ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) yarı olimpik yüzme havuzu öğrencilerine ve Zonguldaklılara dört mevsim hizmet sunuyor. Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) soğuk kış aylarında yüzebilme imkanı sağlıyor. 2016 Ekim ayında hizmete giren, 4 bin 500 metre kare alana kurulan ve 8.5 milyon TL maliyeti ile oldukça büyük bir yatırım olan spor kompleksi içerisindeki yarı olimpik yüzme havuzu, kış sezonunda da hizmet vermeyi sürdürüyor. Uzman ekipler tarafından çeşitli kategorilerde yüzme kursu verilen BEÜ Yarı Olimpik Yüzme Havuzu, yetişkin erkeklere, kadınlara, BEÜ öğrencilerine ve Zonguldak halkına haftanın 6 günü kapılarını açıyor. ‘Çocuk Yüzme Kursu’, ‘Yetişkin Yüzme Kursu’ ve ‘İleri Teknik Yüzme Kursu’ adıyla 3 kategoride yapılan yüzme kursları, 27 derece su, 34 derece havuz ortam sıcaklığında gerçekleşiyor. İl Halk Sağlığı Müdürlüğü belirli aralıklarla havuz suyunun kontrollerini yapıyor.


BEÜ Yüzme Havuzu dört mevsim hizmet sunuyor
Diyetisyenden uyarı: “Eti yeşilliklerle birlikte tüketin”
Kurban Bayramı’nda et tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Tuba Yıldırım, kırmızı eti uygun pişirme yöntemleri ile pişirmek ve yeşilliklerle birlikte tüketmenin sağlığı korumaya yardımcı olacağını söyledi.
Kurban Bayramı’nda et tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Liv Samsun Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, kırmızı eti uygun pişirme yöntemleri ile pişirmek ve yeşilliklerle birlikte tüketmenin sağlığı korumaya yardımcı olacağını söyledi. Diyetisyen Yıldırım, Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme önerileri hakkında tavsiye vererek et tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler konusunda uyarılarda bulundu.
Bayramların iyi duyguların çoğaldığı, küçük büyük tüm aile bireylerinin bir araya geldiği, geniş ve güzel sofraların kurulduğu güzel zamanlar olduğunu dile getiren Diyetisyen Tuba Yıldırım, “Kalplerimizin temizlik ve arınma günüdür aslında bayramlar. Kıymetini bilmek lazım. Bu süreçte sağlığın da yeterli ve dengeli beslenmeden geçtiğini de unutmamakta fayda vardır. Kurban Bayramı’nda sofraların baş tacı kırmızı eti veteriner kontrolünden geçmiş kurbanlıklardan temin etmek, uygun pişirme yöntemleri ile pişirip, yeterli porsiyonda tüketip; etin sindirimini kolaylaştıracak limonlu yeşilliklerle sofralarınızı süslemek sağlığınızı korumada size fayda sağlayacaktır” diye konuştu.
“Et, sebzelerle birlikte pişirilmeli”
Doğru et pişirme yönteminden bahseden Dyt. Yıldırım, “Eti pişirme yöntemi olarak haşlama ve ızgara gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmeli, çok yüksek ısıl işlem ve kızartma yöntemi gibi çeşitli kanserojen maddelerin oluşumuna neden olabilecek pişirme yöntemlerinden uzak durulmalıdır. Etin tek başına değil de sebzelerle birlikte pişirilmesi, ızgara sebzeler veya salatalar ile birlikte tüketilmesi, hem besin çeşitliliğinin sağlanması açısından hem de sindirimi diğer besinlere göre zor olan etin kolay sindirilebilmesi açısından sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Etlerin çiğ veya az pişmiş tüketilmesi, önemli sağlık sorunlarına yol açabilir” şeklinde konuştu.
“Etler küçük parçalara ayrılmalı”
Etin nasıl saklanması gerektiğine de değinen Dyt. Tuba Yıldırım, “Etler büyük parçalar şeklinde değil ancak kıyma, kuşbaşı gibi küçük parçalara ayrılıp, tek pişirimlik miktarlara bölünüp, buzdolabı poşetlerine koyularak buzdolaplarının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Buzdolabında eksi 2 derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise eksi 18 derecede daha uzun süre etler saklanabilmektedir” ifadelerini kullandı.
“Sağlıklı beslenme önerileri”
Sağlıklı ve hafif beslenme şekillerine dikkat çeken Dyt. Yıldırım, “Gününüz sevdiklerinizle hafif bir kahvaltı ile başlasın. Aşırı miktarda yemekten kaçının, az ve sık yemek yemeye özen gösterin. Gün içerisinde 2-3 saatten daha uzun süre aç kalmayın. Sıvı alımına dikkat edin ve günde yaklaşık 2-3 litre su için. Çok hızlı yemek yemeyin, yediklerinizi çok iyi çiğneyin. Yemek pişirme yöntemi olarak kızartmalar yerine, ızgaraları veya haşlamaları tercih edin. Kırmızı ette bulunan demirin vücut tarafından daha aktif kullanılmasını sağlamak için yanına mutlaka limonlu bir salata veya bir sebze yemeği eşlik ettirin” açıklamasında bulundu.
Kurban Bayramı’nın geleneksel yemeği haline gelen kavurmanın içine tereyağı veya kuyruk/iç yağı eklemeden, kendi suyunda, kısık ateşte pişirme yapılması gerektiğini de sözlerine ekleyen Dyt. Yıldırım şunları söyledi:
“Ağır hamur tatlıları, şeker, aşırı yağlı, çok tuzlu, kalori açısından yoğun yiyecekler yerine, sebze ve meyve tüketimine ağırlık verin. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolünde dikkatli olmalıdır. Sağlıklı yaşamın en temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitenin artırılması için günlük yürüyüşler yapabilir. Sağlıklı ve mutlu bayramlar diliyorum.”


