Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Haziran, 2018 14:02 tarihinde yayınlandı
0

Belgesel ve Fotoğraf Yarışmasında Son Başvuru Tarihi 8 Ağustos 2018

Safranbolu Belediyesi tarafından ‘Kültürel Miras ve Korumacılık’ ana teması ile 6-8 Eylül tarihleri arasında 19. su gerçekleştirilecek olan ‘’Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’’ hazırlıkları sürüyor.

Festival kapsamında her yıl düzenlenen ’’Uluslararası Altın Safran Belgesel Film’’ yarışması ve ’’Uluslararası Altın Safran Fotoğraf’’ yarışması başvuruları da alınmaya başladı.

Safranbolu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünden yapılan açıklamada  “Yarışmacıların en geç 8 Ağustos 2018 tarihine kadar başvurularını yapmaları gerekmekte. Yarışmacılar Belgesel Film için, Çeşme Mah. Şekerci Sok. No:6 Tarihi Belediye Binası Karabük/Safranbolu adresine hazırlamış oldukları Belgesel Filmlerini CD içerisinde göndererek başvuruda bulunabilecekler.

Fotoğraf yarışması için online başvurular http://yarisma.altinsafran.org/ adresinden yapılacaktır. Ana teması’’Kültürel Miras ve Korumacılık’’olan bu yıl yan teması ise ‘’Mahalle Kültürü’’olarak belirlenen Festivalde onlarca etkinlik ve çok sayıda programın hazırlığı devam ediyor. Festivalle ilgili http://altinsafran.org/ adresinden bilgi alınabilecek” denildi.

Konu ile ilgili kısa bir açıklama yapan Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, Safranbolu’nun kendini sanatla kültürle ve restorasyonla ifade etme yolunu seçtiğini, bunun da 1994 yılında UNESCO tarafından tescillenmiş olduğunu söyledi.

Uluslar arası Altın Safran Belgesel Film Festivalinin bu yıl 19. sunun düzenleneceğini hatırlatan Ürkmezer; “ Safranbolu Osmanlı’dan günümüze kendisini korumayı bilmiş, kültürünü gelecek nesillere ve kentimizi ziyaret eden yerli yabancı misafirlere geçmişten aldığı gibi yansıtmayı başarmış ülkemizin en önemli cazibe merkezlerinden birisidir.  Bunu çeşitli tanıtım argümanları, yenileme ve geçmişe olan saygı ve sevgisi ile başarmıştır. Bu argümanlardan birisi de Uluslar arası Altın Safran Belgesel Film Festivalidir. Bu kapsamda yine pek çok belgesel ve fotoğraf sanatçısını, kendini sanata adamış duayenlerimizi bir araya getiren Festival Safranbolu’muzun tanıtımında da önemli rol oynamakta. Yine her yıl düzenlenen Belgesel Film ve Fotoğraf Yarışmamı ile çok sayıda sanatsever bir araya gelmekteler” diye konuştu.

Yarışmaya katılacak olan sanatseverlere şimdiden başarılar dilediğini ifade eden Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer; “ Festivalde görev alacak, büyük bir efor sarf edecek olan başta Jüri Üyelerimiz olmak üzere, tüm mesai arkadaşlarıma yine şimdiden kolaylıklar diliyor, teşekkür ediyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin