İsmet DEMİR
•Helal olsun Başkanım
Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, vatandaşların kullandıkları alanların bazıları tarafından viranelere dönüştürülmesine müsaade etmeyeceklerini belirtti.
Başkan Çetinkaya, 31 Mart seçimlerinin ardından basın mensupları ile bir araya gelerek ilk 100 gününü değerlendirerek yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Çetinkaya, “Halkımız bu göreve de bizleri layık gösterdi. Tabii bir belediye aldık. Karabük'e hizmet getirecek bir sistemin başında mührü bize teslim etti halkımız. Ciddi bir şekilde hemen sabahlara kadar bu işleri koordine etmek için hizmet ağırlığı, kurumsal kimliği, finansal yapıyı güçlendirmeye yönelik adımlar attık. Tabii 31 Mart'tan bugüne kadar sürekli bir Ankara teması içerisindeyiz. Bakanlıklarla, yine vekillerimizle, il başkanımızla tüm hizmet materyallerimizle görevimizin başındayız. Hamdolsun da 3 ay gibi bir sürede yani bazı şeyleri insanlara dokunabilecek birkaç şeyi otuz küsür maddeyi de hayata geçirdik” ifadelerini kullandı.
“Burası tabiatın ortasına güzel kurulmuş bir şehir”
Eski valilik ile balık pazarındaki dere ıslahından ortaya çıkan meydanları otopark olarak milletin hizmetine sunduklarını ifade eden Çetinkaya, “Tabii buralar bir otopark ama burayı biraz böyle iki gün sonra revize ettiğimizi de baktığımız zaman halkımızın başka bir ihtiyacını görebileceğimiz rezerv alanlar olarak görüyoruz. Bu yüzden de hiçbir işimize betonla demirle değil, yeşillikle başlamayı düşünüyoruz. Yani bir boş araziye baktığımızda biz betonun metreküpünü, demirin tonunu değil, dikeceğimiz çimi, oraya hangi lale modelini diksek? hangi gül desenini koysak? bunu arzuluyoruz. Çünkü burası tabiatın ortasına güzel kurulmuş bir şehir. Bu şehrin hak ettiği en güzel yakışacak şeyin de yeşil olmasını arzuluyoruz. Çocuklarımıza da böyle alanlar oluşturacağız.
Hizmete açılan otopark alanlarından bir tanesinin gelirlerini Karabük İdman Yurdu Spor Kulübüne aktarmaya karar verdiklerini kaydeden Çetinkaya, böyle yaparak kentin takımına bir nebze de destek vermeye çalıştıklarını anlattı.
“Vatandaşlarımızın kullanacağı alanlar kimsenin viranelik yapacağı alanlar değildir”
Çetinkaya, vatandaşların kullanacakları alanların kötülük merkezi olmasına müsaade etmeyeceklerini ifade ederek şunları söyledi: “Karabük'ün hiçbir noktasının kötülük merkezi olmasına müsaade edemeyiz. Çarşı merkez, saat kuleleri dahil bizim çarşımızda çocuklarımızın, kadınlarımızın, ailelerimizin gençlerimizin kullanacağı alanlar kimsenin viranelik yapabileceği ya da gayri ahlaki, gayri insani işlerini görebileceği bir alan olamaz. Karabük merkezde buna kesin ve net suretle müsaade etmeyiz Buradaki banklar dahil, parktaki, çardaklar dahil, hiçbir yer kamuya açık, kimsenin alem yapacağı, tuvalet ihtiyacının göreceği alan değildir. Yediğini içtiğini çöplük olarak kullanacağı alanlar değildir. Bunlarla da hukuki süreçte kesin ve net suret devam edeceğiz. Yani biz çocuklarımızın koşacağı park alanlarını birilerinin keyif alanı yapamayız. Bu hizmet eşitliğine ters bir durumdur. Bununla da uğraşıyoruz.”
Çetinkaya, “Saat Kulesini de inşallah revize edeceğiz. Saat kulesi ve altına teraslar yapacağız. Ve o boyu Cevizkentin sonuna kadar o yamaçları yeşil ve peyzajla donatacağız. Çarşı merkezimizde bir çalılık, bir maki istemiyoruz. Yeşil ağaç istiyoruz. Peyzaj istiyoruz. Yine buralarda cüzi miktarlarla halkımızın da hizmetine açacağız. Hafta sonu gittiğimizde biz bu kahvaltıyı orada yapabilir olacağız. Yine bu Kartaltepe yokuşların olduğu mevkilerde gündüz iki buçuklarda, üç buçuklarda bakıyorum Karabük'e yakışmayan görüntüler var. Bunlarla mücadele edeceğiz. Tel örgülerle çevirdik o meskun mahalleyi. Bu işlere müsaade etmeyeceğiz. Ailelerimizin, Karabüklülerin kullanacağı alan kimse tarafından gasp edilemez. Buna da müsaade etmeyeceğiz” dedi.
Çetinkaya kentin farklı noktalarda ihtiyaç halinde görülen çalışmaları da başlattıklarını söyledi.
Düğün salonu tutmakta zorlanan çiftlere yönelik de yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Çetinkaya, “Nikah salonumuz var. Bu nikah salonumuzda baktığımızda sadece işte evrak işlemlerinin yapıldığı ve aşağı inip nikah kıyılan bir yerdi. Şu anda bu nikah salonunu biz düğüne çevirdik. Full paket 30 bin TL'ye. Kamera, ikramlıklar, fotoğraf çekimi, müzisyen her şey dahil paket. Bir Karabüklü, ‘Ben düğün yapacağım ama salona 80-100 bin istiyorlar’ dediği anda Hayır efendim, gel bana 30 bin TL. Durumum yok derse biz onu da zaten tesis ederiz. Onda da sıkıntımız yok” ifadelerine yer verdi.
Bartın Üniversitesinin (BARÜ) bilim kafe çalışmaları kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan Bartın Sağlık Müdürlüğünden Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzman Doktor Berat Merih Yetim, ekran bağımlılığı ile yapay zekâ tabanlı uygulamaların çocuk ve ergenler üzzerindeki etkilerini anlatarak uyarılarda bulundu
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) 1-7 Mart Yeşilay Haftası doğrultusunda "Bağımlılıkla Mücadele ve Ekran Bağımlılığı" başlıklı bilim kafe etkinliği düzenlendi. BARÜ Bağımlılıkla Mücadele Ofisi, Genç Yeşilay ve Kutlubey Gençlik Ofisi iş birliğinde hazırlanan programda bağımlılıkla mücadelede kurumsal iş birliğinin önemi, ekran bağımlılığının birey ve toplum sağlığı üzerindeki etkileri uzmanlar tarafından ele alındı.
Programın açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Ünlü düşünür İbni Haldun ‘İnsan alışkanlıklarının çocuğudur.’ der. O alışkanlıklarınız yeter ki bağımlılıklara dönüşmesin. Çünkü alışkanlıkla bağımlılık arasında çok ince bir çizgi vardır. Görüyoruz ki dünya ekran bağımlılığıyla karşı karşıya, yaş fark etmeksizin her kuşaktan bireyin elinde artık telefon bulunuyor. Hatta ebeveynlerin çocuklarına karşı olan sorumluluklarından bir kaçış yolu olarak görebiliyoruz. Günün yorgunluğunu atma zamanı geldiğinde bile uyumadan önce bu bağımlılığımızı devam ettiriyoruz. Ekranı kontrollü kullanmayı dijital dünyaya bağımlı olmadan öğrenmeliyiz" dedi.
Ardından geçilen programın moderatörlüğünü Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Özge Özgür yaparken, Bartın Sağlık Müdürlüğünden Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzman Doktor Berat Merih Yetim ile Bartın Yeşilay Danışmanlık Merkezinden (YEDAM) Psikologu Ekin Çil Çelebi konuşmacı olarak yer aldı.
Yapay zeka uyarısı
Bağımlılığın psikososyal bir süreç olduğuna dikkat çeken Uzman Doktor Yetim, "Çocuk ve ergenlerde artan ekran süresi uyku düzeni, dikkat ve akademik başarı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Ekranın aşırı kullanımı bağımlılıkla eş değer değildir. Bağımlılık; alışkanlığı, yoksunluğu, bırakamamayı ve çevrim içi olarak çok vakit geçirmeyi kapsar. Ekran bağımlılığı ve yapay zekâ etkileşimi ise kullanıma bağlı olarak değişmektedir. Yapay zekâ üretkenliği artırsa bile teknoloji stresi ve duygu bozukluklarıyla ilişkili olabiliyor. Yapay zekâ tabanlı uygulamalar gençlerde sosyal kıyaslama ve beden imajı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Ayrıca eğitim hayatında dikkat ve motivasyonu da azaltabiliyor." diye konuştu.
Bağımlılıkla mücadele
Yeşilay’ın bağımlığa yönelik çalışmalarını aktaran Psikolog Çil Çelebi ise, "YEDAM Yeşilay danışmanlık merkezidir. YEDAM 12 yaş üstü bağımlı bireylere, bağımlılık riski taşıyanlara ve ailelere hizmet verir. Bazı durumlarda bağımlı bireyler bağımlılıklarını kabul etmeyebilir veya destek almak istemeyebilir bu gibi durumlarda aile ile sürece başlayarak çeşitli hizmetler sunuyoruz. Hizmetlerimiz ücretsiz olup görüşmelerimizi de gizlilik çerçevesinde yürütüyoruz. Tütün, alkol, kumar, madde ve internet bağımlılıklarında psiko-sosyal tedavi hizmeti veriyoruz. Aynı zamanda atölye etkinlikleri ile danışanlarımızın becerilerini geliştirip toplumla sosyal uyumlarını sağlayarak onları üreten konuma getirmeyi hedefliyoruz." diye bilgilendirmelerde bulundu.
Öğrenciler tarafından ilgiyle takip edilen program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
İsmet DEMİR
•Helal olsun Başkanım