Bayburt İl Müftülüğü koordinesinde Söğütlü Köyü Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği ile köy muhtarlığının destekleri ve hayırsever vatandaşların katkılarıyla geçtiğimiz yıl Mayıs ayında yapımına başlanan, kısa sürede inşası tamamlanan Söğütlü Köyü Cami dualarla ibadete açıldı.
Açılış töreninde konuşan Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, “Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Büyük şehirlerde örneklerini görüyoruz ama taşrada bir köyümüzde tamamen Selçuklu mimarisiyle böyle bir cami yapılması beni çok memnun etti. Burada kuş yuvasıyla birlikte en ince detayına kadar düşünülmüş. Burada bir incelik var. Bizim atalarımız bu noktada kurdu da kuşu da aç kalan hayvanı da düşünüyor” ifadelerini kullandı. Konuşmasına devam eden Vali Eldivan, “Bin yılı aşkın süredir bu topraklarda yaşarken kulağımızda ezan sesi gözümüzde minare ve Al Bayrak olduğu zaman burası vatandır deriz. Camilerimiz sadece bir ibadethane değil, bizim dinimizin, kültürümüzün, örfümüzün ve adetimizin temelidir. Aynı zamanda bu topraklarda kalıcı olduğumuzun nişanesidir” dedi.
“Camilerimiz gönüllerimizin gönüllerle buluştuğu mekanlardır”
Vali Eldivan’ın ardından bir konuşma yapan Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci ise, “Bizim inancımızda Kuba’dan başlayarak Mescid-i Nebi ile devam eden ve Anadolu’nun dört bir yanında kurulan camilerimiz bu toprakların tapusu ve aidiyet sembolüdür. Camilerimiz gönüllerimizin gönüllerle buluştuğu mekanlardır” diyerek konuştu.
Caminin yapımında emeği geçenlere teşekkürlerini ileten İl Müftüsü Abdurrahman Şahin, “Böyle güzel bir eserin açılışını bizler gösteren Rabbimize hamd, resulüne salat ve selam olsun. Camiler bizim memleketimizin ülkemizin tapularıdır. Bu Köyümüzde de güzel bir eser meydana getirildi. Bu esere destek veren katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Rabbim razı olsun. Memleketimize böyle nice güzel eserler kazandırmayı bizlere nasip eylesin. Camilerimizin içerisinde de Rabbimizin rızasını kazanacak hayırlı ameller yapmayı cümlemize nasip eylesin” şeklinde konuştu.
Caminin yapım sürecinden bahseden Söğütlü Köyü Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Cavit Türk, caminin yapılmasına destek veren hayırseverlere ve açılış törenine katılan vatandaşlara teşekkür etti.
Açılış programına Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, İl Müftüsü Abdurrahman Şahin, İl Jandarma Komutan Vekili Jandarma Yarbay İlker Yurduseven, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri, vatandaşlar katıldı. (İHA)


Bayburt Söğütlü Köyü Cami dualarla ibadete açıldı
Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı
Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.
Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.
Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.
Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”
Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.
Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.
Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.


