlenmesinde kıymetli desteklerinden dolayı başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Prof. Dr. Servet Karasu’nun konuşmasının ardından program, “Erbab: Ahilik Belgesel Sunumu” ile “Zonguldak Yöresinde Yaşayan İnsan Hazineleri Usta Eller Dijital Sergisi” videosu ile devam etti. Video gösterilerinin hemen sonrasında Ahilik Kültürü Programı’na katkı sağlayan akademisyenlere ve katılımcılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesi ve günün anısına binaen toplu hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından program sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin