Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN); Zonguldak Valiliği, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, Zonguldak Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) ve Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle gerçekleştirilen “Zonguldak Sınai Mülkiyet Hakları Farkındalık Çalıştayı” yoğun katılımla gerçekleştirildi.
Dedeman Otel’de düzenlenen çalıştay; kamu kurumlarını, üniversiteyi, sanayi kuruluşlarını ve iş dünyasını aynı platformda buluşturarak fikirden üretime, üretimden markalaşmaya uzanan sürecin ele alındığı önemli bir organizasyona sahne oldu.
Programa; Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı, Zonguldak Belediye Başkan Yardımcısı Erol Yılmaz, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Metin Vural, BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Demir, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, Amelebirliği Başkanı Veli Köktürk, şirket temsilcileri ile çok sayıda akademisyen, iş insanı ve öğrenci katıldı.
Program saygı duruşu ve müzik dinletisiyle başladı
Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından BEUN Devlet Konservatuvarı akademisyenleri tarafından gerçekleştirilen müzik dinletisi katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı.
Vural: “Ortak akıl ve iş birliği büyük önem taşıyor”
Açılış konuşmasını yapan Zonguldak Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Metin Vural, sınai mülkiyet haklarının günümüzde kalkınmanın önemli unsurlarından biri hâline geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün burada şehrimizin ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bilginin, emeğin ve yenilikçi fikirlerin korunması artık yalnızca bireysel olarak değil; toplumsal ve ekonomik bir sorumluluk hâline gelmiştir. Bu anlamlı organizasyonun gerçekleştirilmesine katkı sunan başta Zonguldak Valiliğimiz olmak üzere, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitemize, Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansımıza, Ticaret ve Sanayi Odamıza ve emeği geçen tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlenmesiyle birlikte şehrimizin üretim ve girişimcilik alanında daha güçlü bir noktaya ulaşacağına inanıyorum.”
Prof. Dr. Saraç: “Bilgi ancak korunduğunda toplumsal değere dönüşür”
BEUN Sınai Mülkiyet Hakları Birimi Sorumlusu Prof. Dr. Şenay Saraç ise konuşmasında sınai mülkiyet haklarının önemine dikkat çekerek konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün Üniversitemiz öncülüğünde Zonguldak’ta önemli bir çalıştayın gerçekleşmesine imza atıyoruz. Bizler akademisyenleri olarak bilgiye, üretime ve yenilikçi fikirlere değer veren ortak bir anlayışı güçlendirmenin oldukça önemli olduğunu ifade ediyoruz. Günümüzde kalkınmanın temelinde artık yalnızca üretmek yoktur. Üretilen bilgiyi koruyabilmek, markalaştırabilmek ve ekonomik değere dönüştürebilmek yer almaktadır. Patentten markaya, tasarımdan coğrafi işaretlere kadar uzanan sınai mülkiyet hakları; ülkelerin rekabet gücünü doğrudan etkileyen önemli alanlardan biridir. Özellikle üniversiteler; bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve topluma yön veren stratejik merkezler hâline gelmiştir. Bu noktada Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in ortaya koyduğu vizyon ve destekler bizler için son derece kıymetlidir. Üniversitemizde bilimsel üretimin korunmasına yönelik oluşturulan farkındalık sayesinde önemli başarılara imza atılmıştır. Son dört yılda yürütülen çalışmalar neticesinde Üniversitemizin Türk Patent ve Marka Kurumu üniversiteler sıralamasında 19’uncu sıraya yükselmesi bizler adına büyük bir gurur kaynağı olmuştur.”
Prof. Dr. Kutoğlu: “Üniversite-sanayi iş birliği şehrimizin kalkınması için oldukça önemlidir”
BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ise çalıştay kapsamında yaptığı konuşmada sınai mülkiyet haklarının ekonomik kalkınma açısından da büyük önem taşıdığını ifade ederek şu sözleri ifade etti:
“Bugün burada üniversite, kamu kurumları ve sanayi kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelmesi oldukça kıymetlidir. Bilgi üretiminin hızla arttığı çağımızda, üretilen fikrin korunması ve toplumsal faydaya dönüştürülmesi büyük önem taşımaktadır. Üniversiteler olarak bizler bulunduğu şehirlerine, bölgelerine ve ülkelerine değer katan kurumlardır. Bu nedenle üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesini son derece kıymetli buluyoruz. Bu anlamlı çalıştayın düzenlenmesine öncülük eden ve üniversitemizde bilimsel üretim ile sınai mülkiyet kültürünün gelişmesine büyük katkı sağlayan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyorum. Aynı zamanda Zonguldak Valiliğimize, Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğümüze, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansımıza, Ticaret ve Sanayi Odamıza, katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bugün burada ortaya konulan fikir alışverişi ve iş birliği ortamı, şehrimizin geleceği adına önemli kazanımlar sağlayacaktır.”
Rektör Özölçer: “Bilimsel üretim ülkemizin geleceğine yön veren stratejik bir güçtür”
Program kapsamında değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sınai mülkiyet haklarının hukuki olmasının yanı sıra aynı zamanda bilimsel, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın önemli bir parçası olduğunu ifade ederek şu sözleri dile getirdi:
“Çağımızda milletlerin gerçek zenginliği; insan aklının ortaya koyduğu bilgi, teknoloji ve yenilikçi fikirlerle ölçülmektedir. Üreten, araştıran ve geliştiren toplumlar; ancak ortaya koydukları bu değerleri koruyabildikleri ölçüde önemli başarılara imza atabilirler. Üniversiteler günümüzde yalnızca eğitim veren, bireyleri mesleğe hazırlayan bilim yuvaları değildir. Nitelikli ve çözüm sağlayan bilgileri ortaya koyan, teknoloji geliştiren, topluma yön veren ve ülkesinin kalkınmasına katkı sunan öncü merkezlerdir. Bizler de Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak bilimsel çalışmaları yalnızca akademik bir çıktı olarak görmüyoruz. Bu çıktıları aziz ülkemizin geleceğine katkı sunan önemli bir güç olarak değerlendiriyoruz.
Gençlerimizin araştıran, sorgulayan, üreten ve fikir geliştiren bireyler olarak yetişmesini son derece önemsiyoruz. Çünkü inanıyoruz ki fikir korunursa üretim büyür, üretim büyürse kalkınma güçlenir. Üniversitelerimizin bilgi birikimi ile sanayimizin üretim gücü birleştiğinde ortaya yalnızca ekonomik değer koyulmayacak. Aynı zamanda güçlü bir gelecek vizyonu da ortaya çıkacaktır. Bu vesileyle böylesine kıymetli bir çalıştayın düzenlenmesinde emeğ geçen herkese teşekkür ediyorum.”
Çalıştay yoğun ilgi ile tamamlandı
Alanında uzman isimlerin sunumlarıyla devam eden çalıştayda; patent süreçleri, marka yönetimi, teknoloji transferi, girişimcilik ekosistemi, coğrafi işaretler ve üniversite-sanayi iş birliği gibi birçok önemli konu ele alındı. Yapılan sunumların ve konuşmaların ardından çalıştay sona erdi.


BEUN, Zonguldak’ta düzenlenen Sınai Mülkiyet Hakları Farkındalık Çalıştayı’nda yerini aldı
Kastamonu’dan İstanbul’a kurbanlık hayvan sevkiyatları başladı
Kastamonu’da aylardır beslenen kurbanlık hayvanların, yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle İstanbul’un Avrupa yakasındaki kurbanlık pazarlarına sevkiyatına başlandı.
2 bin 200 küçükbaş, 300 küçükbaş kurbanlık hayvan sevkiyatının planlandığı Kastamonu’da, 960 hayvanın yola çıktığı belirtildi. İstanbul’un Avrupa yakasına ve Trakya bölgesine gidebilmek için gerekli sevk belgelerini alan besiciler, tırlara yükledikleri hayvanlarla birlikte yola çıktı.
Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Hacı Satı Karabakal kurbancılık serüvenini yarım asra yaklaşan bir gelenekle sürdürülüyor. 34 büyükbaş hayvanla İstanbul yoluna çıkan Alaettin Karabakal, “8 yaşımdan beri babam Hacı Satı Karabakal ile beraber bu işi yapmaktayız. Ben devam etmekteyim. 30-35 hayvanımız var. İnşallah İstanbul Sultangazi’de A17 numaralı çadırda müşterilerimizi bekliyoruz. Zor bir meslek, oradaki şartlar ağır. Yola çıkmak, gitmek, çadır masrafları falan ağır. Ama kurbancılık para kazandırıyor. Yine de yapmak zorundayız. Ekonomi İstanbul’dan dönüyor. Müşterilerimiz arıyor bizi, Allah razı olsun gelecekler. Beklentimiz iyi. Şu anda 34 hayvanımız var. Boğa ve dana götürüyoruz, iki tane de dişi hayvanımız var” dedi.
“1976’da kuzuyla başladık, bugün tezgahı evlatlar sürdürüyor”
Bugüne kadar binlerce hayvan yetiştirdiğini ifade eden 66 yaşındaki baba Hacı Satı Karabakal ise “İlk kez 1976’da İstanbul’a kuzuyla gittim. Ondan bugüne kadar devam ettik. Şu anda kendim İstanbul’a gitmiyorum, çocuklarım, torunlarım gidiyor. İşi böyle devam ettiriyoruz, Allah bereket versin. Bundan geçindik, başka bir gelirimiz yoktu” diye konuştu.
Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada ise “2026 yılı Kurban Bayramı öncesinde ilimiz genelinden yaklaşık 2 bin 200 büyükbaş ve 300 küçükbaş hayvanın İstanbul Avrupa yakasına ve Trakya bölgesine sevk edilmesi planlanmaktadır. İstanbul Avrupa yakasının hastalıktan ari bölge statüsünde bulunması nedeniyle sevk edilecek hayvanlara yönelik gerekli karantina uygulamaları, sağlık kontrolleri ve test işlemleri İl Müdürlüğümüz teknik personelleri tarafından titizlikle gerçekleştirilmiştir. Hayvan sağlığının korunması, güvenilir hayvan hareketlerinin sağlanması ve yetiştiricilerimizin mağduriyet yaşamaması amacıyla sevk süreçleri İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz koordinasyonunda hassasiyetle yürütülmektedir. İl Müdürlüğümüz tarafından Kurban Bayramı sürecinde hayvan hareketleri ve sevk kontrollerine yönelik çalışmalar aralıksız devam edecektir. Yetiştiricilerimize hayırlı, bereketli ve bol kazançlı bir sezon dileriz” denildi.

