KASTAMONU ‘nun Küre ilçesinde, Eti Bakır A.Ş tarafından dağlardan çıkan bakırın İnebolu Limanı’na taşınması amacıyla 1988 yılında 5 milyon dolara yaptırılan ve sadece iki yıl kullanılabilen teleferik hattı, 25 yıl aradan sonra sökülüyor. Küre Eti Bakır A.Ş tarafından 5 milyon dolara Alman PWAŞ firmasına yaptırılan 22 kilometrelik teleferik hattı hakkında, 24 yıl sonra sökülme kararı alındı. Küre maden ocağından çıkan bakır madenlerini İnebolu Limanı’na taşımak üzere Eti Bakır AŞ tarafından Alman PWAŞ firmasına yaptırılan ve 1988’de faaliyete geçen tesisler, bugünün parasıyla 103 milyar liraya maloldu. Temeli 1984 yılında atılan tesis 1988’de tamamlandıktan bir yıl sonra verimsiz olduğu gerekçesiyle kapatıldı. Her birinde 1,5 ton maden sevkiyatı yapılması planlanan teleferik hattının 280 nakliye kovası, 1989 yılından bu yana havada asılı duruyor. İki yıl kullanıldıktan sonra verimli olmadığı gerekçesiyle kapatılan teleferik hattı, atıl vaziyette duruyordu. Özelleştirme kapsamında bulunan Eti Bakır A.Ş’nin teleferik hattının program hatası ürünü olduğu ve yüksek maliyeti nedeniyle şimdiye kadar kaldırılamadığı belirtildi. Küre Eti Bakır Tesisleri’nin kamuda olduğu dönemde 1988 yılında maden ocaklarından çıkarılan bakırı, ormanlık ve engebeli araziye sahip Küre Dağları’nın üzerinden taşımak için kurulan teleferik, İnebolu Limanı’ndan köylerin, ağaçların, karayolları üzerinden Eti Bakır işletmesine kadar 22 kilometre boyunca uzanıyor. Maliyeti düşürmek için kurulan teleferiğin en önemli özelliklerinden birisi, sıfır enerjiyle çalışacak şekilde tasarlanmasıydı. Yukarıdan bakırla dolu gelen kabinlerin ağırlığı, aşağıda İnebolu Limanı’nda boşalan kabinleri tekrar yukarıya çekiyordu. Ancak iki yıl kullanılan teleferik, madeni yeniden kamyonla taşıma kararı alınınca havada asılı kaldı. SÖKÜMLER İNEBOLU’DA BAŞLADI 1988 yılında 103 milyar liraya kurulan Küre teleferik hattı, coğrafi koşullar, hava muhalefeti gibi nedenlerle iki yıl çalıştırılabildi. Atıl durumda bekleyen 22 kilometre uzunluğundaki teleferik hattı, Küre Eti Bakır AŞ’nin aldığı kararla sökülmesine başlandı. Küre’den çıkan bakır madenini İnebolu Limanına taşıyan 22 kilometrelik teleferik hattı, Manisa’nın Soma ilçesinde yaşanan facianın ardında şirket tarafından alınan ani kararla sökülmesi kararlaştırıldı. 1994 yılından bu yana maden taşıma işlevini yerine getiremeyen ve çalıştırılmayan teleferik hattının Ankaralı Aydın Geri Dönüşüm firması tarafından söküleceği belirtildi. Teleferik hattının söküm işlemleri İnebolu Limanında bulunan şirketin tesislerinden itibaren başlayacak. Hava hattının yanı sıra yükleme boşaltma tesisi de sökülecek. Söküm işlemi karşılığında Aydın Geri Dönüşüm firması, Küre Eti Bakır A.Ş ve teleferik hattından çıkan atık malzeme ile birlikte bir miktar para alacağı belirtildi. Yapımı 3 yıl süren teleferik hattının söküm işlemlerinin 3,5 ay içerisinde tamamlanması öngörülüyor. Öte yandan, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından İnebolu Limanı’nın özelleştirilmesi süreci başladı. Liman içerisinde bazı düzenlemelerin yapılması ve teleferik hattının son bulduğu boşaltma üniteleri ile yükleme bantlarının da sökülerek alanın boşaltılması amaçlanıyor.


Beş Milyon Dolara Yaptırılan Teleferik Sökülüyor
KATİD Başkanı Toktaş: “Doğal afetler turizmi etkilemedi, otellerde doluluk oranı yüzde 70”
Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği (KATİD) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Murat Toktaş, Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan doğal afetlerin turizmi olumsuz etkilemediğini belirterek, bayram tatiliyle birlikte otellerde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyesine ulaştığını söyledi.
Doğal afetlerin turizme olumsuz etkisinin sınırlı kaldığını ifade eden Murat Toktaş, özellikle dere yataklarına yakın inşa edilen bungalovların risk oluşturduğunu dile getirdi. Toktaş, geçmişte yaşanan can ve mal kayıplarının sektörde olumsuz algı oluşturduğunu ancak son dönemde devlet ve belediyelerin aldığı önlemler sayesinde riskli yapıların tahliye edilip yıkıldığını belirtti. Toktaş, iklim değişikliğinin ise bölge turizmine kayda değer bir zarar vermediğini kaydetti.
“Havza’daki sel termal tesisleri etkilemedi”
Yakın zamanda Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen selin termal tesisleri etkilemediğini dile getiren Murat Toktaş, “12 Mayıs’ta Havza ilçemizde yoğun bir yağış meydana geldi. Bundan yaklaşık 3-5 gün öncesinden özellikle valilik kanalıyla sürekli uyarılar yapıldı. Selin vurmasından önce de yaklaşık 3-5 saat evvel tekrar anonslar yapılmıştı. Tesislerimizde şu anda herhangi bir hasarımız yok. Tesisler olarak biz tedbirlerimizi almıştık. Turizm tesislerinde bir problemimiz yok. Sadece orada şehir merkezinde ne yazık ki kötü bir sel felaketiyle karşılaşıldı. O da 2-3 gün içinde belediyenin ve valiliğin mücadelesi ile hızla toparlandı. Havza, termal bölge. Selin termal tesislere olumsuz etkisi olmadı. O anlamda bir problemimiz yok. Yolların hemen açılması, şehir merkezinin hızlı bir şekilde normale dönmesi bizi olumsuz bir şekilde etkilemedi” dedi.
“Şu anda oteller yüzde 70 dolulukta, yazın bu oran yüzde 100 oluyor”
Bayram tatilinin turizm ve otelcilik sektörü açısından hareketlilik oluşturduğunu belirten Toktaş, “Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla bölgede yoğun bir hareketlilik yaşanıyor. Özellikle ülkenin batısında yaşayan hemşehrilerimiz kurban kesimi ve tatil amacıyla bölgeye geliyor. Bunun yanında gezi amaçlı gelen ziyaretçiler de bulunuyor. Uzun tatil sektörü hareketlendirdi. Rezervasyonlar önceden gelmeye başlamıştı. Yolda olan vatandaşların bir kısmı da güzergah üzerindeki turistik tesislerde konaklıyor. Özellikle Doğu Karadeniz’e giden misafirlerin önemli bölümü Samsun’da mola veriyor. Bayram sezonunda Karadeniz Bölgesi’nde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyelerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Bayramın yaz dönemine denk geldiği yıllarda ise doluluk oranı yüzde 100’e ulaşıyor” diye konuştu.
“İran Savaşı, Arap turistlerin Karadeniz’e gelişini olumsuz etkiledi”
ABD-İran savaşının Körfez ülkelerinden Türkiye’ye gelen turist sayısını etkilediğini ifade eden Toktaş, “Bölgemizde yaşanan İran gerilimi, Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de enflasyonu tetikledi. Yakıt maliyetlerinin artması hem uçak hem de otobüs firmalarının zam yapmasına neden oldu. Mevcut konjonktürde çok büyük bir hareketlilik beklenmiyor. Bunlar geçici etkenler. İran konusu kısa sürede normale dönerse hareketlilik yeniden başlayacaktır. Özellikle Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz’e gelen turistler, uçak bulmakta zorlandıkları için seyahat edemiyor. Hava sahalarının kapanması da önemli bir etken oluşturuyor. Bu nedenle Körfez pazarında daralma yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Vali Tavlı ve Başkan Doğan’ın turizm hassasiyeti şehre olumlu yansıdı”
Yerel yöneticilerin turizme verdiği önemin şehre olumlu katkı sunduğunu belirten Toktaş, “Valimiz Orhan Tavlı’nın turizm konusuna hassasiyetle yaklaşması ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’ın bu çalışmaları desteklemesi Samsun turizmine olumlu yansıdı. Her iki kurumun da turizmin gelişeceğine inanması önemli bir sinerji oluşturdu. Devlet ve yerel yönetimin turizmi sahiplenmesiyle hızlı bir ilerleme sağlanacağına inanıyorduk. Şu anda bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Biz de STK’lar olarak destek vermek amacıyla turizm odaklı sivil toplum kuruluşlarıyla bir platform oluşturduk. Turizm Master Planı’nın açıklanmasıyla birlikte planlı bir yol haritası ortaya konuldu. Bu süreçte sadece kamu ve belediyelerin değil, STK’ların ve üniversitelerin de katkı sunması gerekiyor. Orhan Tavlı’nın göreve gelmesiyle Samsun’un turizme bakışı daha vizyoner bir hale geldi. Bunun olumlu sonuçlarını görmeye başladık” şeklinde konuştu.


