Reklam
Reklam
baskan ibrahim sandikci mazbatasini aldi ySqQrAGU jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Nisan, 2024 16:48 tarihinde yayınlandı
0

Başkan İbrahim Sandıkçı mazbatasını aldı

Mazbatasını alan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede eser ve hizmet belediyeciliğini sürdüreceklerini söyledi.

31 Mart tarihinde gerçekleşen yerel seçimlerde, Canik halkının teveccühüyle yeniden Canik Belediye Başkanı Seçilen Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’ndan mazbatasını teslim aldı. 2024-2029 döneminde de ilçeye değer katacak projeleri ve yatırımları kazandırmaya devam edeceklerini vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, “Hemşehrilerimizle birlik ve beraberlik içerisinde Canikimize hizmet etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Canik için durmak, yorulmak yok”

Samsun Adalet Komisyonu Başkanı ve Canik İlçe Seçim Kurulu Başkanı Nahit Köseoğlu tarafından mazbatası teslim edilen Başkan İbrahim Sandıkçı, azimle, gayretle ve ilk günkü heyecanla ilçede çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Başkan Sandıkçı, “Canikimizde eser ve hizmetlerle dolu 5 yılı geride bıraktık. İlçemizin değişimine ve gelişimine hep birlikte şahitlik ettik. 2019-2024 döneminde olduğu gibi, 2024-2029 döneminde de ilçemizin değerine değer katan, hemşehrilerimizin yaşamını daha da güzelleştiren projelere ve çalışmalara imza atmayı sürdüreceğiz. Canik için gerçek belediyecilik devam ediyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ilçemize ve hemşehrilerimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Bizlere teveccüh gösteren tüm hemşehrilerime bir kez daha canıgönülden teşekkür ediyorum. Canikimizde eser ve hizmet belediyeciliğini sürdüreceğiz. Canik için durmak, yorulmak yok” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin