BEÜ’den Moleküler Biyoloji ve Genetik Araştırmalarına önemli yatırım - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Kasım, 2016 06:57 tarihinde yayınlandı
0
0

BEÜ’den Moleküler Biyoloji ve Genetik Araştırmalarına önemli yatırım

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi’nde; Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Lisans ve Lisansüstü Öğrenci Laboratuvarlarının eğitim alt yapısının oluşturulması ve geliştirilmesi projesi kapsamında real time PCR cihazı alındı. Bülent Ecevit Üniversitesi son yıllarda hem eğitim altyapısını güçlendirmek hem de araştırma kapasitesini artırmak için laboratuvarlara önemli yatırımlar yaptı ve yatırım yapmaya da devam ediyor. Bu çerçevede Fen Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü araştırma laboratuvarında ulusal ve uluslararası standartlarda alt yapı, tıbbi cihaz ve donanımlarda güncellemeler yapıldı. Son olarak Üniversite Bilimsel Araştırma Projeler Birimi tarafından desteklenen ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim üyelerince yürütülen alt yapı projesi “Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Lisans ve Lisansüstü Öğrenci Laboratuvarlarının Eğitim Alt Yapısının Oluşturulması ve Geliştirilmesi” projesi kapsamında Real Time PCR cihazı alındı. Projeyle ilgili bilgi veren Doç. Dr. Ender Büyükgüzel şunları söyledi: “Proje kapsamında alınan Real Time PCR cihazı diziye özgün olmayan floresan boyalar veya diziye özgün problar kullanılarak istenilen gen bölgesinin çoğaltılıp kalitatif ve kantitatif analizlerinin yapılmasını sağlamaktadır. Biyolojik örneklerden elde edilen DNA’nın kopya sayısının sayısal değerlere dönüştürülmesi, mRNA’nın düzeyini sayısal olarak belirlenebilmesi, tek nokta mutasyonlarının belirlenmesi, virus varlığının ve miktarının belirlenmesi, patojen saptanması, SNP varlığının belirlenmesi, DNA hasar tespiti, Kromozomlardaki sayısal, yapısal bozuklukların analizi, Metilasyon tespiti amacıyla kullanılabilmektedir. Real Time PCR ile hızlı ve hassas bir şekilde nicel ve nitel olarak sonuç alınabilmesi, kontaminasyon riskinin çok az olması ve sonuç almak için ikinci bir tekniğe ihtiyaç duyulmaması nedeni ile en çok tercih edilen teknikler arasında yer almaktadır. Bu cihazın bölümümüze kazandırılmasıyla bölümümüzde yürütülmekte olan kanser araştırma çalışmalarının yanı sıra Sedef Hastalığı (psoriazis), Vitiligo, Gebelik Diabeti (Gestational Diabet), Çocukluk Çağı Astımı, multiple Skleroz, Parkinson Hastalığı gibi toplumun önde gelen sağlık sorunlarının moleküler genetik temeli ile ilgili yapılan çalışmalar da hız kazanacaktır. Ayrıca Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık Fakültesi yanı sıra Fakültemiz Kimya ve Biyoloji bölümleri ile yapılacak multidisipliner çalışmalara da imkân sağlayacaktır. Projemize ve tüm bilimsel ve akademik çalışmalarımıza katkı sunan ve destek veren sayın Rektörümüz Prof. Dr. Mahmut Özer’e teşekkür ediyorum.” Projenin ve alınan yeni cihazın bilimsel araştırma ve uygulamalarda büyük destek sağlayacağını belirten BEÜ rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer şunları söyledi: “İlk öğrencilerini 2013-2014 Eğitim Öğretim yılında alan Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü kurulduğu günden bugüne hızla büyümeye devam ediyor. Yapılan yeni proje kapsamında Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğrenci ve araştırma laboratuvarları iyileştirilerek teoriden pratiğe geçişte öğrencilerin uygulamaya ilişkin bilgi ve deneyimlerinin arttırılması sağlanacak. Ayrıca bölüm öğretim üyelerinin günümüz gelişmelerini de kapsayan uygulamalar yaptırabilmesi, hem bölümde yetiştirilen öğrencilerin hem de akademik personelin niteliğinin yükseltilmesini sağlayacak. Bunun yanı sıra güçlendirilmiş bir uygulama laboratuvarının bölümümüzde olması öğretim elemanlarınca Bilimsel Araştırma Projeleri, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu tarafından desteklenen projeleri yürütmede, ulusal ve uluslar arası düzeyde üniversiteler ile işbirlikleri sürdürmede bizleri daha ileri seviyeye taşıyabilme olanağı tanıyacak. Projenin üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
ddd
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
26 Nisan, 2026 15:13 tarihinde yayınlandı
0
0

Başkan Köse: Esnaf turizm bilincinden uzak, sadece günü kurtarıyor

Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, Antalya’da Türkiye Seyahat Acentaları Birliği tarafından düzenlenen 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Safranbolu’daki turizm yapısı ve esnaf yaklaşımına yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Köse, kentteki esnafın turizm bilincinin yeterli düzeyde olmadığını ifade ederek, “Şehirde esnaf sanki öyle özel bir kentte turizm yapıyor gibi değil. Bence turizmci bile değil. Tarihi binalarda konak, restoran işletiyorlar ama turizmle zerre alakaları yok” dedi.

Konuşmasında turizmde nicelikten ziyade niteliğin önemli olduğunu vurgulayan Köse, “Bizim derdimiz gelen turistin sayısı değil, niteliği çok kıymetli” ifadelerini kullanarak, daha butik ve seçkin grupları hedeflediklerini belirtti.

Safranbolu’ya yılda 1,5 milyon turist geldiğine dair söylemlerin gerçeği tam yansıtmadığını dile getiren Köse, kentte yaklaşık 4 bin yatak kapasitesi bulunduğunu ve günübirlik ziyaretlerle bu sayılara ulaşılabileceğini söyledi. Köse, “Ama derdimiz sayılar olmamalı. Sayılardan daha öte nitelikli ve alım gücü yüksek kesim olmalı” diye konuştu.

Tarihi kentlerde kitle turizminin uygun olmadığını ifade eden Köse, “Bizim gibi tarihi kentler kitle turizmini kaldıracak kentler değil. Çok fazla yükü var. Küçük ve butik grupların gelmesi bizim için daha iyi” dedi.

Tanıtım çalışmalarının bu doğrultuda sürdüğünü belirten Köse, belediye olarak Turizm İşletmecileri Derneği ile birlikte Safranbolu’nun tanıtımı için çalışmalar yürüttüklerini aktardı. Ancak altyapı, hizmet ve ürün kalitesinde eksiklikler olduğunu da vurgulayarak, “Siz kent olarak hazır değilseniz, istediğiniz kadar nitelikli turist gelsin bir kez gelir, bir daha gelmez” ifadelerini kullandı.

Kültürel mirasın korunması konusunda da eksiklikler bulunduğunu söyleyen Köse, esnafa yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:

“Şehirde esnaf sanki öyle özel bir kentte turizm yapıyor gibi değil bence turizmci bile değil. İnsanlar, tarihi binalarda konak işletiyor, restoran işletiyor ya da taksicilik yapıyorlar ama turizmle zerre alakaları yok. Gelen misafirlere nasıl davranmaları gerektiğini bilmiyorlar. Ya da elindeki eseri nasıl gelen misafirlere daha iyi nasıl pazarlarım kafası yok. O sadece para kazanmak ve günü kurtarmak derdinde.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin