BBP Genel Başkanından Karabük Ziyareti - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Ekim, 2016 15:17 tarihinde yayınlandı
0
0

BBP Genel Başkanından Karabük Ziyareti

 

BBP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Gürhan, PKK ve diğer terör örgütleri bitene kadar hükümetin ve milletin sonuna kadar arkalarında olduklarını söyleyerek, CHP’ye HDP ile gizliden gizliye destek verdiği iddia etti.

BBP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Gürhan ve MKYK üyesi Bayram Karaca tarafından, Karabük, Kastamonu, Bartın ve Zonguldak İl Başkanları ile Alperen Ocak başkanlarının katılımı ile istişare toplantısı yapıldı.

BBP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Gürhan toplantıda yaptığı konuşmada üstü kapalı bir şekilde CHP’ye yüklenerek, “Bugün terör konusunda bütün siyasi partilerin milletçe ortak noktada olması lazım. Mecliste bulunan siyasi partilerin bölücü uzantı siyasi partiye bir tavır içinde olunması lazım. Hükümet onlarla restleşirken, onları PKK’lı diye tabir ederken, diğer bir siyasi partimizin bunlarla görüşüp onlara arka çıkmamalı. Eğer siz meclis içinde bunlara milletten bölünüp farklı bir düşünce içersine girip, onlara gizli gizli destek veriyorsanız, bu millet sizi eninde sonunda direk ve endirekt bağlı olduğunuzu tespit eder, gereken cezayı  hem Türk Devleti hem de milletimiz cezayı sandıkta verir” dedi.

15 Temmuz’da kalkışılan darbe girişiminde Fethullah Terör Örgütü’nün kankası  PKK, ABD ve Avrupa ülkelerinin hedeflerinde Türkiye’nin, Türk insanın ve Müslümanların olduğunu kaydeden Gürhan, “Bin yıldır burada İslamiyet’in bayraktarlığını yapan bu milleti yok edip bölmek istiyorlar. Bu millete her türlü ihaneti ve alçaklılığı yapmak için ellerinden gelen her türlü gayret içindeler. Hiçbir zaman bu emellerine kavuşamayacaklar. Türk milletini bunlar tanımıyor. Türk milleti ne parayla ne maddi varlıklarla ölçülür. Türk milletinin atar damarını keserken, 15 Temmuz’da neyin ne olduğunu dünyaya gösterdi. Eğer bizi, siz denemeye, sınamaya kalkarsınız, Türklere ve İslamiyet’e savaş açarsanız bunun mutlaka kaybeden siz olacaksınız. Önümüzdeki 5-10 yıl bu terör örgütleri ile mücadele edeceğiz. 15 Temmuz’da bunun bir uygulamasını yaptılar ve Türk milletini bölmek istediler. Sivil iradenin üzerinde bir irade hesapladılar ve Türk milleti bunlara gerekli cevabı verdi. Bu cevabı biz milletçe verdik” ifadesinde bulundu.

15 Temmuz’da hükümet tarafından doğru bir şekilde yönlendirilmeyle milletçe yapılan işlerin doğru olduğunu da anlatan Gürhan, “ Bugün terör konusunda bütün siyasi partilerin milletçe ortak noktada olması lazım. Mecliste bulunan siyasi partilerin bölücü uzantı siyasi partiye bir tavır içinde olması lazım.  Hükümet onlarla restleşirken, onları PKK’lı diye tabir ederken, diğer bir siyasi partimizin bunlarla görüşüp onlara arka çıkmamalı. Eğer siz meclis içinde bunlara milletten bölünüp farklı bir düşünce içersine girip, onlara gizli gizli destek veriyorsanız, bu millet sizi eninde sonunda direk ve endirekt bağlı olduğunuzu tespit eder, gereken cezayı hem Türk Devleti hem de milletimiz cezayı sandıkta verir. PKK terör örgütü ve diğer örgütler bitene kadar biz sonuna kadar hükümetimizin ve milletimizin arkasındayız. Ben bu çalışmalarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Genel Başkan Yardımcı Ahmet Gürhan, ülkede FETÖ enkazının biran önce kaldırılarak herkesin hayata dahil olması ve normalleşmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
araclarinda ve evdeki hava fritozu icerisindeki uyusturucuyla yakalanan saniklarin yargilanmasina baslandi J6GybZZP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Araçlarında ve evdeki hava fritözü içerisindeki uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına başlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.

Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.

Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.

Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.

H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.

“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”

Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.

“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”

Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.

Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.

Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin