BEUN’da “100. Yıl Mühendislik Kongresi” Başladı - Karabük Haber Postası
beunda 100 yil muhendislik kongresi basladi ZgbmBw19
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Ekim, 2024 08:37 tarihinde yayınlandı
0
0

BEUN’da “100. Yıl Mühendislik Kongresi” Başladı

100. Yıl Mühendislik Kongresi Açılış Töreni, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in katılımıyla gerçekleştirildi.

2024 yılında kuruluşunu 1924 yılı olarak tescilleterek Cumhuriyetin ilk üniversitesi nişanesine sahip olan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde 100. yaşına özel tertip edilen “100. Yıl Mühendislik Kongresi” Açılış Töreni, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in katılımıyla gerçekleştirildi.

Sezai Karakoç Kültür Merkezinde aziz şehitlerin anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan törene; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, BEUN Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal ve Prof. Dr. Servet Karasu, BEUN Genel Sekreteri Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Zonguldak Belediyesi Başkan Vekili Ferhat Günaydın, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürü Muharrem Kiraz, Zonguldak Orman Bölge Müdürü Faruk Bayraktaroğlu, Zonguldak Gençlik ve Spor İl Müdürü Hakan Yüksel, Esnaf ve Sanatkâr Odaları Birliği Başkanı Muharrem Coşkun, senato üyeleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin 100’üncü yıl anısına hazırlanan videosu gösterildi. Video gösterisinin ardından BEUN Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü akademisyenlerinden Öğr. Gör. Emel Doğan Uğurlu ile Öğr. Gör. Gonca Yerlikaya tarafından keman ve yan flüt dinletisi gerçekleştirdiler. Dinletinin akabinde kongre, açılış konuşmalarıyla devam etti.

100. Yıl Mühendislik Kongresi’nin açılış konuşmasında BEUN Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamit Aydın, Üniversitenin yüzüncü yılında düzenlenen bu kongreye birçok üniversiteden araştırmacıların katılım göstererek modern dünyada mühendislik alanındaki yenilikçi faaliyetlerin tartışılıp yeni ufuklar oluşturacağının önemine değindi. Konuşmasının sonunda kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere herkese teşekkür etti.

Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamit Aydın’ın konuşmasından sonra kürsüye çıkan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, mühendislik kökenine sahip olan Üniversitenin 100. yaşında böylesine anlamlı bir etkinliği düzenlemenin gururu ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Rektör Özölçer, daha sonra emeğin ve enerjinin başkenti Zonguldak’ın ve akademinin öncü kurumu olan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin iş gücü ile mühendislik alanındaki nitelikli kapasitesiyle sanayinin merkezi olduğunun altını çizdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk mühendislerinin alnında Cumhuriyetin istikbalini aydınlatan ışık parıldar.” sözü ile milli kalkınmanın ve mühendisliğin önemini işaret etti. Akabinde günümüz dünyasında teknolojinin ve mühendisliğin hızlı bir dönüşüm içinde olduğunu ifade ederek; yapay zekâ, yenilenebilir enerji, nanoteknoloji, akıllı şehirler ve sürdürülebilir inşaat teknikleri gibi birçok yenilikçi alanın mühendislik bilimlerinde yeni bir sayfa açtığını belirtip kongrede ele alınacak bu alandaki çalışmaların Türkiye’nin yarınlarına kayda değer bir zemin oluşturacağının inancında olduğunu dile getirdi. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, konuşmasının sonunda kongrenin akademik dünyaya ve sektör temsilcilerine yol gösterici olmasını temenni ederek sözlerine son verdi.

BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in konuşmalarının ardından kongrenin birinci oturumuna geçilerek Türkiye Taşkömürü Kurumundan emekli Maden Mühendisi Ekrem Murat Zaman, Zonguldak’ta kömür yataklarını keşfiyle başlayan mühendislik alanının gelişmesi ve üniversitenin kurulmasıyla akademik bir disipline kavuştuğunu ifade etti. Bununla birlikte 1924 yılında Yüksek Maden Mühendis Mektebi adı ile kurulan ve bugün Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi adı ile tüm dünyada köklü mühendislik akademik kurumu olarak bilinen BEUN’un tarihi geçmişten günümüze süregelen tarihi, kültürel ve sosyal gelişiminden bahsetti. Konuşmasının sonunda böylesine anlamlı etkinliğin düzenlemesinde emeği geçen başta kongrenin onursal başkanı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere herkese teşekkürlerini sundu.

Ekrem Murat Zaman’ın konuşmasının ardından kürsüye çıkan Eren Enerji Santral Müdürü Hakan Demiray, konuşmasının başında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin yüzüncü yılına özel olarak düzenlenen mühendislik kongresinde BEUN mezunu olarak yer almaktan duyduğu mutluluğu ifade etti. Ardından Zonguldak’ın enerji üretimindeki rolü üzerine bir sunum gerçekleştiren Demiray, sunumunda Zonguldak’ta elektriğin tarihsel gelişiminden başlayarak, geçmişten bugüne Zonguldak’ın Türkiye’nin enerji üretimindeki rolüne değinip sanayileşen İstanbul ve Sakarya’nın elektrik ihtiyacının karşılanmasında Zonguldak’ın kayda değer bir öneme sahip olduğunun altını çizdi. Konuşmasının sonunda endüstri-üniversite iş birliğinin önemini vurgulayarak BEUN ile Eren Enerji arasında yapılan nitelikli iş birliklerinin şehrin ve bölgenin ekonomik kalkınmasına da önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Demiray’ın sunumunun ardından kürsüye çıkan Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Uğur Çevik, “Dijitalleşme ve Enerjinin Geleceği” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Çevik, sunumunda dünya genelinde enerji üretiminden daha çok enerji yönetiminin öne çıktığına dikkat çekti. Çevik daha sonra enerji yönetiminde dijitalleşmenin önemine değinerek enerji sektöründe veri ve veri analizinin dijitalleşme süreci açısından oldukça mühim olduğunu belirtti. KTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Çevik, konuşmasının sonunda özellikle dijital çağda akıllı şebekeler inşa etmek, yenilenebilir enerji kaynaklarının tüm süreçlerini yönetmek, uçtan uca yönetimi sağlayabilmek ve tüm bu entegrasyonu kusursuz bir şekilde yönetebilmek için dijital dönüşümden faydalanmanın elzem olduğuna değindi.

Açılış töreni, oturum konuşmalarının ardından Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in katılımcılara teşekkür belgelerini takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ofun dunya kupasi gururu Su32qT4S
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Nisan, 2026 12:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Of’un Dünya Kupası gururu

Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası’na katılma hakkı kazanmasının ardından dikkat çeken bir detay, Trabzon’un Of ilçesinde büyük bir gururla karşılandı. Ay-yıldızlıların 2002 ve 2026 yıllarında Dünya Kupası bileti aldığı dönemlerde görev yapan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) başkanlarının Oflu olması ilçede sevince neden oldu.

2002 yılında Haluk Ulusoy ve 2026 yılında İbrahim Hacıosmanoğlu’nun federasyon başkanlığı dönemlerinde gelen Dünya Kupası katılımları, özellikle Haluk Ulusoy ve İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Of ilçesinden olması nedeniyle ilçede ayrı bir anlam kazandı.

Salim Salih Sarıalioğlu: “Bu başarılarda da Ofluların olması da tesadüf demeyelim, tevafuk diyelim”

Konuyla ilgili açıklama yapan Of Belediye Başkanı Salim Salih Sarıalioğlu, yaşanan sürecin kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, “Tesadüf bizim inanışımızda yeri olmayan bir kavram, bizim inanışımızda tevafuk var. Bu başarılarda da Ofluların olmasına da tesadüf demeyelim, tevafuk diyelim. Tabi Oflu olmaları bize ayrı bir gurur da veriyor. 2002 yılında Haluk Ulusoy başkanımız ve şimdiki başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu. 2002 yılında ise ev sahibi Güney Kore’yi yenerek üçüncü olmuştuk” dedi.

“Hedefimiz kupayı kazanmak”

Sarıalioğlu, A Milli Takım’a olan inançlarını dile getirerek “İbrahim Hacıosmanoğlu başkanımızın da temenni ve dualarına katılıyorum. O bizim kardeşimiz, hemşehrimiz. Buradan kendisine de başarılar diliyorum. Biz de milli takımımız ile beraber orada olup, kupayı hep birlikte alıp, önce Of’a bir selam verip ardından tüm Türkiye ile kucaklaşmak istiyoruz. Bu durum Of için gurur verici, sonuçta Dünya Kupası büyük bir organizasyon. Türkiye’nin bu turnuvada olması ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı’nın da Oflu olması bizim için çifte gurur kaynağı” ifadelerini kullandı.

“Of sınırları aşmış bir ilçe”

Of’un bir çok alanda yetiştirdiği isimlerle ön plana çıktığını vurgulayan Sarıalioğlu, “Zaten Of’un nüfusu bayağı fazla. Sadece futbolda değil, hem siyasette, hem sanatta, hem spor dünyasında ve hayatın değişik alanlarında çok başarılı hemşehrilerimiz ve yöneticilerimiz var. Biz hepsiyle gurur duyuyoruz. Of zaten sınırları aşmış, ismini dünyaya duyurmuş bir yer ancak bir kez daha dünyaya damgasını vurur diye Allah’a dua ediyorum. Takımımızdan temennim en üst neresi ise orası o da dünya kupasını kazanmak olur inşallah. Milli Takım’daki oyuncularımız bizim evlatlarımız, onlara dua ediyoruz. Rabbim onlara güç ve kuvvet versin. İnşallah da dünya kupasını alıp ülkemize dönerler” şeklinde konuştu.

İhsan Hacıbektaşoğlu: “Bu başarılar tesadüf değil”

Oflu vatandaş İhsan Hacıbektaşoğlu ise A Milli Takım’ın başarısını değerlendirerek “Milli Takım’ın dünya kupasına katılmasına mutlu oldum. Gençlerimizin böyle başarılı olması ve böyle zor bir süreci başarıyla tamamlaması bizim açımızdan çok önemli. Ülkemiz adına mutluluk verici bir durum. Ülke olarak böyle mutlu anlara ihtiyacımız var. Trabzon farklı bir coğrafya, Of da bunun içinde yer alıyor. Of’un tabi bir özelliği de çok girişimci olması. Of insanının da atılgan ve gözü kara bir yapısı var. Böyle olunca başarılar da geliyor. Bunu ben çok normal karşılıyorum” dedi.

“Karadeniz’in mücadeleci ruhu sahaya yansıyor”

Hacıbektaşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece milli takım değil, Trabzonspor’un da gelişmesinde Oflu başkanların, buradaki girişimci ve atılgan bir ruha sahip olmaları Trabzonspor’a da büyük bir katkı sunmuştur. Of’un gerek kültür-sanatta olsun gerekse sporda olsun yapılmış olan çalışmaları tamamına yakınını Oflu iş insanları destek veriyorlar. Onlar sanatta, kültürde ya da sporda başarılı insanların çıkması için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar maddi manevi. Elbette bunlar olunca başarı da beraberinde geliyor. Milli takımımız çok iyi, gençlerimiz çok başarılı. Vincenzo Montella da iyi bir hoca. TFF başkanımız Hacıosmanoğlu da bizim arkadaşımız, yakınımızdır. O da gerekli bütün desteğini verecektir.”

“Düşüncem çeyrek final, neden final olmasın”

Hacıbektaşoğlu, “Bu bütünlük içerisinde iyi bir başarı geleceğini düşünüyorum. Çeyrek finale kalırız diye düşünüyorum ama inşallah finale kadar gideriz. Doğu Karadenizli bir çok futbolcu A Milli Futbol takımında oynuyor. Bunun sebebi ise, Karadeniz’de insanlar doğayla çok ciddi mücadele ederek ayakta kalıp hayatlarını sürdürmek zorundalar. Bu durum kültürel kodlarımıza da geçmiş. Zorluklar yörenin insanına pek etki etmiyor, bir de çok hızlı düşünen, çabuk karar veren ve hızlı hareket etmek zorunda olan insanlar olmak durumundayız bu coğrafyada. Dolayısıyla bu durum futbolda da böyle. Coğrafyanın vermiş olduğu özellikler oynanan futbola da yansıyor” diye konuştu.

Ömer Saral: “24 yıl sonra gelen gurur Of’ta katlandı”

Ömer Saral, “24 yıl sonra tekrar dünya kupasına katılmak bizim için son derece gurur verici bir olay. Federasyon başkanlarının Oflu olmaları ilginç bir olay. Oflular olarak her alanda olduğumuz için bu durum da ayrıca gurur verici. Of olarak futbola ayrı bir sempatimiz var tabiki de. A Milli Futbol takımımızdan beklentim mümkünse final oynamaları. Milli takımda Karadeniz furyası var. Karadeniz ağırlığı da futbolda olmalı” dedi.

Yılmaz Koçbıyıkoğlu: “Oflular Türk futboluna damga vurdu”

Yılmaz Koçbıyıkoğlu ise, “A Milli Takımın dünya kupasına katılması gururdan başka bir şey düşündürmedi bana. Geçmişte üçüncülüğümüz var, bana onu hatırlattı. Demek ki o nesil devam ediyor. Ne mutlu bize. Federasyon başkanlarının Oflu olması tesadüf eseri gibi görünebilir ama ağırlıklı olarak Of insanın her konuda duyarlı olmasından kaynaklanır. Oflular Türk futboluna damga vurmuştur. Bu takımla, bu hocayla, bu ruhla en az üçüncülük bekliyorum. Milli takımda Doğu Karadenizli oyuncuların ağırlıklı olmasının sebebi yapısıyla azmiyle, hırsıyla alakalı. Tabiatın bize vermiş olduğu bir özellik bu. İnsanımız da bunu iyi kullanmaya çalışıyor elinden geldiğince de başarılı oluyor” ifadelerini kullandı.

Baki Türkel: “Oflu olmak ayrıcalıktır”

Baki Türkel de, “Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandığımız akşam güzel duygular yaşadım. Tabi TFF’nin başında Oflu İbrahim Hacıosmanoğlu’nun olması da ayrı bir gurur verici olay. Kendisi Of’un büyüklüğünü hissettirdi dünyaya. Oflu olmak ayrıcalıktır. İlçe olarak küçük olabiliriz ama geniş bir kitleye sahibiz. Gelinen bu nokta bizim için bir gurur kaynağı oldu. Hacıosmanoğlu buralı, bu durum hem kendisini hem de Of’un değerini daha da yükseltti. Bu bölgenin insanı hırslı olduğu için iyi yerlere geliyorlar. Buranın insanının temel özelliği azimli, hırslı ve başarılı olması” diye konuştu.

Of’un gözü Dünya Kupası’nda

A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası’nda göstereceği performans, Of ilçesinde büyük bir heyecanla bekleniyor. İlçe halkı, 2002’de elde edilen tarihi başarının ardından bu kez daha büyük bir hedefe ulaşılacağına inanıyor. Ay-yıldızlıların Dünya Kupası’nda önemli bir başarı elde etmesi halinde, Of’taki gururun daha da büyümesi bekleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin