BEÜ Ereğli Denizcilik Fakültesi 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılında Öğrenci Alıyor - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
28 Nisan, 2016 07:54 tarihinde yayınlandı
0
0

BEÜ Ereğli Denizcilik Fakültesi 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılında Öğrenci Alıyor

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Ereğli Denizcilik Fakültesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi programının ikinci öğretim kısmının açılmasına ilişkin karar onaylandı. Programa 2016-2017 eğitim-öğretim yılında 55 öğrenci alınacak. Bülent Ecevit Üniversitesi Karadeniz Ereğli İlçesinde büyümeye devam ediyor. Daha önce Ereğli’de Ereğli Eğitim Fakültesi ve Deniz İşletmeciliği ve Yönetimi Yüksekokulu faaliyet göstermekteyken 2012 yılında Karadeniz Ereğli Meslek Yüksekokulu, 2013 yılında Denizcilik Fakültesi ve en son 2016 yılında da Turizm Fakültesi kuruldu. Karadeniz Ereğli Meslek Yüksekokulu ve Denizcilik Fakültesi hemen aktif hale getirilerek öğrenci almaya başladı. Yeni kurulan Turizm Fakültesi de çalışmalarına hızla başladı. Diğer taraftan BEÜ mevcut Fakülte ve yüksekokullarının kapasitelerini de artırmaya devam ediyor. Programın açılmasına ilişkin bir açıklama yapan BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, “Her geçen gün büyüyen ve eğitim ve bilimsel alanlarda nitelikli başarılarla adından sıkça söz ettiren Üniversitemiz, konumu itibariyle deniz ve işletmeciliği ile ilgili program ve bölümler açarak bu alanda da Türkiye’de yetkin üniversitelerden biri olmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda 2013 yılında Denizcilik Fakültesini kurduk. Bu yıl da Denizcilik İşletmeleri Yönetimi programının ikinci öğretimini aktif hale getirmiş bulunuyoruz. Denizcilik Fakültesindeki diğer programların da aktif hale getirilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. En büyük sevincimiz koymuş olduğumuz hedeflere adım adım ulaşmamız. Bu vesileyle programın açılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Programın Ereğli ilçemize ve Üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
x
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
29 Mart, 2026 12:49 tarihinde yayınlandı
0
0

YURT DIŞINA SERVET TRANSFERİNDE REKOR ARTIŞ

Türkiyede 43 dolar milyarderi var. Dolar milyarderlerimizin serveti 1 yılda %33 artarak 106 milyar dolar oldu.
Union Bank of Switzerland’ın (UBS) raporuna göre, Dolar milyonerleri en çok artan ülke Türkiye.

Türkiye’deki milyarderler ve varlıklı iş insanları servetlerinin önemli bir kısmını yurt dışındaki bankalarda ve varlıklarda tutuyor.

Gayrimenkul ve portföy yatırımları üzerinden milyarlarca dolarlık bir hacim yasal yollarla dışarı çıkarken, kayıt dışı yöntemlerle çıkan miktarın bunun çok daha üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
Bunun haricinde, yurt dışındaki Türk vatandaşlarının yabancı bankalarda bulunan mevduat ve servet tutarı, farklı dönemlerdeki tahminlere göre 200 milyar doların üzerinde olarak değerlendiriliyor. Bu rakam, özellikle Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan 7,5 milyonu aşkın Türk vatandaşının varlıklarını ve yatırımlarını kapsamakta. Bu devasa rakamın Türk bankalarına transfer edildiğini düşünün. Ülke bu sıkıntıları çeker miydi?
200 milyar doların üzerindeki bu para ülkeye gelmediği gibi, Türkiye’deki zenginlerin parası da dışarıya akıyor.

Türklerin yurt dışı gayrimenkul yatırımları, 2021’de 216 milyon dolar seviyesindeyken Kasım 2025 itibarıyla 2,6 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırdı. 5 yılda tam 12 kat artış!
Bu sadece gayrimenkul deki artış. Yabancı bankalardaki servet miktarı ile ilgili kesin bir veriye maalesef ulaşamadım.

Dünyada milyoner sayısının artış hızı ortalama yüzde 1,2 iken Türkiye’de yüzde 8.4 olması dikkat çekiyor.
2029’a kadar 5 milyondan fazla kişinin daha dolar milyoneri olması bekleniyor.

DOLAR ZENGİNLERİMİZ ARTARKEN, GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALETSİZLİK’TE ARTIYOR

Sadece gelir değil, servet dağılımında da Türkiye ciddi bir eşitsizlik yaşıyor.. En zengin %1’lik kesim, toplam servetin yaklaşık %40’ını elinde bulunduruyor.

En zengin %20’lik kesimin toplam gelirden aldığı pay yaklaşık %50 iken, en yoksul %20’lik kesimin payı %5,9 seviyesinde.

Ülkemizdeki gelir dağılımı adaletsizliği, hem Avrupa hem de dünya genelindeki sıralamalarda oldukça yüksek seviyelerde. Güncel verilere ve uluslararası raporlara göre
Türkiye, gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke olarak Avrupa’da 1. sırada yer alıyor.
38 üyeli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) içinde, gelir adaletsizliğinin en fazla olduğu 5. ülke konumundayız. Bazı raporlarda 3. sıradayız.

Ekonomik veriler, Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyüdüğünü gösterse de, bu büyümenin halkın alım gücüne yansıması ve sürdürülebilirliği konusunda ciddi tartışmalar var.

Milyarderlerimiz bu ülkede kazandıkları servetleri ile; istihdam yaratmak, katma değer üretecek yatırımlar yapmak yerine, yurt dışına servet transfer etme konusunda birbirleri ile yarışıyor.

Anlı şanlı büyük sanayicilerimizin emeğin ucuz olduğu Türkiye’de
kolay ve risksiz yatırımları tercih ettiklerini biliyoruz.
Maalesef, yaşadığımız bu tehlikeli coğrafyada ellerini taşın altına koyup savunma sanayi alanında yatırımlar yapmadılar.
Kalitesiz otomobiller, Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi üretmek gibi kolay işler varken kim uğraşacak roketle, füzeyle?

Belli ki, herşeylerini borçlu oldukları bu güzel ülkeye güvenleri yok.

İlyas Erbay