Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), felsefenin yerli ve millî sesi Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı anısına, İstanbul Medeniyet Üniversitesi (İMÜ) Felsefe Bölümü ile Bilim Tarihi Enstitüsü iş birliğinde düzenlenen III. Ulusal Ş. Teoman Duralı Felsefe-Bilim Sempozyumu’na katıldı. Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise programda açılış konuşmacısı olarak yer aldı.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Kuzey Kampüsünde yer alan Ziraat Bankası Merkez Kütüphanesi Ziraat Bankası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyuma; İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, İMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Sarıoğlu, BEUN Teoman Duralı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melih Geniş, İMÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Koçak, İMÜ Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, BEUN Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Yücel Namal, BEUN Felsefe Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Okan Küçük, Bölüm Başkan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Emre Çeliker ve Dr. Öğr. Üyesi Sedef Beşkardeşler ile çok sayıda üniversiteden akademisyen, araştırmacı, bilim insanı ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun başlangıcında İMÜ Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu ile İMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Sarıoğlu açılış konuşması gerçekleştirdi.
Prof. Dr. Sarıoğlu’nun konuşmaları ardından programın açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, mütefekkir Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı’nın yalnızca bir filozof değil; aynı zamanda düşünceyi medeniyet tasavvuru ile bütünleştiren müstesna bir ilim insanı olduğunu vurgulayarak şu sözleri dile getirdi:
“Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı; felsefe ile bilimi, düşünce ile hayatı, gelenek ile moderniteyi aynı zihinsel zeminde buluşturan kalemi güçlü müstesna mütefekkirlerimizdendir. Onun ortaya koyduğu eserler; yalnızca akademik bir birikimin ürünü değil, aynı zamanda köklü bir medeniyet şuurunun, derin bir irfanın ve entelektüel zenginliğinin tezahürüdür. Duralı Hocamız, düşünceyi soyut bir uğraş alanı olarak değil; insanı, toplumu ve medeniyeti anlamaya yönelik bir hayat pratiği olarak ele almıştır. Bugün anısına düzenlenen bu kıymetli sempozyum ise onun fikir mirasını diri tutmak, düşünce dünyamıza kazandırdığı perspektifi yeni kuşaklara aktarmak ve akademik camiada düşüncelerinin yeni bakış açıları kazandırmasına vesile olmak bakımından son derece anlamlı ve kıymetli bir teşebbüstür.”
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin felsefe alanındaki akademik çalışmalarına da değinen Rektör Özölçer, BEUN Felsefe Bölümünün nitelikli bilimsel faaliyetleriyle dikkat çekerek şu sözleri ifade etti:
“Bizler Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak değerli hemşehrimiz, Üniversitemizden fahri doktoralı Hocamızın ilmi mirası ışığında gerek Felsefe Bölümümüz ile gerekse Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı anısına düzenlendiğimiz sempozyum ve bilimsel etkinliklerle önemli bir farkındalık oluşturmaktayız. Nitekim bu tür organizasyonlar, düşünce dünyamızın köklü isimlerinden Teoman Hocamızı anmakla kalmayıp felsefe alanında yürütülen akademik çalışmaları görünür kılmaktadır. Aynı zamanda düşünsel birikimin sürekliliğini sağlamaya, eleştirel düşünceyi beslemeye ve felsefî tartışma zeminini canlı tutmaya yönelik önemli bir işlev de üstlenmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle böylesine anlamlı sempozyumun düzenlenmesine ev sahipliği yapan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Gülfettin Çelik Hocama, kıymetli İMÜ ailesine ve Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Sayın Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’na teşekkürlerimi sunuyorum. Bununla birlikte sempozyuma katkı sağlayan tüm akademisyenlerimize, araştırmacılarımıza ve öğrencilerimize başarılar diliyor; bu bilimsel buluşmanın akademik camiaya değerli katkılar sunmasını temenni ediyorum.”
III. Ulusal Ş. Teoman Duralı Felsefe-Bilim Sempozyumu, 5-6 Şubat tarihlerinde farklı disiplinlerden bildirilerin sunulduğu oturumlarla devam edecek.
Reklam Alanı — Yan Sol Reklam
Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam
Bu alana reklam ver
0
BEUN, III. Ulusal Ş. Teoman Duralı Felsefe-Bilim Sempozyumu’nda yer aldı
Fevzi Aydın
05 Mayıs, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
0
SİYASET YENİLENECEK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türkiye yeni bir genel seçim sathına giriyor…
2028 yılında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve TBMM genel seçimleri, muhtemelen öne alınarak 2027 yılında yapılacak…
Çeyrek asırlık AKP ve ardından AKP-MHP ortaklığı, Cumhur İttifakıyla, ülke siyaseti ve yönetiminde hatırı sayılır gelişmeler yaşandı…
21. yüzyılla birlikte çeyrek asrı geçen dönemde, çok siyasetçiler geldi, siyaset arenasına girdi, çok siyasetçi de siyaset arenasından çıktı…
Partiler kendini feshederek ya da liderleri iktidar partisine katılarak, Türk siyasetinde önemli görevlere geldi…
Gerek PKK ve gerekse komşu ülkeleri saran Arap Baharının getirdiği savaşlara, Türkiye’de başlangıçta ABD ile ardından Rusya, sonuçta ABD ile savaşa dahil olarak, yarım asırlık sürece damga vuran savaşlarda aktif rol aldı…
Yarım asırlık son siyaset döneminin muhalefet partisi CHP ise AKP ve ardından MHP ve diğer partilerin katılımıyla oluşan Cumhur İttifakı karşısında siyasete tutunamadı…
Yarım asırlık siyaset döneminde, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel genel başkanlık yaptı CHP’de…
Dört genel başkanın görev yaptığı yarım asırlık siyaset döneminde, ana muhalefet partisi genel başkanı olarak, liderler CHP’yi iktidara taşıyamadı…
İktidarın icraatlarını takip ve halkın siyasi nabzını tutmak yerine, parti içi muhalefet ve kurultaylarla uğraşan ana muhalefet CHP liderleri, ana muhalefete iktidar yolunu açmakta büyük zorluklar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor…
İktidarın, yarım asırdan günümüze kadar getirdiği iktidarını, son seçimlerde büyük başarı kazanan ana muhalefet CHP’nin sallamasıyla gelişen olaylar, ülke siyasetini başka mecralara taşıdı…
Büyük şehirlerden başlamak üzere iktidar, muhalefet Cumhurbaşkanı adayı ve belediye başkanlarını; çoğunluk geçmiş dönemler olmak üzere, hizmet ve çalışmalarından dolayı, gizli tanık ve ihbarlarla, onlarca belediye başkanı tutuklanarak, görevden alındı…
Millet iradesini her alanda dilinden düşürmeyen iktidar, Millet İradesiyle seçilen belediye başkanlarının, yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak görevden alınmasıyla, belediye başkanlıkları iktidara geçerken, millet iradesi de yok sayılmış oldu…
Terör örgütü PKK elebaşısının hapiste olması ve örgütün dağılma noktasına gelmişken terörist başı Öcalan’ın, Terörsüz Türkiye hamlesiyle, sürece dahil edilerek görüşmelere başlanması olumsuz karşılanırken, binlerce şehit yakını da yok sayılmış oldu…
Dünya Bankası-IMF programına dahil olmasıyla, yeniden ABD’nin ekonomi yörüngesine giren ekonomi yönetimi ve iktidar, acı reçeteler karşısında halkın sesini duymazken, muhalefet belediye başkanlarının ihbar ve gizli tanıklarla tutuklanmasıyla, gündemi değiştirmeye devam ediyor…
Muhtemelen 2027 yılında yapılması düşünülen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleriyle Türkiye’de siyaset yenilenirken, millet iradesi hangi siyasi iradeyi şemsiyesi altına alacak…
Muhalefetin güçlü olamamasına rağmen, iktidarın da halkı görmezden gelmesine rağmen, seçmen muhalefeti mi, iktidarı mı şemsiyesi altına alacak…
Türkiye’de yıllar sonra milli irade, siyaseti yenileyerek iktidarı değiştirecek mi yoksa iktidara devam mı diyecek…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


