Reklam
Reklam
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
07 Ocak, 2026 11:06 tarihinde yayınlandı
0

Başkan Çetinkaya’dan Altındağ ve Darıca Belediyelerine Teşekkür Mesajı

Karabük’te son yılların en yoğun kar yağışının etkili olduğu günlerde Karabük Belediyesi, karın ilk yağdığı andan itibaren sahada yürüttüğü çalışmalarla şehir genelinde ulaşımın ve günlük yaşamın aksamaması için yoğun bir mücadele sergiledi.

Belediye ekipleri, zorlu hava koşullarına rağmen ana arterlerden mahalle yollarına kadar kent genelinde kar küreme ve tuzlama çalışmalarını aralıksız sürdürdü.

Karla mücadele sürecinde Karabük Belediyesi’ne, Altındağ Belediyesi ve Darıca Belediyesi tarafından kar küreme ve tuzlama araçlarıyla destek sağlandı. Belediyeler arası bu iş birliği, çalışmaların daha hızlı ve etkin şekilde yürütülmesine önemli katkı sundu.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, destek veren belediyelere teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:

“Yoğun kar yağışının etkili olduğu bu süreçte Karabük Belediyesi olarak tüm ekiplerimizle sahadaydık. Bu süreçte araç desteği sağlayarak yanımızda olan Darıca Belediye Başkanımız Sayın Muzaffer Bıyık’a ve Altındağ Belediye Başkanımız Sayın Veysel Tiryaki’ye gönülden teşekkür ediyorum. Yerel yönetimler arasındaki bu dayanışma, kardeşlik ruhunun ve güçlü iş birliğinin en güzel örneklerinden biridir.” Başkan Çetinkaya, karla mücadele çalışmalarında emeği geçen tüm belediye personeline de teşekkür ederek, Karabük Belediyesi’nin olumsuz hava koşullarına karşı tüm imkanlarıyla sahada olmaya devam edeceğini ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin