Bayburt’ta tarlalarını sulayamayan çiftçiler, traktörlerle yol kapatıp eylem yaptı - Karabük Haber Postası
bayburtta tarlalarini sulayamayan ciftciler traktorlerle yol kapatip eylem yapti r7LVexWn jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Ağustos, 2024 12:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Bayburt’ta tarlalarını sulayamayan çiftçiler, traktörlerle yol kapatıp eylem yaptı

Tarlalarını yeterli şekilde sulayamayan çiftçiler, traktörlerle yol kapatıp, Sulama Birliği ve Devlet Su İşlerine tepki gösterdi. Çiftçiler, sorunlarının bir an önce giderilmesini istedi.

Kitre, Çayıryolu, Çiftetaş, Salyazı, Oruçbeyli köyleri ve Gümüşhane’nin Köse ilçesine bağlı bazı köylerden çiftçiler traktörleri ile Sünür Ovası’nda bir araya gelerek, arazilerinin yetersiz sulanmasını protesto ettiler, DSİ ve Sulama Birliğini göreve çağırdılar.

Çayıryolu ile Salyazı arasındaki yolu trafiğe kapatan çiftçiler yaklaşık bir saat boyunca eylemlerini sürdürdüler. Onlarca traktörün kapladığı alanda açıklamalarda bulunan çiftçiler, çözüm bulamadıkları için böyle bir yola başvurduklarını, eylem yapmaya mecbur kaldıklarını belirttiler.

“Saygımızdan dolayı biz yine de sesimizi yükseltmiyoruz”

“Bunaldık” diyerek tepkili bir şekilde konuşan çiftçi yetkililerden buraya çözüm bulmaları talebinde bulunarak, “Yetkililerden buraya özen göstermelerini bekliyoruz. Bizlerin bu hale gelmeden önce bu sorunun çözülmesi gerekiyordu. Bizler çözüm bulamadığımız için bu yola başvurduk. Keşke halk buraya toplanmadan önce buraya çözüm bulunsaydı, biz de bu sorunu yaşamasaydık, bu kadar mağdur olmasaydık. Sesimiz belki çok yüksek çıkacak ama saygımızdan dolayı biz sesimizi yine fazla yükseltmiyoruz. Şunu da bilsinler, bu işi son noktaya getirmesinler, bunaldık. İflasın eşiğine geldik, böyle bir şey yok. Bayağı bir zararımız var. Yoncadan bahsedecek olursak bir araziden, bir tarladan 500 balya alınırken, şu an 200 balya alınmıyor, 150 balya ile çıkıyor. Bu vatandaşın tamamen zararıdır. Söylemek istediğim çok şey var ama yetkili bulamadığımız için ancak bunları dile getirebildik” dedi.

Ovada 24 saat çözüm sunan bir ekibin olması gerektiğine değinen bir başka vatandaş, “Burada ani müdahale ekibinin kesin olması lazım. Bu ovanın kartlı sisteme geçmesi lazım. Burada çiftçi toprağına küsmesin” şeklinde konuştu.

“Bizim bu mağduriyetimizin görülmesi lazım. Bu çiftçilerin mağduriyetinin bir önce giderilmesi lazım”

Yetkili bulamamaktan, sorumlu bulamamaktan dert yanan Sivaslı çiftçi, “Buraya Sivas’tan, Çorum’dan, Erzincan’dan, Niğde’den gelen çiftçiler var, her yerden gelenler var. Şu an burada pancarlar bitik halde. 7 ton pancar alıyordum, bir ton pancar alamayacağım. Burada ekip sağlam değil. Sulama Birliği’nde tecrübeli çalışan adam yok. İki kişi var, ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar ama yetişemiyorlar. Bir vana kırıldı, biz kaynak yapıp götürdük. Adamlar gelip ekskavatörle suyu boşalttılar. Ekskavatörü de bizler getirttik. Devlet Su İşleri nerede? Hiçbir sorumlu yok ortada, kimseye ulaşamıyoruz. İki çalışan var, iki çalışanla bu sorun çözülmez. Suyu açmak için bir hafta bekliyoruz, boru patlıyor yedek boru yok. Vana kırılıyor, yedek vana yok. Buna bir an önce çözüm bulunması lazım. Burada 47 bin dönüm arazi var, arazinin yarısı sulanıyor yarısı sulanmıyor. Demirözü’nde, Rüştü’de su sorunu yok ama Çayıryolu-Salyazı arası köylerinin mağduriyeti çok büyük. Bizim bu mağduriyetimizin görülmesi lazım. Bu çiftçilerin mağduriyetinin bir önce giderilmesi lazım” diye konuştu.

Bir diğer çiftçi, borçları nedeniyle devletten yardım beklediklerini belirterek, “Mart ayında ödemelerimiz başlıyor, nasıl ödeyeceğiz, kara kara onu düşünüyoruz. Bu ödemeler ertelenir mi bilmiyorum ama devletten bir yardım bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Bayburt Valisi Mustafa Eldivan ve Bayburt Milletvekili Prof. Dr. Orhan Ateş’in sorunun çözülmesi için çalışma başlattığı öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ahsabin cazibesi belgesel filmi ilk kez izleyiciyle bulustu 3jYNRpOQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Mart, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

“Ahşabın Cazibesi” belgesel filmi, ilk kez izleyiciyle buluştu

Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü destekleriyle hazırlanan “Ahşabın Cazibesi” belgesel filminin ilk gösterimi izleyiciyle buluştu.

Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı.

Program öncesinde Vali Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde belgeselin yapım aşamasını anlatan resim sergisini ziyaret etti. Serginin ardından sanatseverler, belgesel gösteriminin yapılacağı salona geçti.

Yapım ve yönetmenliğini Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgeselin yardımcı yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun ve Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım yaptı. Görüntü yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun’un üstlendiği yapımın senaryosu Doç. Dr. Ersoy Soydan, Araştırma Görevlisi Abdullah Güray Basakcıoğlu, Araştırma Görevlisi Güzide Kayıtmazbatır ve Araştırma Görevlisi Mehmet Erol tarafından hazırlandı.

Yapımı iki yıl süren belgeselin seslendirmesini tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rıza Sönmez gerçekleştirirken; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Orman Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan geniş bir danışman kadrosu projeye katkı sundu.

İki yıl süren çekim sürecinde Kastamonu’nun kent merkezi, ilçeleri ve köyleri ziyaret edilerek tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı kayıt altına alındı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii başta olmak üzere aşı boyalı İnebolu evleri, Tosya gümeleleri ve geleneksel mimari örnekleri belgeselin ana temasını oluşturdu.

Belgesel; ahşabın sivil mimariden dini yapılara, günlük yaşamdan el sanatlarına kadar uzanan kullanım alanlarını ele alırken, aynı zamanda tarihi yapıların korunması, işlevlendirilmesi ve turizme kazandırılması gerekliliğine dikkat çekiyor.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin yalnızca bir belgesel/film çalışması değil, aynı zamanda kültürel sorumluluk taşıyan bir belgeleme süreci olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Soydan, ekip olarak Kastamonu’nun farklı noktalarında binlerce kilometre yol kat ederek çekimler yaptıklarını belirtti. “İçinde yaşadığımız ve doyduğumuz kente borcumuz olduğunu düşünüyoruz” diyen Soydan, Kastamonu’nun ahşap mimarisini, doğal zenginliklerini ve kültürel belleğini kayıt altına almayı hedeflediklerini söyledi. Soydan, projeyle hem kültürel miras bilincini artırmayı hem de kentin uluslararası tanıtımına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti.

Şehir genelinde bin 433 adet tescilli sivil mimari örneği bulunduğunu ve bunların korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Soydan, ahşap mimariyi ve tabiat varlıklarını belgeleme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama ve kültürel miras bilincini artırma amacıyla bu projeye başladıklarının altını çizdi.

Kastamonu’nun doğal ve kültürel mirasına dikkati çeken Soydan, “Bu değerlerin bir yandan korunması ve bir yandan da yeniden ahşap yapılan özendirilmesi ve Kastamonu’nun UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesine alınmasının hedeflenmesi gerektiği için bu belgeselin ana fikrini oluşturuyor” dedi.

Program, açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen film gösterimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin