Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Ağustos, 2017 12:48 tarihinde yayınlandı
0

Başkan Vergili “ Kaynak bulup, işleri yapmak herkese basit geliyor”        

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili göreve geldiği günden itibaren bugüne kadar yapmış olduğu çalışmalar sonucunda Karabük’ün hiçbir büyük probleminin kalmadığını söyledi.

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili görev geldiği günden bugüne kadar Karabük’e bir çok hizmet ettiklerini söyledi. Başkan Vergili “ Karabük’te belediye ye kaynak bulup işleri yapmak herkese basit geliyor. Biz belediye olarak mali disiplini sağladık ve güzel bir ekip çalışması ile tüm işlerin üstesinden geldik” dedi

BÜYÜK PROBLEMİMİZ KALMADI

Karabük Belediyesi olarak yapılan işler sonrası hiçbir büyük problemin kalmadığını belirten Başkan Vergili “Karabük’ün büyük problemleri kalmadı. Asfalt problemimiz yok, yol problemimiz yok, kaldırım problemiz yok, biz zaten kaldırımları falan fazladan yapıyoruz. Vatandaşların daha rahat etmesi için. Çok iyi kaldırım ve asfalt çalışmamız var. Ben 2018 yılından daha fazla umutluyum. Karabük’ün hiçbir problemi olmayacak. Amacımız Karabük’ü bir çok ilden daha iyi konuma taşımayı hedefliyoruz. Karabük’te bu kaynakları bulup işleri yapmak herkese basit geliyor. Vatandaşlara, bürokrasiye çok basit geliyor belki seçilmiş kişilere çok basit geliyor. Ben 2009 yılında göreve geldiğim zaman Karabük Belediyesinin 62 milyon TL borcu vardı. Şu anda yine Karabük Belediyesinin borcu 62 milyon TL. Bunun içersinde isale hattı borcu yoktu. Benim dönemimde yapılmamasına rağmen benim dönemime yazıldı. Yaklaşık bu borç 17 milyon TL. Su arıtma ile ilgili borcumuz yoktu su arıtmasının borcu da 17 milyon TL. Bu benim dönenimde yapıldı. Bu iki borcun ödeme süresi hemen hemen 25 yıllık. 2009 yılında göreve geldiğimiz tarihten bu günü kıyaslayacak olursak, bu iki borcu çıkartırsak Karabük Belediyesinin borcu 28 Milyon TL’dir. O zamanda bugüne hemen hemen yarıya kadar borç ödenmiş durumda. Yapılan arıtma ve isale hattının borçları uzun vadeli borçlardır. Biz istesek bu borcu 6 veya 7 ayda kapatabilecek kabiliyette bir belediyeyiz, mal varlığı ile yani”

ÇAĞRI MERKEZİ ÇOK FAAL

Karabük Belediyesi olarak çağrı merkezi kurdukları ve bu çağrı merkezine gelen şikayet ve isteklerden sonra işlerin kısa sürede çözüldüğünü hatırlatan Başkan Vergili “Karabük’te yaşamı etkileyecek bir problemin olduğunu ben görmüyorum. Çünkü belediye olarak sistemimizi oluşturduk. Vatandaşların şikayetleri kısa sürede çözülüyor. Özellikle çağrı merkezini kurduktan sonra bu işler daha güzel bir şekilde takip ediliyor. Çağrı merkezine gelen istekler, müdürlükler veya birimler tarafından yapılıyor. Bu müdürlüklere ve birimlere iletiliyor. Eğer, bu işler yapılmamış ise yapılmayan işler benim önüme geliyor. Bende niçin yapılıp yapılmadığını takip ediyorum. Ama genellikle, çağrı merkezine bildirilen şikayet veya istekler, direk müdürlüklere iletilerek, işler kısa sürede hallediliyor. Şunu belirtmek isterim, Karabük’te yaşam standartı  çok farklı durumu geldi”

MALİ SIKINTI YAŞAMADIK

Göreve geldikten sonra Karabük Belediyesinin mali sıkıntı yaşamadığını hatta 200 işçinin emekli edilerek kıdem tazminatlarının ödendiğini söyleyen Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili “ Karabük Belediyesinde 8 yıl içersinde hiçbir mali sıkıntı çekmedi. İşçisine maaşı günü gününe ödendi. İkramiye hak edildiği gün verildi. Şu ana kadar Karabük Belediyesinden 200’e yakın arkadaşımızı emekli ettik. Bunların kıdem tazminatı 20 trilyona yakın bunları ödedik.  Eskisi gibi Karabük Belediyesinin borcunu var mıydı  yok muydu diye kimse tartışamıyor. Çünkü bizim nüfusumuz ile birlikte aynı olan yakın bir ilimizin 450 trilyon borcu var. Karabük Belediyesi olarak çok keskin noktalara parmak basarak, bu işleri kısa sürede bitirdi. Karabük 8 yıl içersinde çok büyük bir mesafe aldı. Bana göre hava kirliliği Karabük’te tamamen bitti. Kardemir’in yapacağı ek yatırımlarda bittikten sonra, Karabük belli Türkiye genelinde yaşanabilir şehirler arasında ilk beşe girebilir” dedi

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin