Reklam
Reklam

Batman Çalışan Gazeteciler Derneği’nde Yeni Dönem: Başkan Hatice Türkan

batam
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
15 Şubat, 2026 15:57 tarihinde yayınlandı
0

Batman’da gazeteciler arasında mesleki dayanışmayı güçlendirmek amacıyla faaliyet gösteren Batman Çalışan Gazeteciler Derneği, olağan kongresini Petrol Fırın Kafe’de kahvaltı eşliğinde gerçekleştirdi. Tek listeyle gidilen kongrede derneğin yeni başkanı Hatice Türkan oldu.

2013’ten Bu Yana Süren Çalışmalar

2013 yılından bu yana Ercan Atay başkanlığında faaliyetlerini sürdüren dernek, kentte görev yapan basın mensupları arasında birlik ve beraberliği sağlamak, mesleki dayanışmayı artırmak ve gazetecilerin haklarını savunmak amacıyla çeşitli çalışmalara imza attı. Olağan kongreyle birlikte dernekte yeni bir dönem başladı. Yapılan seçimde Hatice Türkan, üyelerin oy birliğiyle başkanlığa seçildi.

Divan Heyeti Belirlendi

Kongrede divan başkanlığına Mehmet Çelik seçilirken, divan üyeliklerine Atilla Durak ve Hüseyin Ekmen getirildi.

Yoğun Katılım Sağlandı

Programa, Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu (GGF) Genel Başkanı Mehmet Çelik, Siirt Çalışan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Durak, Batman Basın Derneği (BBD) Başkanı Cebrail Uyanık, Batman Basın Konseyi Başkanı Nedim Arslan, yerel ve ulusal basın temsilcileri ile dernek delegeleri katıldı. Batman basınını buluşturan kongrede dayanışma mesajları verildi.

“Güç Birliği Şart”

Kongrede konuşan GGF Genel Başkanı Mehmet Çelik, yerel basının güçlenmesinde örgütlü yapının önemine dikkat çekti. Gazetecilik mesleğinin ekonomik ve yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Çelik, federasyon çatısı altında bölgesel iş birliğinin artırılması gerektiğini vurguladı. Yerel basının demokrasinin temel yapı taşlarından biri olduğunu ifade eden Çelik, kurumsal dayanışmanın önemine işaret etti.

Dayanışma ve İlkeli Basın Vurgusu

Türkiye Emekliler Derneği Batman Şube Başkanı Hüseyin Ekmen de gazetecilerin kamu adına önemli bir görev üstlendiğini belirterek, güçlü ve ilkeli bir basının toplumun ortak yararına hizmet edeceğini söyledi. Ekmen, yeni yönetime başarılar dileyerek mesleki dayanışmanın artırılması gerektiğini kaydetti.

Türkan: “Gazetecilik Cesaret İşidir”

Yeni Başkan Hatice Türkan, kendisine duyulan güven için üyelere teşekkür ederek gazeteciliğin zor zamanlarda doğruyu savunmak ve herkes susarken söz söyleyebilmek olduğunu ifade etti. Batman’da gazetecilik yapmanın ağır şartlar altında büyük bir sorumluluk gerektirdiğini belirten Türkan, yerel basının kentin hafızası olduğunu söyledi.

Yeni yönetim olarak mesleki dayanışmayı güçlendireceklerini, basın emekçilerinin özlük haklarını savunacaklarını ve yerel basının sorunlarını kararlılıkla gündeme taşıyacaklarını belirten Türkan, farklı görüşlere rağmen tüm gazetecilerin ortak paydasının gazetecilik ahlakı ve Batman sevgisi olduğunu vurguladı. Türkan ayrıca önceki dönem başkanı Ercan Atay ve yönetimine teşekkür etti.

Misafirlere Anlamlı Hediye

Kongreye katılan misafirlere, üzerinde isimlerinin yazılı olduğu kalemler hediye edildi.


Yeni Yönetim

Yönetim Kurulu (Asil)

  • Hatice Türkan (Başkan)
  • Mansur Obut
  • Nimet Dal
  • Mehmet Mustafa Toprak
  • Mehmet Şirin Yılmaz
  • Bayram Ayhan
  • Osman Seyrek

Yönetim Kurulu (Yedek)

  • Necdet Çakır
  • Şehmus Ustabaşı
  • Yusuf Kavak
  • Ahmet Işık
  • Selman Tür
  • Mehmet Emin Şık
  • Şahin Saçan

Denetleme Kurulu (Asil)

  1. Recep Kavuș (Başkan)
  2. M. Selim Toprak
  3. Ubeydullah Baş

Denetleme Kurulu (Yedek)

  1. Alaeddin Atakul
  2. Yüksel Çiftçi
  3. Serhat Aslan

Üst Kurul Delegeleri

  1. Ercan Atay
  2. Hatice Türkan
  3. Mansur Obut
  4. Mehmet Mustafa Toprak

Onursal Başkan: Ercan Atay

Bizi sosyal medyadan takip edin

’La Casa De Samsun’ olayında kardeşlerden biri ilk kez konuştu: “Bu hikayede yanan ben oldum”

la casa de samsun olayinda kardeslerden biri ilk kez konustu bu hikayede yanan ben fB6yWeIQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Haziran, 2026 20:15 tarihinde yayınlandı
0 0

Samsun’da 2022 yılında bir özel bankanın mobil uygulamasındaki sistemsel açıktan yararlanarak hesaplarına 16 milyar TL aktarılmasıyla gündeme gelen Gezek kardeşlere mahkeme 5’er yıl hapis cezası verdi. Kararın ardından ilk kez konuşan Recep Gezek, “5 yıl boyunca suçsuzluğumu ispatlamaya çalıştım. Bu hikayede yanan ben oldum” dedi.

Samsun’da 2022 yılının Mart ayında Yapı Kredi Bankası’nın mobil uygulamasındaki sistemsel açık nedeniyle hesaplarına milyarlarca lira aktarılmasıyla gündeme gelen ve kamuoyunda “La Casa De Samsun” olarak anılan olayda yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme, Recep (30) ve Emre (35) Gezek kardeşleri “bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık” suçundan 5’er yıl hapis cezasına çarptırırken, bankanın zararının da kardeşlerden tahsil edilmesine hükmetti. Kararın ardından Recep Gezek, ilk kez İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine olayın detaylarını anlattı.

“Ağabeyim benim telefonumdan yaptı”

Recep Gezek, olayın yaşandığı dönemde aynı evde yaşadığı ağabeyinin telefona ihtiyacı olduğunu belirterek, “5 yıl önce adım ’dünyanın en büyük soygunu’ adı verilen bir olaya karıştı. Bunun neticesinde 5 yıldır sancılı bir süreç yaşadım. 5 yıl önce aynı evde yaşadığım ağabeyimin telefona ihtiyacı vardı. O dönem telefonu yoktu. Ben o dönem telefonumu ona verdim. Benim iş yerimde telefon kullanımı yasaktı. 8 saat telefon kullanamayacaktım. O dönemde mobil bankacılıktan şifre almak çok kolaydı. Telefonumdan ’şifreyi unuttum’ dedikten sonra gelen mesaj ile şifre almak kolaydı. Ağabeyimin paraya ihtiyacı vardı. Benim banka hesaplarıma giriyor. Sadece olayın yaşandığı banka değil, birçok banka hesabıma girmiş. Bankanın faturalardan artan paralar ile yapılan ufak tefek yatırımlar var. Orada yatırım hesabıma giriyor. Hisse senedi menüsünden ’para çek’ diye bir menü var. Banka tüm kullanıcılarına sunuyor. Buraya miktar yazıyor ve onaylanıp mevduat hesabıma geçiyor. Miktarlar yazıyor ve mevduat hesabına geçiyor. ’Acaba benim param mı, yoksa bankada bir sıkıntı mı var’ diyerek kendi hesabından, kız arkadaşının hesabından deniyor ve 4-5 banka hesabından bu işlemi yapıyor. İşlem sadece benim banka hesabımdan olduğunu görünce parayı kendine aktarıyor, kullanıyor. Benden direkt ona gitmesi bu olayı onun yaptığını doğruluyor. Mahkemeden ’O gün o saatlerde çalıştığıma dair raporları ve kamera kayıtlarını’ talep ettim. Beni yargılayan hakim direkt ’gerek yok’ dedi. Beni olayın içine dahil etti” diye konuştu.

“Aklı başında bir insan böyle bir parayı kullanacağı zaman başına bir şey geleceğini anlar”

Hesabına geçen milyarlarca lirayla ilgili konuşan Gezek, “O dönem hesabıma 16 milyar TL’lik bir para geçişi oldu. Bu geçiş sadece benim hesabımda oldu. Daha sonra haberler olunca Kocaeli’de bir kişinin de bu şekilde yaptığı ortaya çıktı. Milyonlarca kişinin kullandığı bankada sadece 2 kişiye denk gelmiş. Sadece hisse senedi menüsü var ve oraya miktar yazılınca onaylanıyor. Karşı tarafın avukatları mahkemede benim yazılıma müdahale ettiğime dair savunmalar yaptı. Gerekçeli kararda ise o an oluşan teknik bir aksaklıktan bahsediyorlar. Dediğim gibi iş yerimde o saatlerde çalıştığıma dair raporları talep ettiğimde hakim bey buna gerek duymadı. Bu olay yüzünden hayatımda ilk defa cezaevi gördüm. Çalışma hayatım bitti, ekonomik sıkıntılar geçirdim. 16 milyar hesaba geçtiğini duyduğumda böyle bir paranın olacağını kimse düşünmez. Ağabeyim ilk gösterdiğinde kendi hesabından yaptığını düşündüm. Benim hesabımdan yaptığını düşünmedim. Haberlerde atılan 2 günlük milyarder heyecanı gibi bir şey yok. Heyecan değil, tedirginlik duydum. Aklı başında bir insan böyle bir parayı kullanacağı zaman başına bir şey geleceğini anlar. Bu hikayede yanan ben oldum. Kasti olarak kullandırma yok. Ağabeyim o an birçok banka hesabıma giriyor. Olayın yaşandığı banka nezdinde böyle bir olay yaşanmasa ağabeyim girecek para olmadığı görünce çıkacak. Benim hayatımda da 5 yıl boyunca böyle zorluklar olmayacaktı. Bu hikayede yanan ben oldum. Böyle bir şeyin başına geleceğini kimse tahmin edemezdi” şeklinde konuştu.

“Yazılımla müdahalede bulunduğumuzu söylüyorlar”

Bankanın süreç boyunca farklı iddialar ortaya attığını öne süren Gezek, “Günümüzde yapılan kiralanan bir hesap gibi de değil. Öyle olsa kabulüm olacak ama değil. Ağabeyimin bir hatası var. Kaynağını bilmediği bir parayı kendince kullanmak oldu. O da miktarı azken kullanmaya başladığını söylüyor. Miktar azken kullanmaya başlıyor ve devamını getiriyor. Mahkemede hakim bey bu olayın sorumlusu olarak beni tuttu. Ben suçsuzluğumu ispat etmeye çalışırken buna gerek duymadı. Bu paranın kaynağı ne? Önemli olan kısım da bu. ’Yatırım havuzumuza girdiler, aldılar ve çıktılar’ diyorlar. ’Hiçbir şekilde bankamızın onayı yoktur’ diyorlar ama yatırım havuzuna girmek bu kadar kolay olmamalı. Yazılımla müdahale zaten yok. IPhone 7 gibi bir telefon kullanılarak bu işlem yapılıyor. Evimizde ne kadar teknolojik alet varsa incelendi. Buna dair bir şey yok. Karşı taraf 6-7 mahkeme boyunca bizim yazılımla müdahalede bulunduğumuzu söylüyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Banka hep bir delil kaçırma derdine düştü. Banka gerekçe olarak bu durumun teknik bir aksaklıktan dolayı olduğunu söylüyor. Milyonlarca kullanıcısı olan bir bankanın böyle 4-5 günlük bir aksaklıkta bu olayın bizim başımıza gelmesi onların şansı mı, yoksa bizim şanssızlığımız mı, bilemiyorum” ifadelerini kullandı.

“5 yıl boyuncu suçsuzluğumu ispatlamaya çalıştım”

Recep Gezek, konuyla ilgili ayrıca şunları söyledi:

“Mahkeme sürecinden önce tutukluluk süreci geçirdim. Adli kontrol süreci geçirdim. Bu olayın peşine ağabeyim zorluklar yaşadı. Bu olaydan sonra ağabeyimle aram açıldı. Arkadaşlarımda kalmak zorunda kaldım. Türkiye’deki tüm bankalara erişimim yasaklandı. Günümüzde herhangi bir kurum bir bankayla maaş anlaşması olduğu için bu yüzden çalışma hayatımı bitirdiler. Bir mesleğim vardı ve o mesleğim üzerinde geçimimi sağladım. Hesap sahibi benim olmam ve ağabeyimin bu hesabı kullanması aslında bütün olay bu. Karar açıklandı. 5 yıl gibi bir ceza aldık. Şimdi üst mahkemeye hazırlanıyoruz. Geçmişte bu olaydan dolayı polisler bizi yakalamadı. Evet, ağabeyim silahla yakalandı ve karakola götürüldü. Ben de oraya gittiğimde ağabeyimle bu olayı söyledik. O dönem bankayla da bu durumu konuşmuştuk. Banka bizden şikayetçi olacağını söylemişti. O dönem banka beni aradı ve ’Efendim, bir yanlışlık oldu, bu para nereden geldi’ diyerek bana sordu. Bunu siz bilemiyorsanız biz nasıl bilelim? 5 yıl boyunca suçsuzluğumu ispatlamaya çalıştım. Benim bulunduğum yer belli. Paranın çekim saatleri belli, aktarıldığı yer belli. Mahkeme bunları bulmak yerine, mahkeme sürekli ileri tarihe atıldı. Bizim istediklerimiz de olmadı. Sonunda bu cezayı aldım. Paranın çoğu hesaplar da blokeliydi. Bunları kolaylıkla alabilirlerdi. Mahkemede 1,5 milyon TL gibi bir borç olduğunu söylüyorlar ama paranın hükmü henüz verilmedi.”

Bizi sosyal medyadan takip edin