Besi ve süt üreticisi korona virüse rağmen talepleri karşılamakta zorlanıyor - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:23
Güneş 06:48
Öğle 13:02
İkindi 16:25
Akşam 19:07
Yatsı 20:27
İmsaka son --:--
Nurettin Acar Avatarı
Nurettin Acar tarafından
04 Mayıs, 2020 13:18 tarihinde yayınlandı
0
0

Besi ve süt üreticisi korona virüse rağmen talepleri karşılamakta zorlanıyor

Safranbolu ilçesinde yaklaşık 10 yıl önce hayvancılık faaliyetlerine başlayan Uğur Küpler isimli üretici, yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınına rağmen süt üretimini yaklaşık iki katına çıkardı.
İlçeye bağlı Kırıklar köyünde yaşayan Uğur Küpler isimli vatandaş 2010 yılında kendi sermayesiyle hayvancılık faaliyetlerine başladı. Küpler, 2015 yılında da devletin teşvikiyle başlatılan Kırsal Kalkınma Destekleri projesinin onaylanmasının ardından kurduğu mandırada hem süt hem de besi üreticiliği yapıyor. Öte yandan, 400 dekarlık alanda bitkisel üretim yapan Küpler, 70 büyükbaş hayvanın bulunduğu mandırada korona virüs öncesi 400 litre süt üretimi elde ederken, virüs sonrası talepten dolayı 750 litreye kadar süt üretimi gerçekleştiriyor.
Konuyla ilgili gazetecilere açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Çetin Ayvalık, pandemi sürecinin bütün sektörlerin olumsuz etkilendiği bir süreç yaşattığını ve bu süreci atlatmak için bir takım girişimler içerisinde bulunduklarını söyledi.
Ayvalık, gerek hayvancılık işletmelerinin gerek bitkisel üretim işletmelerinin karşılaştıkları sorunlar için gerekli tedbirleri aldıklarını vurgulayarak, “Biz bu sürecin başında ilk olarak üretimin ve arzın devamlılığı noktasından üretimin aksamadan devam edebilmesi için gerekli kısıtları ortadan kaldırıcı olan tedbirleri aldık. Onlar için gerekli seyahat belgelerini ivedilikle düzenledik. Bir de bozulma riski olan ürünleri pazara sevkinde seferber olduk. Üretimin aksamadan devam etmesi tabi ki önemli olduğu kadar sağlıklı gıdanın tarladan çatala kadar olan bölümde ne kadar önemli olduğunu bizlere burada dile getirdi. Bu konuda gerekli güvenlik, hijyen tedbirlerini de kurum olarak aldık. Sahada güvenilir gıdanın üretilmesi noktasında arkadaşlarımızla beraber seferber olduk” diye konuştu.
“BU SÜRECİ SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE ATLATMASINI SAĞLADIK”
Uğur Küpler isimli üreticinin salgın sürecinin başından beri kendileri ile iletişime geçtiğini dile getiren Ayvalık, “Üreticimizin ahırında 70 baş büyük hayvan bulunmakta, 30 tanesi sağman ineği. Kendi sütünü satıyor. O da sürecin başından itibaren bizlere ulaştı. Karşılaşabileceği olumsuzlukları dile getirdi. Bizler de ilçe müdürlüklerini talimatlandırdık. Yapılması gereken önlemler hususunda kendilerini bilgilendirdik. Bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmasını sağladık. Kendisi 400 dekarlık bir alanda bitkisel üretim yapmakta. Görüşmelerimizde bu alanın daha da arttırılması noktasında kendisi ile hemfikir olduk” ifadelerine yer verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude canakkale cephesi ve 18 mart bogaz zaferi anlatildi 92iZd18D
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mart, 2026 00:52 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Çanakkale Cephesi ve 18 Mart Boğaz Zaferi anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen etkinlikte Çanakkale cephesinin açılmasından 18 Mart Çanakkale Zaferi’ne uzanan süreç askerî ve stratejik boyutlarıyla ele alındı.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde bir etkinlik düzenlendi. “Çanakkale Cephesinin Açılması ve 18 Mart Boğaz Zaferi” başlıklı konferansta Çanakkale Savaşları’nın tarihi, arka planı ve sonuçları kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Çevrim içi gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Yenal Ünal yaparken konuşmacı olarak ise Arş. Gör. Buğra Terzi yer aldı.

Etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Ünal, Çanakkale Savaşları’nın anlamını, önemini ve tarihi derinliğini çok yönlü biçimde ele alarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bilinç köprüsü kurmayı amaçladıklarını ifade etti.

Arş. Gör. Terzi ise sunumunda destansı mücadelenin stratejik, askerî ve tarihî boyutlarını anlattı. Çanakkale cephesinin jeopolitik önemine dikkat çeken Terzi, Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkan Savaşları sonrasında yaşadığı güç kaybının müttefik arayışını hızlandırdığını belirtti. Bu süreçte Enver Paşa öncülüğünde gerçekleştirilen reformlar ve Almanya ile kurulan yakın ilişkilerin belirleyici olduğundan bahsetti.

Çanakkale Savaşı’nın deniz ve kara harekâtlarının birlikte yürütüldüğü çok yönlü bir cephe olduğuna değinen Terzi, İtilaf Devletleri’nin ilk olarak Çanakkale Boğazı’nı geçme girişimlerinde bulunduğunu ancak deniz harekâtında başarısız olunması üzerine kara savaşlarına yöneldiklerini aktardı. Sunumda ayrıca savaşın dönüm noktaları hakkında bilgi verilirken özellikle Nusret mayın gemisinin 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında kritik rol oynadığı ifade edildi.

Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin