blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Ekim, 2024 04:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 4dk
Yorum: 0

Başkan Doğan: “Hedefimiz turist sayısını arttırmak”

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun’a gelen yerli ve yabancı turist sayısını arttırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Doğan Ayrıca, Kıbrıs-Samsun ve Tiflis-Samsun direkt uçuşları için de görüşmelerin devam ettiğini vurguladı.
Samsun İl Turizm ve Geliştirme Koordinasyon Toplantısı, bir otelde Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında yapıldı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Destinasyon Müdür Yardımcısı Mustafa Ercenk Kocaoğlu’nun sunumu ile başlayan program, diğer sunumlar ve soru cevap kısımları ile devam etti. Toplantıya katılan paydaşlar, merak ettiği konuları yetkililere direkt sorarken önerilerde de bulundular. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, toplantısının sonunda turizm ve ekonomi konularında önemli açıklamalarda bulundu.
Toplantının sonunda açıklamalarda bulunan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Doğan, “Samsunumuza misafir sayısına arttırmak, Samsun’un tercih edilmesini sağlayacak çalışmaları gerçekleştirmek üzerine paydaşlarımızla birlikte toplanıyoruz. Samsun’un yaklaşık 50 km’lik bir sahili var. Bazı kesimlerde sahil genişliğimiz 250 metreyi buluyor. Diğer taraftan yayla turizmine çok müsait bir şehirde yaşıyoruz. Aynı zamanda kültür turizmine çok müsait bir şehiriz. Bölgenin en büyük müzesi Samsun’da. TGA’nın çalışmalarını değerlendirdik. Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak valimiz öncülüğünde hem sağlık turizmi hem diğer turizm alanlarındaki çalışmaları değerlendiriyoruz. Eksiklerimizi tamamlayarak daha da üzerine koyarak şehrimizde ağırlayacağımız misafir sayılarımızı arttırmak ve memnuniyeti de arttırmak için canla başla çalışıyoruz” dedi.

“Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tatar Samsun’a gelecek ve Kıbrıs direkt uçuşlarını konuşacağız”
9 Ekim’de Kıbrıs Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı ağırlayacaklarını ve Samsun’dan direkt uçuşları da konuşacaklarını ifade eden Başkan Halit Doğan, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız kısa süre önce buradaydı. Adana’ya direkt uçuş konusunda çalışılıyor. 9 Ekim’de bir değişiklik olmazsa Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı Samsun’da ağırlayacağız. Onunla da Samsun-Kıbrıs arasındaki direkt uçuşlarla ilgili bir konuşmayı planlıyoruz. Onun haricinde Tiflis ile sağlık turizmi ile alakalı çalışmamız var. Kardeş şehiriz ve yazışmalar devam ediyor. Arz talep dengesi ve havalimanları yakınlığı da bunu biraz etkiliyor. Yolcu kapasitesi olduktan sonra hava yolları şirketleri de bu konuda duyarsız değiller. Çalışıyoruz, inşallah havalimanını yenileme projesiyle alakalı ihaleye de bakanlık çıktı. Yakın zamanda ihaleye çıkılacak. 2025 yılı yatırım programına aldırabilirsek havalimanı da yenilendiğinde uçuş kapasitesi de arttığında inşallah Samsun’a geliş sayıları daha da artacaktır” diye konuştu.

“Turizmden aldığımız payı arttırmak istiyoruz”
Şehrin turizmden aldığı payın arttığını ancak bu oranı daha da arttırmak için çeşitli çalışmalar gerçekleştirdiklerinin altını çizen Başkan Doğan, “Turizmden aldığımız payı arttırmak istiyoruz. Vezirköprü Kanyonu sene başından bu yana ziyaretçi sayısı 100 bini aştı. İlk defa bu rakamları görüyoruz. Şimdi oraya insanların geldiği zaman vakit geçirebilecekleri, oyalanabilecekleri alan sayısını arttırmak ve tüm Türkiye’nin dikkatini oraya çekecek bir çalışma içerisindeyiz. Tüm alanlara böyle bakıyoruz. 19 Mayıs, Samsun için çok önemli bir tarih. Bu yıl 19 Mayıs’ı daha kapsamlı bir şekilde kutlamayı ve tüm Türkiye’yi Samsun’a davet etmeyi planlıyoruz. Mübadele ile alakalı çalışmamız var. Kültür turizmini mübadele ile alakalı olarak ön plana çıkartmayı hedefliyoruz. Kültür Yolu Festivali’nin ilki yapılmıştı. Bu yıl daha kapsamlı şekilde şehrimizde Samsunluları ve bölgeyi ağırlayacağız. Hedefimiz turist sayısını arttırmak. Samsun’un mutluluğunu arttırmak, tanınırlığını arttırmak ve gelen insanların bir daha gelmesini, etrafına da Samsun’a gitmeyi teşvik etmelerini, reklamını yapmasını istiyoruz. Samsun inşallah Karadeniz’e kıyısı olan şehirler içerisinde de potansiyeli en yüksek şehir. Sanayi, turizm ve turizm altyapısındaki farklılıklarıyla Samsun, turizm konusundaki payını daha da arttıracaktır” şeklinde konuştu.

“Bakanlık, Ege ve Akdeniz’deki halk plajlarını Samsun’da da yapabilir”
Ege ve Akdeniz’de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yaptığı halk plajlarının aynısının Samsun’da da yapılması için girişimde bulunduklarını belirten Başkan Halit Doğan, “Hem plajların sayısını arttırmak hem de plajlardaki mavi bayraklarımızı korumak üzerine çalışıyoruz. Çünkü mavi bayrak alındıktan sonra biten bir iş değil. Üzerine eksikleri tamamlayarak, memnuniyeti arttırarak da işler yapmamız lazım. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın özellikle Ege ve Akdeniz’de yaptığı halk plajları var. İnşallah bunu bakanımızla da paylaşıyoruz. Samsun’da da yapılmasıyla alakalı kendilerine bir dosya ilettik. Bakanlığımızın da Samsun’un deniz turizmiyle alakalı geleceği konusunda öngörüsü çok yüksek. İnşallah Samsun’da bir halk plajı örneğini de Karadeniz’de Samsun’da hayata geçirmiş oluruz” ifadelerini kullandı.

“Kurallara uyulması durumunda boğulma hadisesi hiç yaşamadık”
Samsun’da yaşanan boğulma vakalarına da değinen Doğan, şu bilgileri paylaştı:
“Bu yıl Samsun’da olup da kurallara uyulması durumunda boğulma hadisesi hiç yaşamadık. Hem cankurtaran tedbiri hem de diğer tedbirler çok iyi çalıştı. Şöyle bir şey yaşıyoruz hem şehir dışından gelen hem de sabahın erken ya da gecenin geç saatinde alkol alarak denize giren bazı vatandaşlarımızın tedbirsiz hareketleri nedeniyle yaşadığımız sıkıntılar var. Önlemlere uyulduktan sonra bir sorun olmuyor. RİP akıntısını ortadan kaldırmak için ne yapabiliriz diye ilgililerle düşünüyoruz. Kıyı yapılarıyla ilgili başka bir düzenleme olabilir mi diye. Tedbirlere uyduktan sonra valilik ve belediyenin yasakladığı alanlarda denize girmedikten sonra denize girilebilir alanlarda tedbirli bir şekilde denize girildiğinden sonra Samsun çok keyifli bir şehir. Sabah saatlerinden sonra insanların denize girdiği, sahillerden plajlardan mutlu insanların ayrıldığı bir şehir Samsun. Tedbirlere ve uyarılara riayet etmek lazım. Samsun bu Karadeniz’i ile de güzel. Ege ve Akdeniz gibi değil belki ama bizim denizimizin de kendine has güzellikleri var. Çok önemli bir kumsalımız var. Kurallara, tedbirlere riayet edilirse Samsun’dan herkes çok eğlenceli bir şekilde ayrılabilir.”
Toplantıya ayrıca Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz, TGA Dijital İletişim Uzmanı Selin Kulcu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürü Ebu Bekir Ayrancı, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı(OKA) Genel Sekreteri Mehlika Dicle, İl Gençlik ve Spor Müdürü Feyzullah Dereci, SESOB Başkanı Hacı Eyüb Güler, turizm dernekleri temsilcileri, otel temsilcileri ve turizm sektörü paydaşlarının temsilcileri katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
30 Ocak, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 29.01.2026 16:44
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TARİHİ PROJEDE GÖZLER KARDEMİR’DE!

Türkiye ve Suriye, Osmanlı döneminin en sembolik projelerinden biri olan İstanbul’dan Medine’ye uzanan Hicaz Demiryolu’nu yeniden canlandırmak için harekete geçti.  İki ülke arasında başlayan bu tarihi işbirliğinde, Türkiye’nin ray ve demiryolu tekeri üretimindeki tek milli markası Karabük Demir Çelik İşletmeleri’nin (KARDEMİR) projeye nasıl bir rol üstleneceği merak ediliyor.

Türkiye ve Suriye, Osmanlı İmparatorluğu döneminin en önemli sembollerinden biri olan İstanbul'dan Medine'ye uzanan Hicaz Demiryolu'nu yeniden inşa etmek için tarihi bir adım attı. İki ülke arasındaki yakınlaşma sürecinde demiryolu ağının yeniden canlandırılması ön plana çıktı.

Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz ile Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir'in gerçekleştirdiği görüşmede, Hicaz Demiryolu'nun ihya edilmesi ana gündem maddelerinden biri olarak ele alındı. Büyükelçi Yılmaz, yaptığı açıklamayla projenin iki ülkenin gündeminde olduğunu teyit etti.

KARDEMİR'DEN YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİ

Projenin uygulama aşamasında Türkiye'nin demiryolu sektöründeki tek milli markası Karabük Demir Çelik Fabrikaları'nın  (KARDEMİR) kritik rol üstleneceği ifade ediliyor.  Demiryolu altyapısının yeniden inşasında raylar, traversler ve vagon tekerleri gibi temel bileşenlerin temininde KARDEMİR'in yerli üretim kapasitesi ve tecrübesinin projenin bel kemiğini oluşturacağı belirtiliyor.

KARDEMİR, sahip olduğu ileri teknoloji üretim tesisleriyle projenin teknik ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğu belirtilirken, yıllık 200 bin adet üretim kapasitesine sahip Demiryolu Tekeri Üretim Tesisi'nde 700 mm'den 1250 mm'ye kadar farklı çaplarda yük, yolcu, YHT ve lokomotif tekerleri üretilebiliyor.

AVRUPA STANDARTLARINDA ÜRETİM

Şirketin 2007 yılında devreye aldığı Ray-Profil Haddehanesi ise yıllık 450 bin ton kapasiteyle bölgenin en önemli üretim merkezleri arasında yer alıyor. 12-75 metre uzunlukta, 46-60 kg/m ağırlığında rayların yanı sıra R350 HT sertleştirilmiş raylar ile oluklu raylar bu tesiste üretiliyor. Avrupa'da sayılı üreticide bulunan HPQ belgesine sahip tesis, milimetrenin yüzde biri hassasiyetle üretim yapabiliyor.

STRATEJİK ENTEGRASYON PROJESİ

Tarihi Hicaz Demiryolu'nun yeniden hayata geçirilmesi, sadece nostaljik bir hat olmanın ötesinde Türkiye-Suriye hattında ekonomik ve lojistik entegrasyonu güçlendirecek stratejik bir girişim olarak değerlendiriliyor. Projenin teknik ve endüstriyel altyapısının büyük ölçüde KARDEMİR öncülüğünde şekillenmesi bekleniyor.

Öte yandan bu projenin iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağları güçlendireceği, bölgesel kalkınmaya önemli katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

Öte yandan konuyla ilgili olarak KARDEMİR yetkililerinden açıklama yapılması bekleniyor.

HİCAZ DEMİR YOLU PROJESİ'NİN ÖNEMİ

Sultan II. Abdülhamid’in en önemli girişimlerinden biri olan Hicaz Demir yolu, 117 yıl önce hizmete açıldı. Abdülhamid, bu projeyle hem dini hem de siyasi bir hedef gözetti.

1 Eylül 1900’de temeli atılan hat, Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılına denk geldi. Şam’dan başlayarak Medine’ye kadar uzanan 1464 kilometrelik demiryolu, hac yolculuğunu kolaylaştırmasının yanı sıra Osmanlı’ya askeri ve ekonomik katkılar sağladı.

İnşa süreci için İstanbul’da Komisyon-ı Ali kuruldu. Çalışmalar sırasında binlerce köprü, tünel ve istasyon yapıldı. Projenin finansmanı büyük ölçüde Osmanlı içinden ve dünyanın farklı bölgelerindeki Müslümanlardan gelen bağışlarla karşılandı. İlk bağışı ise 50 bin lira ile Sultan Andülhamid  yaptı.

1908’de açılan hatta Medine-Mekke arasındaki 450 kilometrelik bölüm bedevi saldırıları ve siyasi engeller yüzünden tamamlanamadı. Ancak hat, Osmanlı’nın asker sevkiyatında ve bölgesel ticarette kritik bir rol oynadı. Sultan Abdülhamid, Medine yakınlarındaki kısımlarda ise hassasiyet göstererek rayların altına keçe döşetti. Bunun nedeni, gürültünün Hazreti Peygamber’in ruhaniyetini rahatsız etmemesi içindi.

Bizi sosyal medyadan takip edin