BEUN 2024 Erasmus+ Yükseköğretim Hareketlilik Programı hibe tutarlarını artırdı
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) gelişen uluslararasılaşma stratejileri kapsamında Erasmus+ Yükseköğretim Hareketlilik Programı ile Avrupa ve dünyanın farklı coğrafyalarından 21 ülkede 234 üniversite ile yaptığı Erasmus+ anlaşmalarıyla iş birliği ağını genişletmeye devam ediyor.
Türkiye Ulusal Ajansı tarafından koordine edilen Yükseköğretim Kurumlarının program ülkelerindeki üniversiteler ile iş birliği yaparak öğrenci ve personel hareketliliği imkânı sunan "Erasmus+ KA131 Yükseköğretim Hareketlilik Programı" kapsamında hibe tutarları açıklandı. Küresel ölçekte öğrenci ve personel değişimini sağlayan program kapsamında BEUN, 21 Avrupa ülkesindeki üniversiteler ile imzalanan 234 Erasmus+ anlaşması ile uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atmaya devam ediyor.
BEUN, 2024 yılında anlaşmalı ülke sayısını 21’e, Erasmus KA131 destek miktarını ise 204 bin 800 Euro’ya çıkardı. Böylece Avrupa başta olmak üzere dünyanın bir çok kıtasındaki ülkeler ile akademik iş birliği ağı bulunan BEUN’da Türkiye Ulusal Ajansı tarafından sağlanan bu hibe tutarları ile birlikte 2024 projeleri kapsamında 87 öğrenci ve personel hareketliliği yapılması öngörülüyor. Erasmus+ hareketlilik projelerinin uluslararasılaşma sürecindeki önemine değinen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, “Üniversitemizin öncelikli hedefleri arasında olan uluslararasılaşma kapsamında yürütülen eğitim-öğretim ve araştırma-geliştirme faaliyetlerindeki niteliği artırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda öğrenci, akademik ve idari personel hareketliliğine odaklanan Erasmus+ KA 131 hareketlik faaliyetleri kapsamında anlaşma sayımız 234’e ulaşmış bulunmaktadır. Elbette bu sayıyı daha da artırmayı hedefliyoruz. Erasmus+ KA 171 programı ile Avrupa dışındaki ülkeler ile de her geçen gün ikili iş birliği ağımızı daha da geliştiriyoruz. Uluslararasılaşma süreçlerimize verdikleri değerli desteklerden dolayı Türkiye Ulusal Ajansı Başkanımız Sayın İlker Astarcı’ya teşekkür ediyorum. Uluslararasılaşma hedeflerimizi gerçekleştirmemizdeki destekleri için YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar’a ve YÖK üyelerimize şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer Safranbolu'da son zamanlarda artan Tarihi Konak yangınları yaşanan tehlikenin boyutunu ortaya koyarken, 150 yıllık bir konağın daha yanması yürekleri sızlattı.
Karabük’ün Safranbolu ilçesinde alevlere teslim olan yaklaşık 150 yıllık tarihi konaktan geriye kalan harabe, gün ağarmasıyla birlikte görüntülendi.
İzzetpaşa Mahallesi Akseki Sokak’ta Pınar Ç.’ye ait olduğu belirtilen konakta henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Ahşap yapının kısa sürede tutuşmasıyla büyüyen alevler tüm yapıyı sardı. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını uzun süre süren müdahalenin ardından kontrol altına alabildi.
Sabaha karşı tamamen söndürülen yangının ardından tarihi konağın büyük bölümünün çöktüğü, taş ve ahşap bölümlerin ağır hasar aldığı belirlendi. Konaktan geriye kalan harabe, görüntülenerek kayıt altına alındı.
Yangının, 24 Kasım’da açılması planlanan Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin bulunduğu bölgeye yakın bir noktada çıkması nedeniyle çevrede kısa süreli paniğe neden olduğu bildirildi. Yangının çıkış nedenine ilişkin başlatılan inceleme sürüyor.
YANGIN EN BÜYÜK TEHDİT
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve Osmanlı-Türk şehir kültürünü günümüze taşıyan Safranbolu’da, yangınlar tarihi doku için en büyük tehditler arasında yer alıyor. Kentteki tarihi konakların çoğunda ahşap iskelet sistemi, dar sokak yapısı, eski elektrik tesisatları ve temizlenmeyen bacalar yangın riskini artırıyor.
Safranbolu’da son yıllarda meydana gelen bazı tarihi konak yangınları şöyle:
1998 - Bağlarbaşı'nda tarihi konak yangını: Ahşap yapıda elektrik kontağından çıktığı değerlendirilen yangında yapı tamamen kullanılamaz hale geldi.
2002 - Cinci Han bölgesinde çatı yangını: Baca kaynaklı olduğu belirlenen yangında konak ağır hasar aldı.
2007- Kara Üzüm Sokak’ta tarihi konak yangını: Yapıdakilerin tahliyesiyle can kaybı yaşanmadı.
2013 - Kıranköy’de iki katlı ahşap konak yangını: Ahşap yapı tamamen yandı, bitişik yapılarda maddi hasar oluştu.
2017 - Gümüş Mahallesi’nde restorasyon sürecindeki konak yangını: Elektrik tesisatından çıktığı belirlenen yangında tavan ve çatı bölümü çöktü.
2021 - 120 yıllık konak yangını: İtfaiyenin uzun uğraşı sonucu söndürülen yangında yapı tamamen kullanılamaz hale geldi.
2023 - Çarşı bölgesinde konak yangını: Baca yangınının çatıya sıçramasıyla tarihi konak kısmen zarar gördü.
2024 - Yörük Köyü'nde bulunan üç katlı tarihi Sağır Şakir Konağı henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında kül oldu.
2025 –150 yıllık konakta yangın: İsmetpaşa Mahallesi’nde çıkan yangında konağın kullanılamaz hale geldiği bildirildi.
Bu yangınlarda en yaygın nedenlerin baca çekiş problemleri, eski elektrik tesisatları, çatı katı birikintileri ve ihmal kaynaklı alevlenmeler olduğu rapor ediliyor.
“ÇATI VE BACALAR EN BÜYÜK RİSK”
Safranbolu üzerine yapılan teknik araştırmalarda, konak yangınlarının büyük bölümünün çatı katı ve bacalarda başladığına dikkat çekiliyor. Ahşap karkas yapıların yüksek yanıcılığı, dar sokaklar sebebiyle itfaiye araçlarının bazı bölgelere sınırlı erişebilmesi riski artırıyor.
Uzmanlara göre:Bacaların düzenli temizlenmemesi, elektrik tesisatlarının eski olması, yangın algılama sistemlerinin bulunmaması, yangın yönetmeliğine uygunluk denetimlerinin yetersiz kalması gibi sebepler tarihi konaklarda yangın riskini artırıyor.
EKONOMİK YETERSİZLİKLER RESTORASYONU GECİKTİRİYOR
Yangın sonrası hasar gören birçok konak, yüksek maliyetler nedeniyle uzun süre onarılamıyor. Restorasyon projelerinin uzmanlık gerektiren yapısı, malzeme maliyetleri ve bürokratik süreçler, yapıların atıl bırakılmasına yol açıyor. Bazı konakların ise tamamen yıkılarak yok olduğu biliniyor.
TARİHİ KONAKLAR SİGORTALANABİLİYOR MU?
Tarihi yapıların sigortalanmasında zorluk bulunsa da bunun mümkün olduğu belirtiliyor. Tarihi yapıların maddi-manevi değerlerinin ölçülmesindeki güçlük sigorta şirketleri için sorun oluştururken, “mutabakatlı değer poliçeleri” çözüm olarak öneriliyor.
Sigortalanabilmesi için yapının elektrik tesisatının yenilenmiş olması, yangın algılama ve uyarı sistemlerinin bulunması, su deposu sistemine sahip olması, yangın yönetmeliğine uygunluğunun belgelenmesi gerekiyor.
YANGIN YÖNETMELİĞİNDE ARANAN BAŞLICA ŞARTLAR
"Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik" uyarınca bir yapının kullanım izni alabilmesi için şu kriterlerin:yapı malzemelerinin yangın yönetmeliklerine uygunluğu, acil çıkış ve tahliye yolları, yangın merdivenleri ve güvenlik holleri, elektrik ve aydınlatma sistemlerinin uygunluğu, yangın algılama ve uyarı sistemleri, duman dedektörleri, yangın söndürme cihazları ve söndürme sistemleri, yönlendirme levhaları ve acil çıkış aydınlatmaları yer alması isteniyor.
ÖNLEM ALINMASI ŞART
Tarihi konaklarda yangın riskini azaltmak için düzenli baca temizliği, elektrik tesisatı kontrolleri ve ahşap yapıların koruyucu malzemelerle güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Konaklara duman algılama sistemleri, otomatik uyarı sensörleri ve mümkün olan yerlerde sprinkler (yangın söndürme) sistemi kurulması, alevlerin erken fark edilmesini sağlayarak kayıpları en aza indiriyor. Ayrıca sokak dokusunun dar olduğu Safranbolu’da, itfaiyenin hızlı erişimi için acil müdahale noktalarının artırılması, yangın hidrantlarının düzenli bakımının yapılması ve konut sahiplerine yönelik yangın eğitimi verilmesi, kültürel mirasın korunması açısından kritik önlemler arasında yer alıyor.