BEÜ Çalgı yapımı atölyesi marka olma yolunda ilerliyor - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
24 Kasım, 2016 08:19 tarihinde yayınlandı
0
0

BEÜ Çalgı yapımı atölyesi marka olma yolunda ilerliyor

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Çalgı Yapım Bölümü Uluslararası standartlarda teknik malzeme ve donanıma sahip atölyelerinde çalgı yapımı yeni tasarım ve yaklaşımlarla sürekli geliştiriliyor. Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Devlet Konservatuvarı Çalgı Yapım Bölümü dünyadaki çalgı yapım ekollerinin teknik, estetik ve akademik yöntemlerini uygulayarak Türkiye’deki bu üretim açığını kapatmak üzere nitelikli çalgı yapımcıları yetiştirmeye devam ediyor. Mezun öğrenciler ülkedeki talebi karşılamaya yönelik üretim faaliyetleri ile ülke ekonomisine önemli bir katma değer sağlıyor. Ayrıca bölgedeki ağaç potansiyelinin de ülke ekonomisine katılmasına yönelik Batı Karadeniz Bölgesi ormanlarında yetişen farklı ağaç türlerinin enstrüman yapımında kullanılabilirliği ile ilgili deneysel çalışmalar yapılıyor. Sağlanan yeni altyapı destek projesiyle daha nitelikli ürünler elde edeceklerini belirten Devlet Konservatuvarı Çalgı Yapım Bölüm Başkanı Öğr.Gör. Cem Dertsiz yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Yaptığımız tüm çalışmalarda Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Mahmut Özer’in konservatuvarımıza çok büyük destekleri olmaktadır. Bu desteklerden bir tanesi de Rektörümüzün Çalgı Yapım Bölümümüze sağladığı altyapı destek projesidir. Proje kapsamında Çalgı Üretim Atölyeleri , Cila Uygulamaları Laboratuvarının altyapılarının iyileştirilmesi sağlanacaktır. Bu proje sayesinde çalgı yapım bölümümüzün yoğun kullanım ve çalışmalar sebebiyle kalibrasyon ve deformasyon sorunları oluşan mevcut malzeme ve makinaları yenilenecek, çok hassas ölçüm ve tesviyeler sayesinde üretilebilen çalgıların niteliği artırılabilecektir. Öğrencilerimizin daha nitelikli bir eğitim alabilmesi için sistematik çalgı üretiminde kullanılan yüksek kalite standartlarında el aletleri, elektrikli ebatlama makinaları, ses frekans analizi cihazlarının temininin yanı sıra dersliklerdeki tefrişat ve ekipman yenilenecektir. Öğrencilerimiz, proje kapsamında oluşturulacak Avrupa standartlarında teknik malzeme ve donanıma sahip atölyelerde çalışma ve bilimsel araştırma yapma imkanı bulacaklardır. Rektörümüz Sayın Prof.Dr. Mahmut Özer’in destekleriyle çalgı yapımı alanında gerçekleştirilen etkinlikler ve üretim faaliyetlerinde üniversitemizin adını ulusal ve uluslararası platformda başarıyla taşıyan Çalgı Yapım Bölümümüz kapasitesini her geçen gün artırmakta ve ülke ekonomisine katkı sunmak için var gücüyle çalışmaya devam etmektedir. Sayın Rektörümüze katı ve destekleri için çok teşekkür ediyoruz.” BEÜ Çalgı Yapım Atölyesi’nin önemli ilklere imza attığının altını çizen BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer şunları söyledi: “Ülkemiz, çalgı temini bakımından dışa bağımlı bir yapıdır. Müzik sektöründe, müzik eğitimi alanı da dahil olmak üzere, her yıl milyonlarca liralık çalgı ithalatı gerçekleştiriliyor. İthal edilen bu çalgılar genellikle Uzakdoğu üretimi olup nitelikleri de tartışma konusudur. Ülkemizde çalgı üretimine yönelik faaliyetler sınırlı olduğu gibi Türkiye’deki üniversiteler arasında da bu alana yönelen ve çalgı yapımı eğitimi veren bölüm sayısı yok denecek kadar az. Üniversitemiz bünyesinde bulunan Çalgı Yapım Bölümü bu anlamda ülkemizdeki ilkler arasında yer almaktadır. Bölümdeki çalışmalar kapsamında teknolojik gelişmeyi ve araştırmaları yakından takip ediyoruz, teknolojik çalgı yapım araç ve gereçleri kullanılarak ulusal ve uluslararası paydaşlar arasında söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Emeği geçen başta Devlet Konservatuvarı Müdürü Sayın İlker Kömürcü ve Çalgı Yapım Bölüm Başkanı Sayın Cem Dertsiz olmak üzere tüm öğretim elemanlarımızı kutluyor ve şükranlarımı sunuyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
ddd
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
26 Nisan, 2026 15:13 tarihinde yayınlandı
0
0

Başkan Köse: Esnaf turizm bilincinden uzak, sadece günü kurtarıyor

Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, Antalya’da Türkiye Seyahat Acentaları Birliği tarafından düzenlenen 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Safranbolu’daki turizm yapısı ve esnaf yaklaşımına yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Köse, kentteki esnafın turizm bilincinin yeterli düzeyde olmadığını ifade ederek, “Şehirde esnaf sanki öyle özel bir kentte turizm yapıyor gibi değil. Bence turizmci bile değil. Tarihi binalarda konak, restoran işletiyorlar ama turizmle zerre alakaları yok” dedi.

Konuşmasında turizmde nicelikten ziyade niteliğin önemli olduğunu vurgulayan Köse, “Bizim derdimiz gelen turistin sayısı değil, niteliği çok kıymetli” ifadelerini kullanarak, daha butik ve seçkin grupları hedeflediklerini belirtti.

Safranbolu’ya yılda 1,5 milyon turist geldiğine dair söylemlerin gerçeği tam yansıtmadığını dile getiren Köse, kentte yaklaşık 4 bin yatak kapasitesi bulunduğunu ve günübirlik ziyaretlerle bu sayılara ulaşılabileceğini söyledi. Köse, “Ama derdimiz sayılar olmamalı. Sayılardan daha öte nitelikli ve alım gücü yüksek kesim olmalı” diye konuştu.

Tarihi kentlerde kitle turizminin uygun olmadığını ifade eden Köse, “Bizim gibi tarihi kentler kitle turizmini kaldıracak kentler değil. Çok fazla yükü var. Küçük ve butik grupların gelmesi bizim için daha iyi” dedi.

Tanıtım çalışmalarının bu doğrultuda sürdüğünü belirten Köse, belediye olarak Turizm İşletmecileri Derneği ile birlikte Safranbolu’nun tanıtımı için çalışmalar yürüttüklerini aktardı. Ancak altyapı, hizmet ve ürün kalitesinde eksiklikler olduğunu da vurgulayarak, “Siz kent olarak hazır değilseniz, istediğiniz kadar nitelikli turist gelsin bir kez gelir, bir daha gelmez” ifadelerini kullandı.

Kültürel mirasın korunması konusunda da eksiklikler bulunduğunu söyleyen Köse, esnafa yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:

“Şehirde esnaf sanki öyle özel bir kentte turizm yapıyor gibi değil bence turizmci bile değil. İnsanlar, tarihi binalarda konak işletiyor, restoran işletiyor ya da taksicilik yapıyorlar ama turizmle zerre alakaları yok. Gelen misafirlere nasıl davranmaları gerektiğini bilmiyorlar. Ya da elindeki eseri nasıl gelen misafirlere daha iyi nasıl pazarlarım kafası yok. O sadece para kazanmak ve günü kurtarmak derdinde.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin