Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Mart, 2019 08:45 tarihinde yayınlandı
0

Belediye-İş Sendikasından Kadınlar Günü açıklaması

Belediye-İş Sendikası Karabük Şube Başkanı Hüseyin Doğan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle  kutlama mesajı yayımladı.

Doğan yayımladığı mesajında şunları söyledi:

“Bugün 8 Mart… ABD’deki dokuma işçisi kadınların “8 saatlik işgünü”, “eşit işe eşit ücret” talepleriyle sürdürdükleri mücadelenin kazanımı olan 8 Mart Dünya Kadın Emekçiler Günü.

8 Mart kadına yönelik şiddetin arttığı, kadınların eşit hak taleplerinin yok sayıldığı günümüz Türkiye’sinde her zamankinden daha fazla anlam kazanıyor.

Cumhuriyet’in aydınlık idealinde, eşit ve özgür yurttaşlar yaratmayı hedefleyen Büyük Önder Atatürk, kadını yok sayan zihniyetle savaşmak için Medeni Kanun ile eğitimde eşitlikle, kadınlara oy ve seçme-seçilme hakkı tanıyarak bu idealin sağlam temellerini attı.

Atatürk, kadının toplumda var olma ve eşitlik mücadelesinin önemini ve değerini birçok Avrupa ülkesinden önce anlayarak hayata geçirdi.

Bugün gelinen noktada Cumhuriyet’in eşit ve özgür yurttaşlar idealinin çok uzağına sürüklendiğimizi görüyoruz.

Kadınlar yok sayılıyor, şiddet görüyor, toplumsal ve çalışma hayatından dışlanıyor.

Bugün ülkemizde her 14 kadından biri okuma-yazma bilmiyor.

Her 10 kadından 7’si çalışmıyor.

Evde, işte kadın emeği görünmez kılınıyor. Kadınların ne zaman ne kadar çocuk yapacakları memleket meselesi haline getiriliyor. Şiddet görüyorlar, öldürülüyor ama katilleri “iyi halden” ceza indirimleri alıyor.

Kadın-erkek tüm emekçileri sömüren, güvencesizleştiren, taşeronlaştıran, köleleştiren düzen, kadın emeğini cinsiyetçi kafalarla, ayrımcılığa tabi tutarak bir kez daha eziyor.

Kadınlar çalışma yaşamına giremiyor, girse bile daha düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalıyor.

Krizin derinleştiği sorunlar önce kadınları vuruyor. Krizi fırsata çeviren işverenler ilk önce kadınları gözden çıkarıyor. Kadınlar, sorunları çözmeye talip olduklarında ise siyaset koridorlarındaki zihniyete kurban ediliyor. Parlamentoda kadınlar yer alamıyor.

Biz biliyor ki, güvenceli yarınlar özgür bir gelecek; umut dolu bir dünya ancak kadınların eşit, özgür ve bağımsız olmasıyla gerçekleşir. İnsan onuruna yaraşır bir dünya; ancak ve ancak, kadınların ve kadın emeğinin özgürleşmesiyle mümkündür.

Gün özlemini duyduğumuz yarınlar için, kadın-erkek dertlerimizi ortak kılarak birlikte mücadele vaktidir.Özgür, Eşit, Barış dolu yarınlar için Yaşasın 8 Mart.”                        

Bizi sosyal medyadan takip edin
unutulmaya yuz tutan ahsap oyma sanati bu kursla gelecek kusaklara aktariliyor wp4AhBD4
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Mayıs, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Unutulmaya yüz tutan ahşap oyma sanatı, bu kursla gelecek kuşaklara aktarılıyor

Selçuklu Devleti’nden günümüze kadar ulaşan ahşap oyma sanatı, Kastamonu’da açılan kurs ile gençlere öğretiliyor.

Kastamonu Üniversitesi Ahşap Kültürünü Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Kastamonu El Sanatları Eğitim Merkezi Müdürlüğü iş birliğiyle, “Ahşap Şekillendirici Kursu” açıldı. “Ormancılık ve Tabiat Turizmi” alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi’nin bilimsel birikimini uygulamaya dönüştürme misyonu doğrultusunda yürütülen kursa 15 kursiyer katıldı.

412 saat sürecek kurs kapsamında katılımcılara, ağaç malzeme bilgisi, motif ve desen hazırlama, markalama teknikleri, oyma kalemlerinin tanıtımı ve kullanımı, temel yüzey oyma uygulamaları, perdah, boya ve vernik uygulama işlemlerine yönelik bilgi ve beceriler kazandırılacak.

Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yıldönümü kapsamında açılan kursta, kursiyerlerin, alçak ve yüksek yüzey oymacılığı tekniklerini uygulayabilme, motifleri simetrik ve tekrarlı biçimde yüzeye aktarabilme ve ahşap yüzeylerde estetik bütünlük oluşturabilme becerilerinin geliştirilmesi de hedefleniyor.

Selçuklu döneminden günümüze kadar ulaşan ahşap oyma sanatının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayacak kursta verilen eğitimler, bölgenin ahşap üretim potansiyeline uygun nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkı sağlayacak.

“Kursiyerlere 412 saat boyunca kapsamlı eğitimler verilecek”

Kursla ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Ahşap Kültürünü Araştırma Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim üyesi Mehmet Karamanoğlu, “Kursumuzda, katılımcılara geleneksel el işçiliği ile çağdaş uygulama becerilerini bir arada kazandırmayı hedefliyoruz. Kursiyerler ağaç malzeme bilgisi, motif ve desen hazırlama, markalama teknikleri, oyma kalemlerinin kullanımı, yüzey oyma uygulamaları, perdah, boya ve vernik işlemleri gibi birçok konuda hem teorik hem uygulamalı eğitim alacaklardır. Bunun yanında alçak ve yüksek yüzey oymacılığı, motiflerin simetrik ve tekrarlı uygulanması ve estetik yüzey oluşturma gibi alanlarda da teknik yetkinlik kazanmaları amaçlanmaktadır” dedi.

“Nitelikli iş gücü yetiştirilmesi açısından önemli”

Ahşabın Kastamonu’nun ekonomik ve kültürel yapısında önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Karamanoğlu, Kastamonu Üniversitesi’nin ‘Ormancılık ve Tabiat Turizmi’ ihtisaslaşma alanındaki akademik birikimini sektörle buluşturduklarını belirterek, “Özellikle gençlerin ve üretime katılmak isteyen bireylerin geleneksel ahşap işleme tekniklerini öğrenerek yeni tasarım anlayışlarıyla birleştirmesi, gelecekte katma değerli ürünlerin ortaya çıkmasına da zemin hazırlayacaktır. Bu yönüyle kursumuzun, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi açısından da önemli bir işlev üstleneceğine inanıyoruz. Üniversite-kamu iş birliğiyle gerçekleştirilen bu eğitim programının, ilerleyen süreçte farklı ahşap işleme alanlarında yeni eğitim ve üretim modellerine de örnek olmasını hedefliyoruz. Ayrıca ahşap kültürünün yalnızca geçmişin bir mirası değil, aynı zamanda geleceğin sürdürülebilir üretim anlayışının da önemli bir parçası olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

“Bu mirası gelecek kuşaklara aktarma hedefi içerisindeyiz”

Ahşap oymacılığının tarihine değinen Karamanoğlu, “Ahşap oymacılığına baktığımızda, geçmiş dönemlerden çok farklı mimari ve mobilya süsleme sanatları söz konusudur. Bunlar Roma dönemi, Rönesans dönemi gibi çok farklı tarihi dönemler olmakla birlikte mobilya işçiliği ve oymacılığı çok farklı aşamalardan geçmiştir. Ahşap oymacılığını önemli kılan en önemli hususlardan bir tanesi Türk Osmanlı süslemesinin özellikle geometrik şekillerin aşırı derecede yaygın olması açısından kültürel bir mirasa sahibiz. Bu mirası kursumuz vasıtasıyla da gelecek kuşaklara aktarma hedefi içerisindeyiz” şeklinde konuştu.

“Kendi el emeğim, göz nurum bir sanat eseri ortaya çıkartacağım”

Kursta eğitim alan Gülçin Boz ise aldığı eğitimler sayesinde önemli bilgiler edindiğini kaydederek, “Bir ahşap ürünün şekillendirme aşamalarını öğrendim. İlerleyen zamanlarda yine öğrendiğimiz bilgileri kullanarak bir ahşap ürünü ortaya çıkaracağız. Yani kendi el emeğim, göz nurum bir sanat eseri ortaya çıkarmış olacağım. Bu da benim için manevi anlamda çok güzel bir duygu” ifadelerini kullandı.

“Her gün kursa gelmeyi sabırsızlıkla bekliyorum”

Uzun süredir ilgi duyduğu ahşap sanatlarında kurs sayesinde kendisini geliştirme fırsatı bulduğunu belirten Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Gülizar Cengiz de, “Ağacı sevdiğim için ahşabı da seviyorum. Bir de bu iş biraz sabır gerektiriyor. Ahşaba kibar davranmanız gerekiyormuş, onu öğrendim. Ahşaba daha usul yaklaşmanız gerekiyor. Eğer biraz fazla derine gitmeye çalışırsanız kırılıyor. Onun için yavaş yavaş, kibar kibar müdahale etmek gerektiğini öğrendim. Benim için güzel oldu. Her gün buraya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. İşim bitse de bir an önce kursa gitsem diyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin