Reklam
Reklam

BEÜ’de çocuk hastalara sedasyonla diş tedavisi

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Şubat, 2017 08:36 tarihinde yayınlandı
0

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi Diş Hekimliği Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde çocuk hastalarda sedasyonla diş tedavisi devam ediyor.
Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Diş hekimliği Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde çocukların sedasyonla diş tedavileri devam ediyor. Sedasyonla ilgili anne babaların bilmesi gerekenler hakkında BEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Levent Demiriz şunları söyledi:
“Sedasyon, anestezi uzmanı tarafından, bazı ilaçlarla hastanın bilinci açıkken oluşturulan derin uykudur. Sedasyon işlemi bir genel anestezi işlemi değildir. Uykunun derinliği anestezi uzmanı tarafından sağlanabilir. İşlem sırasında anestezi uzmanı, hastayı monitörize ederek nabzını ve tansiyonunu takip eder. Hastanın havayolunu açık tutabildiği ve bilincin baskılandığı bir durum olarak tanımlanan bu yöntemde, özellikle çocuk hastalar işlemden sonra diş hekimine geldiklerini bile unutmaktadırlar. Bu nedenle özellikle korku ve kaygı gibi nedenlerle uyum sağlanamayan, özellikle 6 yaş altı çocuklarda oldukça etkili bir tedavi seçeneğidir. Sedasyon işleminin bir diğer önemli amacı ise mental geriliği bulunan ve uyum zorluğu yaşanan hastalarda klinik ortamda uygulanamayacak tedavi işlemlerinin gerçekleştirilebilmesidir. Hasta, operasyon sonrası uygulanan ilaçların etkisi ile ağızda yapılan tedavi işlemini, ağrıyı, hoşlanmadığı sesleri, vb. hatırlamayacağından psikolojik travmaya da maruz kalmaz. Bu durum, hastanın daha sonraki seanslarda diş tedavisine gelişini de kolaylaştıracaktır.”
Pedodonti Kliniğinde bir yıldan fazla bir süredir sedasyon ile diş tedavisi hizmeti veriliyor. Bu süre zarfında 400’ün üzerinde hasta diş hekimliği fakültesi Pedodonti Kliniği’nde tedavi gördü. Sedasyon işlemi ile tedavi günümüzde sıkça ihtiyaç duyulan, ancak bu uygulamayı yapan merkezlerin mevcut ihtiyacı karşılayacak sayıya henüz ulaşmamış olması nedeniyle hastalarca kolay ulaşılamayan bir hizmet durumuna geldi. Nitekim, Bülent Ecevit Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Zonguldak’da yer almasına rağmen Manisa, Van ve hatta İstanbul gibi farklı şehirlerde ikamet eden bazı hastaların da tedavi gördüğü bir merkez durumuna geldi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı

meyvelerin en buyuk dusmanina samsunda savas acildi LA4t5gzX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Haziran, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.

Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.

Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.

Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”

Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.

Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin