BEÜ, Sınai Mülkiyet Bilgisinin Yaygınlaştırılması projesinin yönlendirme toplantısına katıldı - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:33
Güneş 06:58
Öğle 13:04
İkindi 16:22
Akşam 19:00
Yatsı 20:19
İftara son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Mart, 2017 07:55 tarihinde yayınlandı
0
0

BEÜ, Sınai Mülkiyet Bilgisinin Yaygınlaştırılması projesinin yönlendirme toplantısına katıldı

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi Türk Patent ve Marka Kurumunun ev sahipliğinde düzenlenen Üniversitelerde Sınai Mülkiyet Bilgisinin Yaygınlaştırılması Projesi Yönlendirme Komitesi toplantısına katıldı. Bülent Ecevit Üniversitesi temsilen Turizm Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Kemal Büyükgüzel, Türk Patent ve Marka Kurumunun ev sahipliğinde İstanbul Uluslararası Buluş Fuarıyla (ISIF’17) eş zamanlı olarak düzenlenen Üniversitelerde Sınai Mülkiyet Bilgisinin yaygınlaştırılması projesi Yönlendirme Komitesi 4. toplantısına katıldı. Yönlendirme Komitesi üyelerinin yaklaşık yüzde sekseni üniversiteler tarafından 2017 yılı içinde önerilen yeni üyelerden oluşturulmuş olup, Yönlendirme Komitesi 4. toplantısı yeni üyeleri bilgilendirmek, yeni sinai mülkiyet kanunun yeniliklerini ve üniversiteler için önemini anlatmak amacıyla yapıldı. Üniversitelerde Sınai Mülkiyet Bilgisinin Yaygınlaştırılması Projesi Yönlendirme Komitesi Toplantısı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Kemal Büyükgüzel; fikir ve buluşların ticarileştirilmesi ve korunması açısından yeni yönetmelik taslağının ele alındığı ve Yeni Sınai Mülkiyet Kanunundaki değişikliklerin üzerinde durulduğu yararlı bir toplantı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Toplantı Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı’nın Sinai Mülkiyet Kanunu ile gelen yenilikler kapsamında kurumdaki yapısal ve işlevsel değişimler (Kurumun adının Türk Patent ve Marka Kurumu olarak değişmesi, patent ve marka uzmanlığı isminin Sinai Mülkiyet Uzmanı olarak değişmesi, “Patent Araştırma ve İnceleme Otoritesi” olarak yeni bir ifadenin getirilmesi, Endüstriyel tasarım içeriğinin sadece Tasarım olarak değiştirilmesi vb) ile ülkemizdeki patent ve faydalı model, marka, tasarım, coğrafi işaretleme ve entegre devre topoğrafyası başvuru durumlarını açıklayan ve son zamanlarda Sınai Mülkiyet Bilgisinin yaygınlaştırılması amacıyla kanun kapsamında yapılan önemli düzenlemeler ile Üniversitelerde Sinai ve Fikri Mülkiyet Hakları ile ilgili derslerin verilmeye başlandığına, Lisansüstü düzeyde Programların açıldığına ve anabilim dallarının kurulduğuna, üniversitelerde bilgi ve doküman birimlerinin oluşturulduğuna, Eğitim Merkezi olarak “Fikri Mülkiyet Akademisi” kurulma çalışmalarının devam ettiğine, daha nitelikli bir sinai mülkiyet yapısına geçiş amacıyla daha önceki tüm kararnamelerin bir çatı altında toplanarak 193 maddeden oluşan ve 10 Ocak 2017’de resmi gazetede yayımlanan Yeni Sınai Mülkiyet Kanunundaki değişikliklere ve yeniliklere yönelik açılış konuşması ile başladı; ve devamında Avrupa Patent Ofisi, Avrupa İşbirliği Direktörü Carlo Pandolfi “Avrupa Üniversitelerinde Sınai Mülkiyet Bilgisinin Yaygınlaştırılmasına Yönelik Araç ve Faaliyetler” konulu konuşmasında Avrupa’da patent ve faydalı model başvuru sistemleri ve uygulamaları ile Avrupa Patent Ofisinin (EPO) çalışmaları konusunda açıklamalarda bulundu. Carlo Pandolfi konuşmasında, üniversitelerden öğrencilerin stajyer olarak EPO veya Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO)’nde ücretsiz olarak bir yıl süreyle staj yapabileceklerini belirtti. Türk Patent ve Marka Kurumu Başkan Yardımcısı “Üniversitelerde Sınai Mülkiyet Bilgisinin Yaygınlaştırılması Projesi” kapsamında: Mevcut Durum ve Yol Haritasını açıklayarak, Elektronik olarak “patent vadisi” (www.patentvadisi.gov.tr) portalı aracılığıyla tüm üniversiteler ile ilgili bilgilerin buradan toplanacağı bir internet ağı oluşturduklarını açıkladı.” “Türkiye, Avrupa’da en çok marka başvurusu yapan ülke” Toplantıda Türkiye’nin Avrupa’da en çok marka başvurusu yapan ülke olduğu da konuşuldu. BEÜ’de sınai mülkiyet bilgisinin yaygınlaştırılması kapsamında destek veren Rektör Özer’e de teşekkür eden Dekan Vekili Büyükgüzel sözlerini şöyle tamamladı:”Toplantıda; 2016 yılında patent başvurusunun 6445 ile 2015 yılına göre %17, yerli faydalı model başvurusunda % 0,2, yabancı patent başvurusunda 10320 ile % 22 artış sağlandığı, 2016 yılında 106311 marka başvurusu yapıldığı, Türkiye’nin Avrupa’da en çok marka başvurusu yapan ülke olduğu, 2016 yılında 40335 tasarım başvurusunun yapıldığı, bu başvurular ile Avrupa’da ülkemizin 3. sırada, dünyada 5. sırada olduğu ancak yüksek katma değer sağlayan tasarım konusunda başarılı olunmadığı ve başvuruların yeni düzenleme ile Türk Tasarım Danışma Konseyi tarafından detaylı incelenerek özgün olmayan tasarımların kabul edilmeyeceği, Coğrafi işaretlemede ülkemizde 200, Avrupa ülkesinde 2 olmak üzere toplam 202 tescilin bulunduğu, 2016 yılında ülkemizde 300, Avrupa ülkelerinde ise 7 tescil başvurusunun olduğu, tüm başvurularda inceleme sürecinin kısaltıldığı, incelemesiz patentin kaldırıldığı, patentlerin yayınlanmasından sonra esastan tekrar incelenmesini sağlamak üzere itiraz mekanizması getirildiği, Üniversiteler bünyesinde yapılan bilimsel çalışmalar ve araştırmalar sonucunda ortaya çıkan buluşlar üzerinde tasarruf yetkisinin üniversiteye ait olacağı, tescilli tasarım korumasına ek olarak, tescilsiz tasarım koruması da mümkün olacağı, coğrafi işaretler ile ilgili yenilikler kapsamında geleneksel ürün adları da korunur hale geldiği şeklinde önemli yenilik ve değişiklikler açıklandı. Toplantının son bölümünde Üniversitelerde Fikri Mülkiyet Haklarının Ticarileştirilmesine İlişkin Sorunlar ve Çözüm Önerileri konusunda katılımcıların sorularının cevaplandırıldığı bir tartışma ortamı oluşturuldu. Bu bölümde yeni kanun çerçevesinde, firma sahibi olan hocaların durumu, kamu kaynaklı projeler, hak sahipliği, sanayicilerin ve yatırımcıların sorunlarını çözmek ve destek olmak amacıyla oluşturulan üretim reform paketi gibi konularda katılımcıların yönelttiği sorular cevaplandı. Yeni Sınai Mülkiyet Kanunu doğrultusunda hazırlanan Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik Taslağının Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ilişkin bölümü ise ön bilgi olarak üyelere sunuldu. Üniversitemizde Sınai Mülkiyet Bilgisinin yaygınlaştırılması kapsamında bizlere her türlü desteği veren ve böyle yararlı bir toplantıya katılmamızı sağlayan Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Mahmut Özer’e teşekkür ediyoruz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin

Namaz Vakitleri

Karabuk
13
Mart Cuma
1447 HİCRİ Ramazan 23
İkindi Vakti
Şuanki vakit
İkindi
  İmsak
05:33
  Güneş
06:58
  Öğle
13:04
  İkindi
16:22
Akşam vaktine kalan süre
 
  Akşam
19:00
  Yatsı
20:19

Video Haberler

glokomda gorme kaybi son ana kadar fark edilmeyebilir SGLgYQK7

“Glokomda görme kaybı son ana kadar fark edilmeyebilir”

depreme merkezinde yakalanan uzmani depremi anlatti GN8d5PJ5

Depreme merkezinde yakalanan uzmanı, depremi anlattı

fwfwfw 1

Karabük’te başıboş pitbull, vatandaş ile köpeğine dehşeti yaşattı

yeniden refah partisi karabuk merkez ilce baskani ve yonetimi istifa etti gVCqljKu

Yeniden Refah Partisi Karabük merkez ilçe başkanı ve yönetimi istifa etti

kbude uluslararasi ogrenci iftari duzenlendi f64UQIFk

KBÜ’de uluslararası öğrenci iftarı düzenlendi

kbude mehmet kif ersoy ve istiklal marsi iftari programi duzenlendi mDluyVsN

KBÜ’de “Mehmet Âkif Ersoy ve İstiklal Marşı İftarı” programı düzenlendi

kbude kahramanlik siir ve turkuleri programi duzenlendi fQOK9bWE

KBÜ’de “Kahramanlık Şiir ve Türküleri” programı düzenlendi

glokomda gorme kaybi son ana kadar fark edilmeyebilir SGLgYQK7
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Mart, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0
0

“Glokomda görme kaybı son ana kadar fark edilmeyebilir”

Göz tansiyonu olarak belirtilen glokom, göz içi basıncının yüksekliği ve beraberinde göz sinirinde geri dönüşümsüz hasarla giden sinsi bir hastalık olarak nitelendiriliyor. Uzmanlar, herhangi bir şikayet oluşturmadan ya da bulgu vermeden görme alanı daralmasına ve sonunda görme kaybına yol açan glokomda, göz içinde salgılanan ve gözü içerden besleyen sıvının gözü terk etmesinde bir zorluk veya engel gelişmekte ve böylece göz içi basıncı yükselerek, görme sinirine zarar verdiğini ifade ediyor.

Liv Hospital Samsun Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, hastalığın tanı, tedavi ve sonrası hakkında bilgilendirmede bulundu.

Dr. Öğr. Üyesi Yakar, son ana kadar hiçbir belirti vermeyen ve görme kaybına neden olan glokomun (göz tansiyonu) önüne geçmek için düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Yakar, “Gözümüzün bu sinsi düşmanı son ana kadar hiçbir belirti vermeksizin ilerleyebilir ve bir anda kişiler görme kaybının farkına varabilirler. Bu sebepten her göz muayenesine başvuran kimselerde muhakkak göz içi basınç değerini ölçmekteyiz. Glokom tüm yaşlarda görülebilmekle beraber 40 yaşın üstünde risk daha fazladır. Yaş ilerledikçe risk de artar. Toplumda yüzde 1-2 oranında görülmekle beraber tüm dünyada körlük sebeplerinin yaklaşık yüzde 10-15’ini oluşturmaktadır” dedi.

“Sinsi hastalık, hasta tarafından son ana kadar fark edilmez”

Glokomun son ana kadar hasta tarafından fark edilmediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, “En sık görülen ve en sinsi glokom türünde hiçbir bulgu vermeksizin görme alanı çevreden merkeze doğru yavaş yavaş daralır ve genellikle son ana kadar hasta tarafından fark edilmez. Görme sinirindeki hasarının ağırlaşması sonucu aniden geri dönüşümsüz görme kaybı fark edilir. Fakat artık çok geçtir” diye konuştu.

Glokomun daha seyrek görülen tipinde ise ani olarak çok yüksek değerlere çıkan göz içi basıncının göz çevresinde ağrı, gözde kızarıklık, bulanık görme, ışıkların çevresinde halelerin görülmesi ve mide bulantısı ile kusmalara neden olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, “40 yaş üstünde, ailesinde glokom tanılı birey olanlarda, şeker hastalarında, yüksek miyop ve hipermetroplarda, kortizonlu ilaç kullananlarda, göz travmasına maruz kalanlarda, göz içi iltihap-üveit geçirenlerde, migren hastalarında risk artmıştır. Öncelikle rutin göz muayenesinde göz içi basınç ölçülerek ve göz dibi muayenesinde görme siniri muayene edilerek glokomdan şüphelenilir. Kesin teşhis için kornea kalınlığı (pakimetre), görme alanı ve göz tomografisi (OCT) yapılır. Bu testler ışığında göz içi basıncı düşük olsa bile görme sinirinde hasar tespit edilirse glokom tanısı konulmuş olur” dedi.

“Glokumun önüne geçmek için düzenli muayene şart”

Hastalığın tedavisi ve sonrası hakkında da bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Yakar, “Glokomun öncelikli tedavisi (erişkinlerde) çeşitli göz damlaları yardımıyla göz tansiyonunu düşürmektir. Bunun için çeşitli lazer işlemleri de uygulanabilir. Tüm bu seçeneklere rağmen göz siniri hasarı devam eden hastalarda cerrahi olarak göz tansiyonun düşmesi sağlanır. Bebeklik ve çocukluk çağı glokomunda genellikle ilk tercih cerrahidir. Hastalıktan korunmak için düzenli aralıklarla göz muayenesi olmak en değerli yöntemdir. Ailenizde glokom tanısı almış birey varsa her göz muayenesinde bunu göz doktorunuzla paylaşınız. Kortizonlu herhangi bir ilacı doktorunuzun tavsiye ettiğinden fazla sürede kullanmayın, böyle bir ilaç kullanıyorsanız muhakkak göz doktorunuza haber verin” ifadelerini kullandı.

“Tanı sonrası yapılması gerekenler”

Önlenebilir körlük nedenleri arasında ilk sırada yer alan glokomda tanı sonrası yapılacaklardan bahseden Dr. Yakar, şunları söyledi:

“40 yaş üzerindeyseniz, muhakkak açlık kan şekerinizi yılda bir ölçtürün. Şeker hastalığı tanınız varsa bunu göz doktorunuza muhakkak belirtini. Glokom tanısı alanlar öncelikle göz hekiminizin önerdiği tedaviyi muhakkak uygulamalısınız. Eğer tedavi olarak göz damlaları seçildiyse, ilaçlarınızı bir göz hekimi kesene kadar bırakmamalısınız, biter bitmez hemen temin etmelisiniz. İlaçlarınızı düzenli ve saatinde kullanmalısınız. İlaçlarınızı damlatırken, farklı iki ilaç arasında en az 10-15 dakika süre vermelisiniz, peş peşe damlatmamalısınız. Göz doktorunuza kontrole gelirken glokom damlalarınızı muhakkak vaktinde kullanıp gelmelisiniz, yanınızda bulundurmalısınız. Daha önce yapılmış testler ve kayıtlı ölçümler varsa bunları da beraberinizde getirmelisiniz. Özellikle birinci derece akrabalarınızı glokom tanısı aldığınıza dair bilgilendirmeli ve onların da muhakkak göz muayenesinden geçmelerini önemle tavsiye etmelisiniz. Unutmayın ki glokom önlenebilir körlük nedenlerinin en başında gelmektedir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin

Namaz Vakitleri

Karabuk
13
Mart Cuma
1447 HİCRİ Ramazan 23
İkindi Vakti
Şuanki vakit
İkindi
  İmsak
05:33
  Güneş
06:58
  Öğle
13:04
  İkindi
16:22
Akşam vaktine kalan süre
 
  Akşam
19:00
  Yatsı
20:19

Video Haberler

glokomda gorme kaybi son ana kadar fark edilmeyebilir SGLgYQK7

“Glokomda görme kaybı son ana kadar fark edilmeyebilir”

depreme merkezinde yakalanan uzmani depremi anlatti GN8d5PJ5

Depreme merkezinde yakalanan uzmanı, depremi anlattı

fwfwfw 1

Karabük’te başıboş pitbull, vatandaş ile köpeğine dehşeti yaşattı

yeniden refah partisi karabuk merkez ilce baskani ve yonetimi istifa etti gVCqljKu

Yeniden Refah Partisi Karabük merkez ilçe başkanı ve yönetimi istifa etti

kbude uluslararasi ogrenci iftari duzenlendi f64UQIFk

KBÜ’de uluslararası öğrenci iftarı düzenlendi

kbude mehmet kif ersoy ve istiklal marsi iftari programi duzenlendi mDluyVsN

KBÜ’de “Mehmet Âkif Ersoy ve İstiklal Marşı İftarı” programı düzenlendi

kbude kahramanlik siir ve turkuleri programi duzenlendi fQOK9bWE

KBÜ’de “Kahramanlık Şiir ve Türküleri” programı düzenlendi