Reklam
Reklam

BEÜ Batı Karadeniz bölgesinde referans merkezi oldu

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Mart, 2017 07:31 tarihinde yayınlandı
0

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi “Kalp Damar Cerrahisi Kliniği” Batı Karadeniz bölgesinde referans merkezi oldu. Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği nitelikli sağlık hizmetinde bölgenin tek referans merkezi oldu. 3’ü tek kişilik özel oda olmak üzere toplam 13 yatak kapasitesi, 5 yoğun bakım yatağı ve 2 ameliyathane ile hizmet vermekte olan Kalp Damar Cerrahisi kliniği koroner arter by-pass greftleme, anevrizma ameliyatları, endovasküler girişimler gibi özellikli ameliyatların rutin olarak yapılabildiği bir merkez konumuna geldi. Varis ameliyatları yeni kullanılan yöntemle bir saat gibi kısa bir sürede tamamlanarak hasta günlük yaşamına geri dönmektedir. Bölgede ilk defa kalpte mitral kalp kapakçığı değişimi ameliyatı Kalp Damar Cerrahisi kliniğimiz tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Periferik damar tıkanıklıkları için balon anjioplasti ve gerektiğinde kök hücre uygulamaları, kalp kapasitesi azalmış düşük enjeksiyon fraksiyonu olan hastalarda intrakardiyak kök hücre uygulaması gibi özellikli ve yenilikçi işlemler başarıyla uygulanıyor. Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nden Doç.Dr. Ufuk Tütün konuyla ilgili şunları söyledi: “Kliniğimizde son 3 aydır teknolojik tıbbi girişimler başlamıştır. Endovasküler girişimlerle ameliyatsız tıkanık damarları açma, anevrizma tamiri ve hem kalp damarları tıkanmış kol ve bacaklarda yeni damar oluşturmaya yönelik otojen mezenkimal doku kaynaklı kök hücre tedavisine başladık. İlerleyen dönemlerde bu anlamdaki yenilikleri kliniğimizde uygulamaya devam edeceğiz.” Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezimizde her geçen gün artan gelişmeler ve uygulamalar için BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer şunları söyledi: “Zenginleştirilen akademik kadrosu ile bir gün içerisinde 4 by-pass operasyonu gerçekleştirilebilecek kapasiteye ulaşan Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği güçlü cerrahi ekibi ve aynı anda hizmet verebilen 2 ameliyathanesi ile ilimize ve bölgemize kaliteden ödün vermeden verilen hizmeti dünya standartlarına taşımayı hedeflemektedir. Bünyemizde bulunan bölgedeki tek koroner anjio ünitesi ile birlikte güçlü bir kalp ve damar cerrahisi kliniğinin bulunması bölgede kalp hastalıklarına yönelik sunulan önemli bir sağlık hizmetidir. Artan kapasitesini desteklemek amacıyla gerekli tıbbi teçhizat teminini sağlamakta olduğumuz kliniğimiz ilerleyen zamanlarda çok daha başarılı uygulamalara imza atacaktır. Bölge insanımıza verilen sağlık hizmeti standartlarının artması ve geliştirilmesi bizleri de mutlu etmektedir. Gerçekleştirilen çalışmalarda emeği geçen başta Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Başhekimi Doç. Dr. Bekir Hakan Bakkal’ın şahsında Başhekimliğimizin tüm yöneticilerini ve Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nden Doç.Dr. Ufuk Tütün şahsında Kalp Damar Cerrahisi Kliniği çalışanlarını kutluyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.