Karabük Postası tarafından
15 Mayıs, 2019 14:09 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Başkan Köse ve CHP Heyeti Ankara’da ziyaretlerde bulundular

Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, İl Başkanı Abdullah Çakır, İlçe Başkanı Bahtiyar Acar, Belediye Meclis Üyeleri ve İlçe Teşkilatının bazı üyeleri Ankara’da çeşitli ziyaretler ve temaslarda bulundular. İlk olarak Anıtkabir ziyareti gerçekleştiren heyet daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi haftalık gurup toplantısına katıldılar. Burada Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının ardından sırası ile Karabük Milletvekilleri Dr. Hüseyin Avni Aksoy, Cumhur Ünal ve Niyazi Güneş’i Türkiye Büyük Millet Meclisindeki odalarında ziyaret ettiler. Ziyaretlerin ardından kısa bir açıklama yapan Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse; “ Bu gün Ankara’da tüm ekibimizle birlikte çeşitli ziyaretler gerçekleştirdik. Özellikle Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın ilgi ve alakalarından dolayı teşekkür ediyorum. Kendileri en kısa sürede ilçemizi ziyaret etmek istediklerini ilettiler. Bizlerde mutlu olacağımızı ifade ettik. Daha sonra bölge Milletvekillerimiz Sayın Aksoy, Sayın Ünal ve Sayın Güneş’i ziyaret ettik. Milletvekillerimize de ilgilerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi. GENEL BAŞKAN KILIÇDAROĞLU’NU ZİYARET ETTİLER Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse ve Karabük Milletvekili Dr. Hüseyin Avni Aksoy, beraberinde CHP Karabük İl Başkanı Abdullah Çakır, Safranbolu İlçe Başkanı Bahtiyar Acar, Belediye Meclis Üyeleri ve İlçe Teşkilatı ile birlikte Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ettiler. Sohbet ortamında gerçekleşen ziyarette Safranbolu Belediyesinin çalışmalarından, projelerinden ve genel yapısından söz eden Köse, Safranbolu’nun kültürü, korumacılıktaki başarısı ve tarihini anlattı. Yoğun çalışma temposundan kendilerine vakit ayıran Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’a teşekkür eden Başkan Köse, Safranbolu ve ülkemiz adına güzel çalışmalara imza atacaklarını söyledi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise Safranbolu’da uzun yıllar sonra Cumhuriyet Halk Partili ve daha önemlisi bir bayan Belediye Başkanı görmenin kendilerini oldukça mutlu ettiğini ifade ederken; “ Safranbolu gerek Karabük, gerek Karadeniz gerekse ülkemiz için oldukça önem arz eden, ülkemizin nadide kentlerinden birisi. Gerçekleştireceğiniz projelerde yanınızda olduğumuzu bilmenizi isterim. İnanıyorum ki sizlerle Safranbolu’da her şey çok daha güzel olacaktır. Başarılar diliyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.