blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Temmuz, 2025 20:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

BEUN Hastanesi’nde endoskopik bel fıtığı ameliyatı başarıyla yapıldı

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, gelişmiş tıbbi altyapısı ve tecrübeli sıhhat takımıyla bölgesel sıhhat hizmetlerinde öncü olmaya devam ediyor. Bu kapsamda hastanede birinci kere gerçekleştirilen endoskopik bel fıtığı ameliyatı, büyük bir muvaffakiyetle sonuçlandı. Daha evvel mikroskopik metotla yapılan bu operasyonlar, artık daha konforlu ve güzelleşme süreci daha kısa olan endoskopik teknikle uygulanabilecek.
Bel fıtığı, günümüzde pek çok kişinin ömür kalitesini düşüren, ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açan bir rahatsızlık olarak biliniyor. Toplumda yaygın olarak görülen ve hayat kalitesini önemli ölçüde düşüren bel fıtığı, omurgadaki disklerin hudut köklerine baskı yapmasıyla bel, kalça ve bacaklarda şiddetli ağrılara neden oluyor. İleri olaylarda ise hastalar hareket etmekte ve yürümekte dahi zorlanabiliyor. Bu noktada ileri teknolojiyle donatılan Batı Karadeniz Bölgesi’nin sağlık üssü olan BEUN Hastanesi, alanında uzman tabip takımıyla bölge halkına en yeni, inançlı ve konforlu tedavi imkânlarını sunmaya devam ediyor.
Endoskopik bel fıtığı ameliyatı; BEUN Tıp Fakültesi Beyin ve Hudut Cerrahisi Ana Bilim Kısmı Lideri Prof. Dr. Murat Kalaycı ile ilgili Ana Bilim Kolu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Keskin tarafından muvaffakiyetle gerçekleştirildi. Operasyonu gerçekleştiren öğretim üyeleri sürece ait şu tabirleri lisana getirdi:
"Endoskopik bel fıtığı ameliyatı, sadece küçük bir kesiden girilerek yapılır. Bu usul, dokulara en az müdahale ile gerçekleştirilir; böylelikle ağrı daha az olur, düzgünleşme müddeti ise çok daha kısadır. Hastalar birçok vakit birebir gün ya da sonraki gün taburcu edilerek günlük ömürlerine süratle dönebilir. Bu aygıtın Üniversite Hastanemize kazandırılmasında ve Hastanemizin her geçen gün daha da kıymetli bir pozisyona erişmesinde büyük katkılar sunan Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımızı sunuyoruz."
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, gerçekleştirilen başarılı operasyonla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
"Üniversite Hastanemiz, teknolojik altyapısını çağın gerekliliğine uygun bir formda daima geliştirerek hastalarımıza en ileri seviyede sıhhat hizmeti sunmaya devam ediyor. Endoskopik bel fıtığı ameliyatının Hastanemizde muvaffakiyetle gerçekleştirilmiş olması hem hastalarımız hem de sıhhat sistemimiz açısından büyük bir kazanımdır. Bu kıymetli gelişmede emeği geçen bedelli hocalarımız Prof. Dr. Murat Kalaycı ve Doç. Dr. Emrah Keskin başta olmak üzere tüm sıhhat takımımızı yürekten kutluyorum. Ameliyat geçiren hastamıza acil şifalar diliyor, bu tıp nitelikli sağlıklı hizmetlerin artarak devam etmesini temenni ediyorum. Bölgenin sıhhat üssü olan Üniversite Hastanemiz sıhhat alanında yalnızca Zonguldak’a değil, bölgemize ve ülkemize değerli katkılar sağlamaya emin adımlarla devam edecektir."
Kaliteli sıhhat hizmeti almak için gelen ziyaretçilerine umut, hastalarına şifa olan BEUN Hastanesi, yenilikçi yaklaşımı ve alanında uzman akademik takımıyla bilimsel gelişmeleri klinik uygulamalara muvaffakiyetle entegre ederek bölge halkına yüksek standartlarda sıhhat hizmeti sunmayı sürdürüyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
11 Şubat, 2026 09:32 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 10.02.2026 16:24
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

MERKEZ MAHALLELER DÖNÜŞÜM BEKLİYOR

Karabük’ün tarihi ve kuruluş mahalleleri, bugün fiilen kentsel yorgunluk bölgesi konumunda bulunurken, Karabük Merkez’deki yapı stoku hem yaşamsal hem de güvenlik açısından ciddi riskler barındırıyor.

Karabük Merkez’de yer alan yapıların büyük bölümü, yapıldıkları dönemin koşullarına göre inşa edildi. O yıllarda Karabük’ün 3. derece, ardından 2. derece deprem bölgesi olarak kabul edilmesi, yapı standartlarını da buna göre şekillendirdi. Ancak bugün gelinen noktada Karabük’ün deprem gerçeği çok daha farklı bir boyutta ele alınıyor. Uzmanların da sıkça vurguladığı gibi mevcut yapıların önemli bir kısmı, güncel deprem yönetmeliklerinin oldukça gerisinde.

Özellikle Bayır Mahalle, Atatürk Mahallesi Yeni Mahalle  Makasbaşı ve Kayabaşı gibi kuruluş mahallelerinde bulunan 50, 60 hatta 70 yıllık binalar, ciddi şekilde yıpranmış durumda. Alt gelir grubunun yoğun olarak yaşadığı bu bölgelerde, olası bir depremde yapıların ayakta kalıp kalamayacağı ise büyük bir soru işareti.

“KARABÜKSEL DÖNÜŞÜM” ŞART

Şehrin merkez mahallelerinde ortaya çıkan bu tablo, kentsel dönüşümün Karabük için artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu gözler önüne seriyor. Kentte birçok kesim, dönüşüm sürecinin parça parça değil, bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım ise kamuoyunda “Karabüksel dönüşüm” olarak ifade ediliyor.

Kentin en merkezi ve en eski mahallelerinden biri olan Bayır Mahalle, bu sürecin en somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Kuruluş mahallesi olan Bayır Mahalle, bugün bakımsız, yer yer metruk ve viraneye dönüşmüş yapılarıyla dikkat çekiyor.

PROJELER AÇIKLANDI, ADIM ATILMADI

Bayır Mahalle için yıllar önce kentsel dönüşüm adına düğmeye basılmış, çeşitli projeler ve tanıtım videoları kamuoyuyla paylaşılmıştı. Ancak aradan geçen uzun süreye rağmen somut bir adım atılamadı. Bu belirsizlik süreci ise mahalle sakinleri ve esnafı mağdur etti.

“Dönüşüm olacak” denilerek doğalgaz alamayan, binasını yenileyemeyen, mülkünü kiraya veremeyen çok sayıda vatandaş, ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya kaldı. Bugün Bayır Mahalle, Karabük’ün yeni yüzü olmaya adayken, plansızlık ve belirsizlik nedeniyle kaderine terk edilmiş bir görüntü sergiliyor.

MAHALLE SAKİNLERİ NET TARİH İSTİYOR

Bayır Mahalle sakinleri, “Kentsel dönüşüm ne zaman başlayacak?” sorusunu artık yüksek sesle dile getiriyor. Vatandaşlar, yetkililerden somut, net ve takvime bağlanmış bir açıklama bekliyor. Her geçen gün risklerin arttığını belirten mahalle halkı, belirsizliğin hem can güvenliğini hem de ekonomik kayıpları derinleştirdiğini ifade ediyor. Karabük’ün geleceği açısından kritik öneme sahip olan bu sürecin daha fazla ertelenmemesi gerektiği ise kamuoyunda ortak görüş olarak öne çıkıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin